• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Hepimiz de Türkçeyi sonradan öğrendik

Ekim 15, 2016
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Kurban Bayramı’nda Orta Afrika Cumhuriyeti’ne giden heyetten arkadaşımız Eyüp Bey’in hatıralarına devam ediyorum:

İlk günden beri Orta Afrika Cumhuriyeti’nde hizmet eden eğitim gönüllülerinden birisi de Yaşar Bey… Gelen misafirler için Türk Koleji öğrencilerinin hazırladıkları programı sunarken Yaşar Bey şöyle dedi: “Afrikalı bu çocuklarla benim ortak noktam; TÜRKÇEYİ SONRADAN ÖĞRENMİŞ OLMAK…” Yaşar Bey, VAN şehrimizden… Türkçeyi sonradan öğrenmiş!..

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken

Teslimiyetin sırları

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Yaşar Bey, Kırgızistan’da Kırgız bir hanımefendiyle evlenmiş. Zeynep ve Yusuf isminde iki tane de yavruları var. Okulumuzda okuyorlar. Bu arada şöyle bir TEVAFUK da oldu. Almanya’dan gelen YAŞAR isminde bir misafir de vardı. Kızı ZEYNEP, kendisine yeni alınan elbiseyi babasına verip, “Babacığım bunu Afrika’daki kardeşime ver!” der. Almanya’dan Yaşar Bey, bunu getirip öğretmen YAŞAR Bey’in kızı ZEYNEP’e hediye eder. Elbise de vücuduna tam uygun gelir… Evet bu hizmetin bir KERAMETİ de TEVAFUK şeklinde tezâhür eder.

İsmi mahfuz zengin bir ailenin evladı Afrika’ya eğitim hizmetlerine gitmek ister. Aile izin vermeyince, “yurtdışına master yapmaya gidiyorum” diye ayrılır ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ne gelir, üç sene hizmet eder. “Bu zahmete niçin katlanıyorsun?” diyenlere de şu cevabı verir: “Annem ve babam, dünyalık olarak hiçbir şeye muhtaç değiller. Fakat ben onlara iyilik yapmak istiyorum. İnsan öldükten sonra bunların sevapları devam edecektir. Annem babam da aynen istifade edecektir. Ben, işte bu ‘sadaka-i câriye’ ümidiyle buralara geldim ve hizmet ediyorum.”

Sıtma, tifo ve sarı humma gibi bilinen bilinmeyen birçok hastalığın bulunduğu bu ülkede hem üniversite okuyan hem de belletmenlik yapan bir eğitim gönüllüsüne koruyucu iğneler vurulurken buna şâhit olan Türkiye’den gelen bir misafir, “Bu şartlar zor değil mi?” diye sorar. O da, “Bilakis, bu iğneler bana nerede olduğumu ve buraya geliş gayemi hatırlattıkları için, iğne vurulurken manevi lezzet alıyorum.” diye cevap verir.

Ülkedeki fakirliği, görmeyene izah etmek çok zordur. Öğretmen olarak çalışan bir yerlinin evine gittiğimizde, kerpiçten yapılmış yaklaşık 20 metrekarelik, suyu ve elektriği olmayan evde aileden dört kişi kalıyordu. İnsanların neler yemek zorunda kaldıklarını anlatmak istemiyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim: Mezbahada kurbanlar kesilirken, bir grup insan gelip kesilen hayvanların kanlarını kovalara doldurup götürüyorlardı. “Bunlar bu kanlarla ne yapacaklar?” diye sorduğumuzda, “Kanları kurutup çorbalık olarak kullanacaklar” diye cevap verdiler. Hatta bazıları, yerde kurumuş kanları kazıyarak almaya çalışıyorlardı.

Üç senedir bu ülkede yurtdışından gelen kurbanlıklar muhtaçlara dağıtılıyor. Bu vesileyle % 80’i Hıristiyan olan halk, Müslümanlara karşı önyargılarını bırakıyor ve halklar arasında bir yakınlaşmaya sebep oluyorlar. Bu yardım kampanyası artık ülkenin en üst düzeylerinde gündem olarak ele alınmakta ve koruma ve mekân tahsisi gibi her türlü destek sağlanmakta… Okulda verilen ve bakanlarla üst düzey misafirlerin de katıldığı bir akşam yemeğinde iletişim bakanı dedi ki: “Ülkemizde uluslararası okul olarak iki okul var. Birisi eskiden beri var olan Fransız Koleji. İkincisi de bu Türk Koleji… Ama belli çevrelerdeki tanıdıklarımızla görüştüğümüzde, bakıyorum onların tercihi bu Türk okulu… Genelde çocuklarını bu Orta Afrika-Türk Koleji’ne nasıl kaydettirebileceklerini soruyorlar.”

Görünen o ki, üzerlerine serpilen ölü toprağından yavaş yavaş silkinip kalkmaya çalışıyorlar…

Kurbanlarda onları unutmayalım…

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Bir kere daha kendime ağladım

SONRAKİ HABER

Dostluk varken, niye?..

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
YAZARLAR

Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken

Mart 7, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

Teslimiyetin sırları

Şubat 23, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Şubat 23, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

İnanç krizi mi, travma çığlığı mı?

Şubat 22, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 22, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026
  • All
  • Manşet
Sincan’ı ziyaret eden Gergerlioğlu: “Kanser hastası da var, yüzde 98 engelli çocuğun annesi de…”
Gündem

Sincan’ı ziyaret eden Gergerlioğlu: “Kanser hastası da var, yüzde 98 engelli çocuğun annesi de…”

by zmnaus
Mart 10, 2026
0

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ni ziyaret ederek çok sayıda mahpusla görüştü. Ziyaretin ardından cezaevi...

Trump, asıl niyetini açıkladı: Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmeyi düşünüyoruz

Trump, asıl niyetini açıkladı: Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmeyi düşünüyoruz

Mart 10, 2026
İranlı 5 kadın futbolcu Avustralya’ya sığındı: Hükümet sporculara insani koruma sağlandığını açıkladı

İranlı 5 kadın futbolcu Avustralya’ya sığındı: Hükümet sporculara insani koruma sağlandığını açıkladı

Mart 10, 2026
Avustralya’dan Körfez’e savunma amaçlı askeri destek: “Amacımız bölgenin hava sahasını korumak”

Avustralya’dan Körfez’e savunma amaçlı askeri destek: “Amacımız bölgenin hava sahasını korumak”

Mart 10, 2026
8 Mart’ın gölgesinde: Cezaevindeki bebekli annelerin mahpus hayatı

8 Mart’ın gölgesinde: Cezaevindeki bebekli annelerin mahpus hayatı

Mart 9, 2026
İran’daki petrol kuyrukları Avustralya’yı endişeye sevk etti

İran’daki petrol kuyrukları Avustralya’yı endişeye sevk etti

Mart 9, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM