Terör
ile Hizmet Hareketi’nin hiçbir zaman bir araya getirilemeyeceğine dikkat çeken
Greg Barton; ”Erdoğan ve takımı tarafından önceden planlanmış bir darbeydi, çok
iyi haberdarlardı” dedi.
Sydney’de
kendini ‘sol ve demokrat’ olarak tanımlayan bir grup akademisyenin ev
sahipliğinde gerçekleşen ‘Türkiye’de darbe girişimi ve Erdoğan’ konulu
konferans, Harold Park Hotel’de yapıldı. Konferansa, Deakin Üniversitesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Greg Barton ve Macquarie Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Chris Houston konuşmacı olarak katıldı. 16 Nisan referandumunun da ele
alındığı programda, ‘evet’ oylarının Türkiye’yi çok zorlu bir mecraya
sokacağına dikkat çekildi. Evet, diyenlerin çok iyi düşünmesi gerektiğini
belirten Barton, bir kişiye bu kadar yetkinin verilmesinin asla sağlıklı
olmayacağını söyledi. Erdoğan’ın, gücünü kaybetmemek ve uzun yıllar siyasette
kalmak için referanduma gittiğine dikkat çeken Barton, ”Kanaatim, Erdoğan
başkanlığı meşru bir şekilde alamazsa gayri meşru yolları deneyerek, bu şekilde
alacak” dedi.
DÜNYA
GÜLEN’İN DARBE YAPTIĞINA İNANMIYOR
Darbe
girişiminin arkasında Gülen Cemaati’nin olduğuna dünyanın inandırıcı
bulmadığını söyleyen Prof. Dr. Barton; “Zaten iktidar da delil gösteremedi.
Erdoğan ve yakınları çok iyi haberdarlardı. Erdoğan ve takımı tarafından
önceden planlanmış bir darbeydi. Gülen grubu nasıl terörist bir grup olarak
gösteriliyor anlayamıyorum. Erdoğan, Hizmet Hareketi’nin dünya çapındaki
başarılarını kıskandı. Cemaat tehdit olarak görüldü ve bu yüzden de ortadan
kaldırılması gerekliydi ’’dedi.
ERDOĞAN, BAŞKANLIK
İÇİN HER ŞEYİ YAPACAKTIR
Erdoğan’ın, gücünü kaybetmemek için referanduma
giderek, uzun yıllar siyasette kalmayı planladığını ifade eden Prof. Dr. Greg
Barton; “15 yıllık birikim yok ediliyor. Bir kişiye bu kadar yetki vermek, bir
ülkenin anayasası için sağlıklı değil. Bunlar Türkiye için çok üzücü
gelişmeler”dedi.
İslam
dünyasındaki analizlerinden dolayı Avustralya’da fikirlerine sıkça başvurulan
Greg Barton’un tespitleri, dinleyiciler tarafından ilgiyle izlendi. Türkiye’nin
ve Hizmet Hareketi’nin İslam dünyasındaki farkına işaret eden Barton,
Türkiye’de birçok değerin yok edildiğini söyledi. AKP İktidarı ve Tayyip
Erdoğan’ın, Gülen Cemaati’nin dünya çapındaki başarısını kıskandığını söyleyen Barton,
”Türkiye’de şu anda özgür ve bağımsız bir medyadan söz etmek mümkün değil.
Hizmet Hareketi’nin çok dinamik bir medyası vardı. Bunlar tarafsız
yayınlarından dolayı çok önemliydi. Erdoğan’ın ilk dönemdeki demokratik
duruşundan dolayı destekledi. Ama milyonlar değerindeki bu varlıkları, AKP ele
geçirdi. Erdoğan, Hizmet’in başarılarını kıskanıyor. Tehdit olarak görüldü ve
ortadan kaldırılması gerekli diye düşünüldü. Ben Hizmet Hareketi gibi,
kendisine yapılanlar karşısında bu kadar sessiz kalıp, karşılık vermeyen başka
bir grup düşünemiyorum. Aslında Hizmet Hareketi’nin kültüründe bu var.
Zannediyorum Erdoğan da bunu görüyor ve biliyor” dedi.
HİZMET
HAREKETİ’NİN BAŞARILARINI KISKANDI
Tayyip
Erdoğan’ın gücünü engelleyen en büyük etkenin TSK olduğunu, onu da 15
Temmuz ile bertaraf ettiğine dikkat çeken Barton, başarısız darbe girişiminin
önceden planlandığını hatırlattı. Barton şöyle konuştu: “Askeriye Tayyip
Erdoğan için bir tehditti. Onu darbeyle yok etti. Bildiğiniz gibi tatilde
olan Erdoğan, İstanbul’a uçaktan iner inmez ‘Allah’ın lütfu’ olarak gördüğü
darbe ile temizlik girişimine başladı. Bu da görüldü ki önceden ayarlanmış bir
darbe. Ciddi bir darbe değildi. Erdoğan ve yakınları çok iyi haberdarlardı.
Erdoğan ve takımı tarafından önceden planlanmış bir darbeydi. Darbeden sonra
yüksek mevkide ki askerlerin neredeyse yarısı görevinden uzaklaştırıldı” diye
konuştu. Türkiye’de yaşanan işkencelere de dikkat çeken Barton, ‘itirafçı’lara
dikkat çekerek; “Darbe girişimi sonrası ifade verenlerin yüzlerindeki yara,
bere ve sargıya alınmış kollarından bu kişilerin hangi şartlar altında ifade
verdikleri çok kolay anlaşılıyor” dedi.
130
BİN İNSAN İŞİNDEN OLDU, YARISI CEZAEVİNDE
Türkiye’de
yaşanan kutuplaşmalara ve KHK ile meydana gelen mağduriyetlere de dikkat çeken
Barton, 130 binden fazla insanın işinden olduğunu belirtti. 45 bine yakın
insanın delilsiz suçlamalarla cezaevine atıldığına dikkat çeken Greg
Barton, aynı zamanda ABD vatandaşı, NASA’da astronot olan şahsın dahi
Türkiye’de tutuklandığına işaret etti. Barton; “Ülke çapında 130 binden fazla insan
işinden oldu. Bunların yarısı hapse atıldı. 4 bine yakın hakim ve savcı
işini kaybetti, yüzlercesi cezaevinde” diye konuştu.
BATI
YANLILARI ATILDI, MOSKOVA’YA YAKINLAR DURUYOR
TSK’nın
laik yapısına dikkat çeken Barton, darbeden sonra yüksek rütbeli askerlerin
yüzde 43’ünün görevinden alındığını kaydederek; “Askeriye zaten her zaman laik
bir kurumdu. Dindar insanlar zaten askeriyeden sürekli atılıyordu. Askeriye de
dindar birinin, dindarlığını gizlemesi çok zor. Hele hele yüksek rütbeli
oldukları ise hiç inandırıcı değil. Bunların hepsinin bırakın cemaatçi olması,
dindar olması bile mümkün değil. Atılanlara baktığımızda batı yanlısı askerler
yok edilmiş, ancak Moskova fikirliler içerde kalmış’’ dedi. Erdoğan’ın,
gücünü kaybetmemek için referanduma giderek, uzun yıllar siyasette
kalmayı planladığını ifade eden Prof. Dr. Greg Barton, başkanlık sistemini elde
edene kadar bundan vaz geçmeyeceğinin altını çizdi. Barton sözlerini şöyle
sürdürdü; “Eğer kazanamazsa daha farklı bir aşamaya geçecek ve her şeyi deneyecek”
dedi. Barton; “Müslüman dünyasında ümit verici demokrasilerden birisi Türkiye idi.
Ancak, şu anda diktatör rejimin karakterlerini yansıtıyor. Putin ile yan yana
gelmiş durumda. 15 yıllık birikim yok ediliyor. Bir kişiye bu kadar yetki
vermek, bir ülkenin anayasası için sağlıklı değil. Bunlar Türkiye için çok
üzücü gelişmeler. Şu anda OHAL var. Fransa’da da var. Medya ve yargı bağımsız
bir şekilde işliyor. Bu halde, bir kişinin sözü geçerli ve ihbarlarla
insanlar suçsuz da olsalar hapse giriyor. IŞİD üyeleri tutuklandıktan sonra
tekrar serbest bırakıldılar. Şu anda ki durum kanunlaşarak yapılmış olacak.
Türkiye çok ümit verici bir demokrasiden, Ortadoğu diktatörlüğüne dönüştü” diye
konuştu.
GÜÇLÜ
BİR KİŞİ OLABİLİR AMA HAREKET ALANI DARALDI
Konuşmasının
son kısmını 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına ayıran Barton
sözlerini şöyle tamamladı: “Tayyip Erdoğan’la ilgili yolsuzluk iddiaları oldu.
Güçlü bir kişi gibi görünebilir ama hareket alanı çok daralmış durumda. Sırtını
duvara dayamış ve kımıldayamıyor. Ailesi büyük yolsuzluk iddiaları ile karşı
karşıya. Eğer Başkan olamazsa zaten yargılanacak. Kendisi için yüksek risk olan
yargılanıp hapse girmeyi göze alamaz. Bu diktatörlerin çıkmaza girdiklerinde
başvurdukları bir yol. Ama bana göre bu bencilliğin bedelini tüm ulus ödeyecek.
Her şeyin normale döneceğine inananlar yanılıyorlar” dedi. Macquarie
Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Chris Houston’da Erdoğan ve AKP’nin tüm
bu kadar olumsuzluklara rağmen almış olduğu oy oranına dikkat çekti. AKP’li
belediyelerin bunun temelini oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Houston, çok gelişmiş
bir pazarlama tekniği ile çalıştıklarını söyledi. Chris Houston; “Erdoğan,
kabadayı gibi konuşuyor. Bu da gençlerin hoşuna gidiyor. Bir çok işadamı parti
desteği ile güçlendi” diye konuştu. Program, dinleyiciler tarafından sorulan
sorulara verilen cevapların ardından sona erdi. Zafer POLAT-SYDNEY












