TRT’de 15 Temmuz’u anlattığı öne sürülen Asırlık Gece adlı propaganda dizisinin 10. bölümünde ‘şehit’ albay Sait Ertürk’ün hikâyesi ele alındı. Ertürk’ün eşi Ceylan Ertürk, olayların doğru aktarılmadığını savundu. Bu sözlere karşı kimi sosyal medya kullanıcıları “Terörist ağzıyla konuşuyorsun” ithamında bulundu. Sait-Ceylan Ertürk’ün kızı Ceren Ertürk ise, “Babamın adını pis ağızlarınıza almayın” diye tepki gösterdi.
TRT’nin 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıldönümünde yayınlamaya başladığı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın kitabından uyarlanan dramatik-belgesel niteliğinde olduğu öne sürülen propaganda dizisi Asırlık Gece‘nin 10. bölümünde, ‘şehit’ albay Sait Ertürk’ün hikâyesi anlatıldı. Bölüm sonrası Ertürk’ün eşi Ceylan Ertürk, sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
‘BİR TEK ŞEYİ DOĞRU ANLATSAYDINIZ OLMAZDI DEĞİL Mİ?’
Ertürk, “Bugün eşim Sait Ertürk Albay’ı da dahil ettikleri bölümü izledim. Bir tek şeyi doğru anlatsaydınız olmazdı değil mi? Yaptığınız işi doğru dürüst yapsaydınız. Canlandırma yapmışlar, ne olup biteni ne de kişileri doğru yere oturtmuşlar. Nereden başlamak, nasıl anlatmak lazım bilemedim. Zahmet edip bir röportajı izleseler o da olurdu. Böyle zamanlarda Sait kalkıp gelse, her şeyi dosdoğru anlatabilse diyorum… Ne eksik ne fazla” ifadelerini kullandı.
‘DARBECİLERLE’ ÇATIŞMAYA GİRDİ
Ceylan Ertürk ve kayınbiraderi İsmail Ertürk, geçmişte TRT ve Veryansın TV’ye verdiği röportajlarda olay gecesini anlatmıştı. Bu anlatıya göre normalde İstanbul kolordusunda görev yapmakta olan Sait Ertürk, 15 Temmuz gecesi, olayın darbe girişimi olduğunu anlayınca, boğaz köprüsüne tank gönderen 66. Mekanize Piyade Tugayı’na gitmek ve onları durdurmak istedi. Burada görev yapan arkadaşı albay Davut Alâ’yla iletişime geçti ve beraber tugaya hareket ettiler. Ertürk, tugayda ‘darbecilerle’ çatışırken sağ kolundan vurularak ‘şehit’ olurken, Alâ ise gazi oldu.
‘OLDUĞU GİBİ ANLATMALISINIZ’
Cumhuriyet‘in aktardığına göre; Ceylan Ertürk, olay örgüsünün dizide doğru aktarılmadığını savundu. “Kişilerin olaya dahil oldukları yer ve zamanlar hallaç pamuğuna dönmüş. Olayların sıralaması, tugaya gidiş şekli, diyaloglar, saatler gerçekle örtüşmüyor. Gerçekte sabaha karşı çatışmadan hemen önce kışlaya gelen polis Serdar Gökbayrak kardeşimiz, dizinin en başında olaylara dahil edilmiş. Gökbayrak kardeşimiz başından vuruldu. Eşim başından değil, sağ kolundan vuruldu. Çatışma alanı ve şekli tamamen yanlış. Ortada yaşanmış bir olay varken, bir belgesel çekiyorsanız, her şeyi olduğu gibi anlatmalısınız” sözlerini sarf etti. Ertürk, dizide tanıklıklarını anlatması için kendisine de söz hakkı verildiğini ancak olayların çarpıtılması endişesiyle bunu reddettiğini ifade etti. “Katılsaydım da durum değişmezdi” dedi. Davut Alâ ise 10. bölümde yer aldı.









