Zaman Avustralya
Gündem

Yerel mahkemelerden sonra Danıştay da Anayasa Mahkemesi kararını tanımadı: “AYM’nin ihlal kararı bağlayıcı değil”

Zaman Avustralya6 Mart 20261 dk okuma
Paylaş
Yerel mahkemelerden sonra Danıştay da Anayasa Mahkemesi kararını tanımadı: “AYM’nin ihlal kararı bağlayıcı değil”
Yazı Boyutu

Danıştay 5. Dairesi, “Barış Akademisyenleri” dosyasında verdiği kararla Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarının bağlayıcı olmadığı yönünde değerlendirme yaptı. Yüksek mahkeme, yalnızca bildiriyi imzalamanın üniversiteden ihraç için yeterli sayılabileceğine hükmederken, AYM’nin “yeniden yargılama” kararının mahkemeler açısından zorunlu sonuç doğurmadığını savundu.

Danıştay 5. Dairesi, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlere ilişkin davada dikkat çeken bir karara imza attı. Yargıtay’ın Can Atalay kararında ortaya koyduğu yaklaşımı emsal gösteren daire, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kapsamında verdiği ihlal kararlarının bağlayıcı olmadığı görüşünü ifade etti.

Gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun T24’te kaleme aldığı yazısında; Danıştay 5. Dairesi, kararında Anayasa’nın 153. maddesine atıf yaparak iptal kararlarının açık biçimde bağlayıcı olduğuna yer verildiğini ancak ihlal kararları için aynı düzenlemenin bulunmadığını ifade etti. Bu nedenle AYM’nin bireysel başvuru kapsamında verdiği ihlal kararlarının, iptal kararlarıyla aynı bağlayıcılığa sahip olmadığı değerlendirmesi yapıldı.

Kararda ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin “süper temyiz mahkemesi” olmadığı vurgulanarak, ihlal kararı sonrası yapılacak işlemlerin ilgili mahkemelerin kendi usul kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerektiği savunuldu. Buna göre AYM’nin yeniden yargılama kararı vermesinin, ilgili mahkemenin esasa ilişkin değerlendirme yapmasına engel oluşturmadığı görüşüne yer verildi.

Bağımsız Gazeteciliğe Destek Olun

Zaman Avustralya, hiçbir kurum veya kuruluşa bağlı olmadan haber üretiyor. Bu haberciliğin sürmesi için Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

Patreon'da Destek Ol

‘İHRAÇ KARARI HUKUKA UYGUN’

Danıştay 5. Dairesi bu gerekçeler doğrultusunda, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan bir akademisyen hakkında verilen ihraç işlemini hukuka uygun buldu. Kararda bildirinin içeriği ve kullanılan ifadelerin terör örgütüyle irtibat ve iltisak bakımından değerlendirilmesi gerektiği yönünde tespitler yer aldı.

Anayasa Mahkemesi ise 2019 yılında verdiği kararda, yalnızca bildiriyi imzalamanın terör örgütüyle bağlantı kurmak için yeterli sayılamayacağını ve bu nedenle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini hükme bağlamıştı. Bu kararın ardından açılan ceza davalarının büyük bölümü düşmüş, bazı akademisyenler görevlerine iade edilmişti.Tahincioğlu’nun yazısında, Danıştay’ın söz konusu kararının Yargıtay’ın daha önce Can Atalay dosyasında Anayasa Mahkemesi kararına uymama yönündeki yaklaşımıyla benzerlik taşıdığına dikkat çekilerek, yüksek yargı organları arasındaki yetki ve bağlayıcılık tartışmasının yeniden gündeme geldiği vurgulandı.

Bağımsız gazeteciliği desteklemek için bizlere Patreon ile destek olabilirsiniz
Etiketler:#Manşet
Akın Gürlek’in mal varlığı ile ilgili açıklamalara erişim engeliSıradaki HaberAkın Gürlek’in mal varlığı ile ilgili açıklamalara erişim engeli14 Ekim 2026