Ona ‘trol orduları başkomutanı’ diyecektim, aklıma Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en sevdiği ikinci etiketi olduğu geldi. Genelkurmay Başkanına bile kullandırmıyor, çok kızabilir. Hem Varank’ı tam da anlatmıyor. ‘Teskere bırakmış uzatmalı başçavuş’ en uygun tanım galiba.
Trollerle ilgili hangi taşı kaldırsan altından aynı kişi çıkıyor: Mustafa Varank. Siparişleri ‘astlarına’ bildirirken ki buyurgan haliyle, talimat alırken ki yılışık konuşması karakterini ele veren ilk ipucu. Sümeyye Erdoğan’ın, KADEM’in bir sosyal medya etkinliği için destek istediği ve “Trollerimize söyle…” diye başlayan konuşmayı bir kez daha dinleyin, anlarsınız ne demek istediğimi.
Devleti babalarının malı görüp kamu gücüyle muhalifleri susturma konusunda da en radikallerden biridir kendisi. Samanyolu Yayın Grubu’nu TÜRKSAT uydusundan atmayı teklif ettiği bürokratların, kanun gibi ‘gereksiz’ hatırlatmalarına epey içerlemişti. Bereket ‘asena’ Hilal Kaplan, “Çok merhametli gidiliyor!” diye yardıma gelmiş ve yüreğini soğutmuştu.
AKP’nin ‘Akrabayı Kollama Partisi’ olarak tescil edilmesindeki katkılarını da unutmayalım. Çevre Şehircilik Bakan Yardımcısı kuzeni Fatma ve onun kardeşi Sedat, Emlak Konut’tan ballı ihalelerle gündeme gelmişti. İhaleci kuzen Sedat Varank, “Neymiş? Soyadımız Varank’mış, bize de yazık. Bırakalım da taksi şoförü mü olalım!” şeklinde savunma yapınca, Mustafa olan Varank da, “Biz komün halinde yaşamıyoruz!” vecizesini lügate kazandırmıştı.
Ankara Angora’da 2 dönüm arazi üzerine tripleks villa ve Zekeriyaköy’de 100 milyonluk havuzlu villaya bakıp trollüğün çok kazandırdığını sanmayın. Sadece büyük başların bir eli yağda diğeri balda; klavye neferleri belediyelere ortalama maaşla yerleştiriliyor. Elbette üniversite mezunlarının BİM’de kasiyer olmak üzere kuyruğa girdiği düşünüldüğünde azımsanacak gibi değil.


