Mümtaz’er Türköne, fon vurgununu Türkiye’de siyasal İslamcılığın çöküşü olarak değerlendirdi. Türköne, “İslâmcılar devleti önce ele geçirdiler, sonra sahibi oldukları devleti fon soygunu ile batırdılar” dedi.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Medyascope’de yer alan “Hazin ve ibretlik İslâmcılık hikâyesinin finali olarak fon soygunu” başlıklı yazısında, Türkiye’yi sarsan fon soruşturmasını İslamcı hareketin geçirdiği dönüşüm üzerinden değerlendirdi. İslamcı kadroların geçmişte savundukları değerleri terk ederek devlet gücünü kişisel çıkarları için kullandığını belirten Türköne, yaşananların yalnızca bir yolsuzluk skandalı olmadığını, aynı zamanda siyasi bir dönemin sonunu işaret ettiğini savundu.
Türköne, yazısına şu çarpıcı ifadelerle başladı:
“İslâmcılar devleti önce ele geçirdiler, sonra sahibi oldukları devleti fon soygunu ile batırdılar, kendileri de enkazın altında kaldılar.”
İslamcı hareketin geçmişteki yoksulluk, dindarlık ve idealizm anlayışının zamanla yerini zenginleşme ve çıkar ilişkilerine bıraktığını belirten Türköne, “Hasbî duygular, safiyane dindarlık ve mangalda kül bırakmayan iddialı idealizm nasıl da buharlaşıp kayboldu? Sahtekârlığa, doymak bilmez bir soyguna iddialı kadrolarını nasıl teslim ettiler?” diye sordu.
‘DEVLET YÖNETİMİ TİLKİLERİN TAVUK ÇİFTLİĞİNE MÜDÜR OLARAK ATANMASIYDI’
İslamcı çevrelerde geçmişte devletin “küfür devleti” olarak görüldüğünü ve kamu malının kullanılmasına ideolojik gerekçeler üretildiğini öne süren Türköne, bu anlayışın iktidara gelindikten sonra da sürdüğüne işaret etti.
Fon soruşturmasında kamu otoritesinin kullanıldığı iddialarına dikkat çeken Türköne, şu benzetmeyi yaptı:
“Demiryollarının idaresini verdiğiniz genel müdürün tren raylarını söküp demir niyetine sattığını düşünün. Devleti temellük edenlerin, denetimlerine verilmiş borsa üzerinden soyguna girişmeleri, rayları söküp satmakla aynı şey değil mi?”









