Şiddetsizlik, eğitim ve evrensel barış anlayışları…
- yüzyıl ve sonrasında insanlık, büyük çatışmaların, sömürgecilik karşıtı mücadelelerin, ırkçılık ve ayrımcılıkla yüzleşmenin sancılarını yaşamıştır. Bu çalkantılı süreçte, farklı dinî ve kültürel zeminlerden yükselen bazı sesler, güç ve şiddet diline karşı vicdanı ve ahlâkı merkeze alan bir yol tavsiye etmişlerdir. Mahatma Gandi, Martin Luther King Jr. ve Fethullah Gülen Hocaefendi, bu yolun en dikkat çekici üç temsilcisidir. Aralarındaki tarihî, coğrafî ve inanç farklılıklarına rağmen, insan onurunu esas alan ortak bir ahlâk çizgisinde buluşmuşlardır.
Bu üç değerli şahsiyet, insan olma ortak paydasından hareketle, özelde kendi ülkelerine, genelde de bütün insanlığa yaptıkları katkılar açısından, kendi ülkelerinde tanınmak ve takdir edilmek yanında, söylem ve aksiyonlarıyla tarihe ve bütün insanlığa mal olmuş şahsiyetler olarak kaydedilmişlerdir. Bu özellikleri dolayısıyla da herhalde kıyamete kadar insanlar nezdinde hayırla yâd edilmeye devam edileceklerdir.
Hayat Tarzı ve Ahlâkî Örnek Oluş
Mahatma Gandi, sadeliği, bir protesto ve eğitim yöntemi olarak benimsemiştir. Kendi hayatını bilinçli olarak sadeleştirerek, sömürgeciliğin ürettiği tüketim kültürüne karşı sessiz ama etkili bir direniş ortaya koymuştur.
Martin Luther King Jr., akademik unvanlara ve güçlü bir hitabet yeteneğine sahip olmasına rağmen, liderliğini kişisel çıkar için değil, toplumun marjinalleştirilmiş kesimleri için kullanmıştır. Otoritesini resmî makamdan değil, ahlâkî tutarlılığından almıştır.
Fethullah Gülen Hocaefendi ise gösterişten uzak, kanaatkâr bir hayatı tercih etmiş; düşüncelerinin inandırıcılığını yaşantısıyla desteklemiştir. Gerek Türkiye’de gerekse son olarak bulunduğu Amerika’da, bu sade yaşantısını aynen devam ettirmiştir. Dünyanın her yerinden, her kültürden gelen insanları da nezaketle kabul etmiş, kendisine soru sorulmadığı sürece misafirlerini dinlemeyi tercih etmiştir. İstisnasız her bir misafirine de maddi değeri yüksek olmayan, hatırlatıcı özellikte hediyeler takdim etmiştir. Üç şahsiyette de ahlâk, teorik bir söylem değil, bizzat yaşanan bir pratiktir.
Şiddetsizlik: Pasiflik Değil, Ahlâkî Direniş
Gandi’nin ahimsa ve satyagraha kavramları, zulme karşı şiddetsiz ama kararlı bir direnişi ifade eder. Ona göre şiddet, adaletsizliği ortadan kaldırmaz; sadece biçim değiştirir. Martin Luther King Jr., Gandi’nin bu yaklaşımını Amerika bağlamına taşıyarak, sivil itaatsizliği siyahilerin eşitlik mücadelesinin merkezine yerleştirmiştir. “Şiddet, karanlığı kovamaz; karanlığı ancak barışçıl ışık kovar” sözü, onun düşüncesinin özeti gibidir.
Fethullah Gülen Hocaefendi de şiddeti, hangi gerekçeyle olursa olsun, insan onuruna aykırı görür. Ona göre şiddet, haklı bir talebi bile ahlâkî meşruiyetinden uzaklaştırır. Önce Türkiye’de, sonra da dünyanın genelinde Fethullah Gülen Hocaefendi’nin öncülüğünü yaptığı ve Hizmet Hareketi olarak adlandırılan eğitim, diyalog ve yardım faaliyetleri ile bilinen çalışmalarda, 1970’li yıllardan itibaren günümüze kadar şiddete yönelik hiçbir tutum ve davranış olmamıştır.Bu üç aydın için de şiddetsizlik zayıflık değil, yüksek bir ahlâk ve bilinç seviyesidir.
Eğitim: Kalıcı Dönüşümün Anahtarı
Gandi, özgür bir toplumun ancak ahlâklı bireylerle inşa edilebileceğine inanmış; eğitimi karakter terbiyesiyle birlikte düşünmüştür.
Martin Luther King Jr., eğitimi sadece zihinsel gelişim değil, vicdan eğitimi olarak görmüştür. Ona göre “Eğitimin amacı, zekâyı yoğunlaştırmak ve ahlâkı güçlendirmektir.”
Fethullah Gülen Hocaefendi de cehaleti, şiddetin ve ayrımcılığın en önemli kaynağı olarak tanımlar. İlham verdiği eğitim faaliyetlerinde, akademik başarı ile evrensel ahlâkî değerler birlikte hedeflenmiştir.
Hizmet Hareketi olarak, 1970’li yıllarda ilk önce İzmir’de NGO şeklinde, kâr amacı gütmeyen, siyasi olmayan ilk özel okul açılmış, kısa süre içinde bu okul gerek bilim olimpiyatlarında gerekse üniversiteye giriş imtihanlarında Türkiye’de ilk sıraları almıştır. Bu tecrübeler daha sonra Türkiye’nin her yerine yayılmış, arkasından da öncelikli Orta Asya olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde insanlarla paylaşılmıştır. Şu anda da bu çark aynen dönmeye devam etmektedir.


