• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Hücreden mektup: Adımın yanındaki kırmızı noktayı fark ettiğim an

Temmuz 27, 2019
in Manşet
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

Polisten, İsrail Cumhurbaşkanını protestocularına sert müdahale: NSW Polis Müdürü Lanyon müslümanlardan özür diledi

Tutuklu genç gazeteci Ayşenur Parıldak kaldığı hücreden yazdığı mektupla yaşadıklarını anlattı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL kararları çerçevesinde kapatılan Zaman gazetesinin eski muhabirlerinden Ayşenur Parıldak, 11 Ağustos 2016’da tutuklandı. Kasım 2017’deki karar duruşmasında 7 yıl 6 ay ceza aldı.Rengin Arslan’ın haberine göre Sincan Kadın Cezaevi’nde kalan Parıldak, euronews Türkçe’nin “Cezaevinden mektuplar yazı dizisi” için bir mektup kaleme aldı.
Ayşenur Parıldak’ın mektubu:
Değerli meslektaşım,
Bana nasıl olduğumu ve günlerimi nasıl geçirdiğimi sormuşsunuz. Kısaca bahsetmek isterim.
Cezaevinde gün benim için erken başlıyor. Neredeyse başka hiçbir şey yapmadan kitap okuyup not aldığımı söylemem mümkün. Dışarıdan istediğim İngilizce ve Türkçe bütün kaynaklara ulaşabildim. Şu ana kadar bir engelle karşılaşmadım. Son bir yıldır Yeni Asya gazetesi yasağı dışında herhangi bir gazeteye erişim engeli yaşamadım. Ancak özellikle yurtdışından gelen mektuplarım sık sık yol kazasına uğruyor. Hücremde kendime ait bir de televizyonum var.
Okumak ve yazmak dışında neredeyse her şey yasaklandığı için (bilgisayar kullanımı dahil) yazılarımı elle kaleme almak durumunda kalıyorum. Ancak biraz Polyannacılıkla bunun aslında kişisel gelişimimin bir parçası olduğunu söylüyorum kendi kendime. Kağıt kalemle hemhal olmanın hazzını yaşıyorum. Plastik sanatlara da ilgim büyük ancak cezaevi bünyesindeki hiçbir atölye çalışmasına katılamıyorum. Mahkemeye başvurdum, hakkımda verilmiş bir atölye kararı olmasına rağmen değişen bir şey olmadı. İtiraz dilekçelerim de infaz hakimliği tarafından “yazınız okunaklı” değil denilerek iade ediliyor. Meyve sularını kaynatarak boya imal etme girişimlerim de boyaları karıncalar basana kadar gayet iyi gidiyordu. Cezaevindeki sanat hayatıma böylece noktayı koydum.
Üç yıldır niçin hücrede olduğuma ilişkin hiçbir dilekçem yanıtlanmadı. Şifahi talimat deniyor sorduğumda. Mahkemenin verdiği tahliye kararına rağmen cezaevinden çıkarılmamam ve gece tekrar tutuklanmam… Bunları yaşamışken atölyeye çıkarılmayışıma şaşırmıyorum. Bir sabah uyanıyorsunuz odanızı aramaya gelenler herhangi bir eşyanıza el koyabiliyor. Radyo yasaklandı denilerek yeni radyolar satılıyor, birkaç ay sonra onlar da toplanıp yerine yenileri satışa çıkıyor. [El konulan] bazen kapüşonlu, siyah renkte ya da yazılı tişört olabiliyor. Yarın neyin yasaklanacağını kimse bilmiyor.
Cezaevinin fiziki koşullarından kaynaklanan yoksunluklar yaşıyorum. Betonun ve demirin vücutta yarattığı negatif enerjiyi atma imkanı yok. Sürekli açık kalan lambalarla birlikte sıkışan enerji çeşitli fiziksel ve ruhsal hastalıklara davetiye çıkarabiliyor. Plastik kaplara mecbur olmak, organik beslenememek, vejetaryen – vegan tutuklulara diyet yapıyormuş muamelesi yapılması, değişmesi gereken bakış açılarını işaret ediyor.
Yaşadığım tüm bu yoksunluklara rağmen görüş günlerinin benim için ‘nefes adacığı’ olduğunu söyleyebilirim. Ailem, arkadaşlarım ve avukatlarımla buluşacak olmanın heyecanıyla tüm neşemi takınıyor, karşılarına en şık kıyafetlerim ve güzel kokularla çıkmaya özen gösteriyorum. Çoğu kez karşılıklı bir tiyatroya dönüşen görüşlerde, yaşadıklarımı ya pas geçiyor ya da minimize ederek anlatıyorum. Görüş sonrası sevdiklerime veda etmiş olmak muazzam bir yoksunluk duygusu doğuruyor. Bu zorunlu ayrılık ve paylaşmanın iyileştirici gücü harmanlanıp bir duygu karmaşasına sebebiyet veriyor.
Bazen koridorlarda veya hastaneye sevk sırasında tanıdık simalara rastlıyorum. Nuriye buradayken birbirimize el sallardık. Vekiller, belediye başkanları, yüksek yargı üyeleri ve meslektaşlarım… Tarihin içinde yaşadığımı iliklerime kadar hissediyorum.
Vekillerden bahsetmişken; Meclis Cezaevleri İnceleme Komisyonu üyelerinin hazırlayacakları rapor için ziyaret listelerinde yer almama rağmen TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından görüşmenin engellendiğini medyadan öğrendim. Ayrıca çeşitli insan hakları kuruluşları tarafından ziyaret edilmek istendiğimi, bunun da bürokratik engellere takıldığını öğrendim.
Tüm yaşananları analiz ettiğimde aldığım hapis cezası beni şaşırtmadı. Siyasi bir davanın parçası olduğumun bilincindeyim. Tahliye olduğum gün mutluluktan ağlarken salondaki izleyicilere döndüğümde, yüzü öfkeden kıpkırmızı olan ve hışımla sarıldığı telefondaki muhatabına “kızı tahliye ettiler” diyerek rapor veren adamı gördüğümde adımın yanındaki kırmızı noktayı çoktan fark etmiş bulunuyordum.
Cezaevinin klişesi belki ama; avludaki çatlaktan usulca başını çıkarıp yeşeren o küçük ot gibi hissediyorum bazen. Her aramada hoyratça ezilmesine rağmen üç gün sonra yine yeşillenen… Güzel günler göreceğiz…AYŞENUR PARILDAK-23 Haziran 2019- Sincan Kadın Cezaevi
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Uzman çavuşa 45 derece sıcaklıkta kum torbası işkencesi

SONRAKİ HABER

New York Times aydınların tasfiyesini yazdı: Erdoğan rejimi tarafından yok edildiler

BENZER HABERLER

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz
Manşet

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz

Şubat 21, 2026
KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor
Manşet

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

Şubat 21, 2026
Avustralyalılar İsrail Cumhurbaşkanına karşı sokakta: Savaş suçlusu istemiyoruz
Avustralya

Polisten, İsrail Cumhurbaşkanını protestocularına sert müdahale: NSW Polis Müdürü Lanyon müslümanlardan özür diledi

Şubat 21, 2026
İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi
Dış Haberler

Mescid-i Aksa’da İsrail zulmü; 60 yıllık anlaşma çökme noktasında

Şubat 21, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”
Gündem

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Şubat 21, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz
Manşet

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz

by adminzaman
Şubat 21, 2026
0

Fethullah Gülen Hocaefendinin Avustralya’ya gelişinde  ilk karşılayanlar arasında bulunan Hizmet Hareketi’nin ilklerinden Hulusi Subaşı:” Bir sohbetinde elini uzatarak, elekte nasıl...

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

Şubat 21, 2026
Avustralyalılar İsrail Cumhurbaşkanına karşı sokakta: Savaş suçlusu istemiyoruz

Polisten, İsrail Cumhurbaşkanını protestocularına sert müdahale: NSW Polis Müdürü Lanyon müslümanlardan özür diledi

Şubat 21, 2026
İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi

Mescid-i Aksa’da İsrail zulmü; 60 yıllık anlaşma çökme noktasında

Şubat 21, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Şubat 21, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM