Başbakanlık ve Hazine Bakanlığı eski müsteşarı Martin Parkinson, hükümetin göçmen politikasını eleştirerek; Bu potansiyeli kullanamıyoruz.Avustralya’ya gelen doktorlar, mühendisler, öğretmenler var. Ama diplomaları tanınmadığı için vasıfsız işlerde çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir tablo değil.”dedi.
Martin Parkinson, National Press Club of Australia’da yaptığı açıklamada Avustralya’nın nitelikli göçmen politikasına sert eleştiriler yöneltti.Parkinson, sistemin yüksek eğitimli göçmenleri değerlendiremediğini açık bir dille ifade ederek şunları söyledi:
“Avustralya’ya büyük umutlarla gelen doktorlar, mühendisler ve öğretmenler var. Ama gerçek şu ki, diplomaları tanınmadığı için vasıfsız işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu tabloyu kabul edemeyiz.”
“SORUN İNSANLAR DEĞİL, SİSTEM”
Parkinson, sorunun bireylerden değil mevcut sistemden kaynaklandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullanarak; “Bu insanlar nitelikli, eğitimli ve katkı sunmaya hazır. Sorun onların yetersizliği değil; bizim sistemimizin bu potansiyeli değerlendirememesi. Aslında elimizde ekonomiyi büyütecek güçlü bir insan kaynağı var. Ama biz bu kaynağı etkili şekilde kullanamıyoruz.” dedi.
“BU SADECE BİREYSEL DEĞİL, ULUSAL KAYIP”
Eski müsteşar, yaşanan durumun sadece göçmenler için değil ülke ekonomisi için de ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek; “Bu sadece bireylerin yaşadığı bir hayal kırıklığı değil; aynı zamanda Avustralya ekonomisi için büyük bir kayıp.Eğer üretkenliği artırmak ve ekonomik büyümeyi desteklemek istiyorsak, bu insanları kendi alanlarında çalıştırmanın yollarını bulmak zorundayız.”
“REFORM KAÇINILMAZ”
Parkinson, sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:“Daha hızlı, daha adil ve daha etkin bir tanıma sistemi kurmalıyız. Aksi halde bu potansiyeli kaybetmeye devam ederiz.”
Parkinson, 40 yılı aşkın kamu tecrübesine dayanarak, politika sorunlarının sık sık yanlış teşhis edildiğini ve gerekli siyasi iradenin ortaya konmadığını belirterek; “Sorunları yanlış tanımlıyoruz ve çözüm için gereken siyasi iradeyi gösteremiyoruz.” diye konuştu.
Göç tartışmalarının çoğu zaman sayılar, ülkeler veya kimlikler üzerinden yürütüldüğünü belirten Parkinson’a göre, bu durum asıl çözülmesi gereken daha somut ve yönetilebilir sorunun üzerini örttüğünü belirten Parkinson;”Mevcut nitelikli göçmenlerin ekonomiye kazandırılması.”diye çağırıda bulundu.
SİSTEM GÖÇMENLERİ SINIRLIYOR
Parkinson’un en dikkat çekici tespitlerinden birinin de Avustralya’nın bizzat kendi kurduğu sistemle göçmenlerin potansiyelini sınırladığının altını çizerek; “Öyle bir sistem kurduk ki, sadece gelecekte gelecekleri değil, hâlihazırda burada olan göçmenlerin de tam kapasiteyle çalışmasını engelliyoruz. Bu sistem; çok katmanlı, farklı kurumlara bağlı ve yıllar içinde parçalı şekilde oluşmuş karmaşık bir yapıdan oluşuyor. Sonuç olarak göçmenler, sahip oldukları meslekleri icra etmekte ciddi zorluklarla karşılaşıyor.” şeklinde sözlerini ekledi.
EKONOMİK DEĞER GÖZ GÖRE GÖRE KAYBEDİLİYOR
Parkinson’un en dikkat çekici vurgusu ise bu durumun görünenden çok daha büyük bir ekonomik kayıp olduğu yönünde:Avustralya, bir yandan nitelikli iş gücü açığı yaşarken, diğer yandan zaten ülkeye davet ettiği yetenekli insanları sistemsel engeller nedeniyle kullanamıyor. Bu çelişki, iş gücü piyasasında verimsizlik yaratırken, ülkenin rekabet gücünü de zayıflatıyor.
ÇÖZÜM: BAĞIMSIZ BİR DENKLİK OTORİTESİ
Parkinson, çözüm olarak bağımsız bir “beceri ve diploma tanıma komiserliği” kurulmasını öneriyor. Bu yapı;
- Vizeden işe yerleşime kadar tüm süreci denetleyecek
- Sistem içindeki engelleri tespit edip çözüm önerecek
- Eyaletler arasındaki farklı uygulamaları uyumlu hale getirecek
Böylece dağınık ve parçalı yapı yerine, kamu yararını gözeten bütüncül bir sistem oluşturulabilecek.
SONUÇ: SAYI DEĞİL, VERİMLİLİK SORUNU
Parkinson’un analizine göre Avustralya’daki asıl tartışma göçmen sayısı değil, mevcut göçmenlerden ne kadar verim alındığı olmalı.Ülke, ihtiyaç duyduğu yetenekleri zaten kabul etmiş durumda. Ancak bu yetenekleri ekonomiye kazandıramadığı sürece, göç politikası ne kadar iyi tasarlanmış olursa olsun hedeflenen faydayı sağlaması mümkün görünmüyor.
Bu arada Martin Parkinson’un kendi ağzından yaptığı bu açıklamalar, Avustralya’da göçmen politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair tartışmaları daha da güçlendirdi. Burak Akif CAN-CANBERRA













