Danıştay 5. Dairesi, “Barış Akademisyenleri” dosyasında verdiği kararla Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarının bağlayıcı olmadığı yönünde değerlendirme yaptı. Yüksek mahkeme, yalnızca bildiriyi imzalamanın üniversiteden ihraç için yeterli sayılabileceğine hükmederken, AYM’nin “yeniden yargılama” kararının mahkemeler açısından zorunlu sonuç doğurmadığını savundu.
Danıştay 5. Dairesi, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlere ilişkin davada dikkat çeken bir karara imza attı. Yargıtay’ın Can Atalay kararında ortaya koyduğu yaklaşımı emsal gösteren daire, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kapsamında verdiği ihlal kararlarının bağlayıcı olmadığı görüşünü ifade etti.
Gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun T24’te kaleme aldığı yazısında; Danıştay 5. Dairesi, kararında Anayasa’nın 153. maddesine atıf yaparak iptal kararlarının açık biçimde bağlayıcı olduğuna yer verildiğini ancak ihlal kararları için aynı düzenlemenin bulunmadığını ifade etti. Bu nedenle AYM’nin bireysel başvuru kapsamında verdiği ihlal kararlarının, iptal kararlarıyla aynı bağlayıcılığa sahip olmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Kararda ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin “süper temyiz mahkemesi” olmadığı vurgulanarak, ihlal kararı sonrası yapılacak işlemlerin ilgili mahkemelerin kendi usul kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerektiği savunuldu. Buna göre AYM’nin yeniden yargılama kararı vermesinin, ilgili mahkemenin esasa ilişkin değerlendirme yapmasına engel oluşturmadığı görüşüne yer verildi.









