Feshedilen PKK’nın yöneticilerinden Karayılan, “Türkiye ile düşmanlığa son vermeliyiz” çağrısında bulunarak “Türk devletinin zihniyetinde ise bu durum yok, ‘silahları bırakın’ diyorlar. Sadece ‘silah, silah, silah’. Biz barış yapıyoruz. Ancak bu tek taraflı olamaz. İki taraflıdır” dedi.

Feshedilen PKK’nın yöneticilerinden Murat Karayılan, “Türk devletinin en çok korktuğu ve İstanbul metropolünden ve Türk şehirlerinden çekilmemizi talep ettiği özel kuvvetlerimize de çekilme emri verdik. Bunlar, tantanayla ortaya çıkarılan kişiler değiller. Gizli görevdeler. Onları dışarı çıkardık. Bunu biz yaptık” dedi. Çözüm sürecinin “barış” amacı taşıdığını belirterek Karayılan; “Türk devletinin zihniyetinde ise bu durum yok, ‘silahları bırakın’ diyorlar. Sadece ‘silah, silah, silah’. Biz barış yapıyoruz. Düşmanlığı sona erdiriyoruz. Bu sadece silahsızlanma ve silahlı mücadelenin sonu değil. Türk devletiyle barış yapmak istiyoruz. ve düşmanlığa son vermeliyiz. Ancak bu tek taraflı olamaz. İki taraflıdır” ifadelerini kullandı.

METİNA AÇIKLAMASI

Feshedilen PKK yöneticilerinden Murat Karayılan, The Amargi Genel Yayın Yönetmeni Kamal Chomani’nin sorularını yanıtladı. 11 Ekim’de yayımlanan söyleşide Karayılan, sürece ilişkin değerlendirmelerinin yanı sıra Türkiye’den ve Metina bölgesinden gerçekleştirilen geri çekilmeler, devletle yürütülen görüşmeler ve Öcalan’ın süreçteki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Karayılan, Türkiye’deki güçlerin geri çekilmesine ilişkin olarak İstanbul ve diğer kentlerde “gizli görevde” olduğunu söylediği gruplara da çekilme emri verdiklerini ifade etti. Karayılan ayrıca Metina’dan çekilme kararının “diyalog ve iç tartışmalar” sonrasında alındığını, mevcut süreçte ABD, AB ya da BM gibi dış bir arabulucunun yer almadığını söyledi. Karayılan, PKK heyetlerinin devlet yetkilileriyle görüştüğünü doğrularken, bazı PKK yöneticilerinin İmralı’da Öcalan’la doğrudan görüştüğü yönündeki iddiaları ise teyit etmedi.

‘METROPOLLERDE GİZLİ GÖREVDEYDİLER’

Karayılan, Türkiye’deki güçlerin geri çekilmesine ilişkin şunları söyledi:

“İkinci olarak, Türk devletinin en çok korktuğu ve İstanbul metropolünden ve Türkiye şehirlerinden çekilmemizi talep ettiği özel kuvvetlerimize de çekilme emri verdik. Bunlar, tantanayla ortaya çıkarılan kişiler değiller. Gizli görevdeler. Onları dışarı çıkarıyoruz. Bunu biz yaptık.”

‘DÜŞMANLIĞA SON VERMELİYİZ’

“Bu sefer arabulucu yok. Bu sefer neden ABD, AB veya BM gibi bir arabulucu istemediniz ve Türk devletiyle aranıza bir aracı koymadılar?” sorusuna Karayılan şu yanıtı verdi:

“Doğru, daha önce bazı arabuluculuk girişimleri olmuştu, örneğin Oslo süreci. O dönemde arabulucu aktörler vardı. Ancak şimdi yeni bir yöntem kullanılıyor. Bu yöntem iç görüşmelerle başladı. Bu nedenle dışarıdan bir gücün sürece dahil olması gerekli görülmedi. Aynı zamanda, dış güçlerin ne kadar barış istediği de belirsiz.

‘İNKAR EDERLERSE VİDEOLARI GÖSTERECEĞİZ’

41 yıl boyunca savaştık, ama Türk devleti başarılı olamadı. Kendilerini başarılı görüyorlar. Metina’ya baktığımızda, diyalog sonucunda geri çekildik. Metina’yı bizden zorla alamadılar. Bu apaçık ve tarihi bir gerçek. Kimse bunu inkar etmemeli. Eğer inkar edilirse, geri çekilme videolarını göstereceğiz.

Onlarca araçla güçlerimizi geri çektik. Gerçek şu ki bizi yenemediler. Biz de onları Kürdistan’dan çıkaramadık. Bu da bir gerçek. Bu yüzden ittifaklar ve özgürlük çağına girmek istediğimizi söylüyoruz. Türk devletiyle ittifak kurmak istiyoruz.

Halk olarak birlikte çalışıyoruz ve bir ittifak kurduk. Türk devletinin Kürtleri kendi içine kabul etmesini istiyoruz. Ve Türkiye sınırları dışındaki Kürtleri düşman olarak görmemesini, onlardan korkmamasını istiyoruz. Türk devletinin Kürtlerden korkmamasını ve Kürtlere, bize saldırmayı bırakmasını istiyoruz. Barış istiyoruz. Barış sağlanırsa ben de giderim. Ama bu zihniyetle mümkün değil.

Türk devletinin zihniyetinde ise bu durum yok, ‘silahları bırakın’ diyorlar. Sadece ‘silah, silah, silah’. Biz barış yapıyoruz. Düşmanlığı sona erdiriyoruz. Bu sadece silahsızlanma ve silahlı mücadelenin sonu değil. Türk devletiyle barış yapmak istiyoruz. ve düşmanlığa son vermeliyiz. Ancak bu tek taraflı olamaz. İki taraflıdır.”