• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Rehberlik…

Ocak 5, 2026
in YAZARLAR
28
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Köyümüz bir ova köyüydü. Koyunlarımız vardı. Çoban da küçük amcamdı. Yaz aylarında, merkebin sırtında ancak iki saatlik bir yolculuktan sonra ulaşabildiğimiz yaylamıza giderdik. Rahmetli babaannem, küçük amcam ve ben yaylada kurulmuş olan çadırda kalırdık. Köyün rakımına göre oldukça yüksek olan yaylada, o mevsimde her taraf yemyeşil çimlerle kaplı olurdu. Tam koyunların otlatılacağı bir yerdi. Köyümüzden 25-30 aile yaylaya çıkardı.

Çam ağaçlarının çok olduğu yaylamızı severdim. Yaylamıza ait iki de pınar vardı. Bu pınarların suları buz gibi ve lezzetliydi. Haftada bir gün rahmetli babam, merkebine binerek bize yiyecek ve diğer ihtiyaçlarımızı getirirdi. O mevsimde köyde çiftçilik işleri olduğu için haftanın diğer günleri o işlere bakardı.

Koyunlar gece otlatılırdı. Çobanlar, güneş batarken ormanın içindeki yaylanın değişik yerlerine otlamaya götürürlerdi. Sabah güneş doğarken de onları çadırların olduğu yere getirirlerdi. Onlar geldiklerinde babaannem onların sütlerini sağar, sonra da onlar akşama kadar etrafı çevrili bir alanda istirahat ederlerdi.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Hayatı süzerek yaşama…

Sarıl kızına!

Bir akşam amcama, “Bugün ben de seninle geleceğim.” dediğimde beş veya altı yaşlarında idim. Amcam bana, “Ben sabaha kadar koyunları otlatacağım, bazen soğuk da oluyor, senin için zor olur.” demesine rağmen ben çok ısrar edince beni kırmadı, ben de ona katıldım. Çadırdan epey uzaklaşarak ormanın farklı yerlerinde koyunlar otlamaya başladı. Güneş batmak üzereydi.

Amcam fikrini değiştirdi ve bana; “Gece çok soğuk oluyor, üşürsün, sen buradan çadırları bulabilir misin?” diye sorunca, ben de; “Bulabilirim.” dedim. Sonra yola koyuldum. Bir ara bir ses duydum: “Sen kimsin, nereye gidiyorsun?”. Ben etrafa dikkatle bakınca, ileride sol tarafta bir çam ağacının üstünde, elinde tüfekle bizim köyün muhtarı Tahir amcayı tanıdım. Kendimi tanıttım. O da güneşin tam batmaya başladığı bu zamanlarda o yoldan tavşanlar geçermiş; Tahir amca da eline tüfeği alıp çamın üstünde avlamak için bu tavşanların geçmesini bekliyormuş. Yoldan bir ses duyunca eli tetiğe gitmiş; fakat benim tavşan olmadığımı anlayınca elini tetikten çekmiş.

Ağaçtan indi ve bana; “Nereye gidiyorsun?” deyince ben de “Çadırlara gidiyorum.” dedim. Meğer o yol, tam çadırların tersine, ormanın içine gidiyormuş. Yani ben akşam olduktan sonra ormanın içinde kaybolacakmışım.

Tahir amca, benim elimden tutarak beni bizim çadıra, babaannemin yanına getirdi. Sonra babaanneme; “Bu yaşta bir çocuk bu saatte ormanda tek başına bırakılır mı? Bu Mehmet’te hiç akıl yok mu? Sen sabah bu çocuğu sakla. O koyunlarla çadıra geldiğinde ona ‘Şerif Ali nerede?’ diye sor.” dedi.

Babaannem de onun dediğini yaptı. Ben de saklandığım yerden rahmetli amcamı gözetliyordum. Babaannem bu soruyu sorunca amcam oturdu ve ağlamaya başladı. Epey zaman sonra babaannem beni çağırdı; amcam artık o heyecanla ne diyeceğini ve nasıl davranacağını da bilmiyordu.

İşte burada olduğu gibi her zaman, her yerde, herkesin doğru kılavuzlar bulması ve onların dediklerini yerine getirmesinin önemi her yönüyle ortaya çıkıyor. Evet, amcam iyi niyetliydi; ama bu yaşta bir çocuğun tek başına ormanın içine salınması yanlış bir davranıştı.

İnsanların her yaşta ve her başta doğru kılavuzlara ihtiyacı vardır. Eğer bu doğru kılavuzlar bulunamazsa insanın doğru hedefleri bulması ve o yolda ilerlemesi neredeyse mümkün olmaz.

Kılavuzların da kılavuzluk yaptıkları her yaştaki ve her baştaki çocuk, genç, yetişkin olan herkese karşı ciddi bir sorumlulukları vardır. Kırmadan dökmeden; uygun usul ve üsluplarla, uygun doz ve dozajlarda, bir kılavuz olarak genç, ihtiyar herkesle her konuda yanılmayan bilgileri içselleştirerek ve karşıdakilere de olması gerektiği gibi teorik ve pratik olarak anlatmaları, göstermeleri, örnek olmaları açısından çok önemlidir.

İnsanın her yaşta; küçük nüanslarla biraz farklı ama genel anlamda aynı manalara gelen kılavuz, mentor, rehber ve danışman denilen insanlara ihtiyacı vardır. Herkesin de bu ihtiyacı bilmesi, hissetmesi, daha sonra da bu ihtiyaçların çarelerini araması kendi adına ve lehine çok önemli bir konudur. Bu görev, küçük yaştakiler için öncelikle ebeveynlere aittir.

İnsanın bu şekilde yanıltmayan rehberlere ihtiyacı olduğu gibi, kendisinin de başka insanlara aynı şekilde rehber olmaya gayret etmesi de yine bir insanlık borcudur.

Belli makam ve mevkilere gelmiş, ilerlemiş yaştaki insanlar, hayatlarının geç safhalarında bile -artık bir bakıma bir ayakları çukurda, yani yaşlandıklarından dolayı değişik hastalıklara sahip oldukları için her an ölebileceklerini düşündüklerinden dolayı- şöyle yakınırlar: “Maalesef her yönüyle öbür alemde bize lazım olacak Allah’ın rızasını kazandırıcı hal ve davranışlarda bulunamadım. Bu hususta maddi imkanlarımıza ve yüksek sosyal statülerimize rağmen acı acı rehbersizliğimizin, kılavuzsuzluğumuzun kurbanı olduk.” diyen nice insanlar tanıdım.

Zamanında, yerinde ve uygun bir şekilde yapılan bir rehberliğe her zaman ve her yerde her birimizin ihtiyacı vardır.

Bu konu asla ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İşin şakası da yoktur. İnsan bu hayata bir kere daha gelmeyecektir. O zaman işin ciddiyetini göz önünde tutarak samimi, güvenilir, inanılır rehber arkadaşlıklar edinme ve kendisinin de başkalarına aynı şekilde dert babası, danışmanı gibi mentor, kılavuz, rehber olması gerekmektedir.

Yıllar önce bir arkadaşımla birlikte Fethullah Gülen Hocaefendi’nin videodan bir sohbetini dinliyorduk. Anlattığı konuyla ilgili Hocaefendi bir yerde aynen şöyle diyordu: “İnsan bu dünyaya bir kere gelir. Eline silah bir kere verilir. Hedefteki 12’den vurma bir kere gösterilir. O zaman insanın kendisini buna göre ayarlayıp hayatını da buna göre tanzim etmesi gerekir.” demişti. Arkadaşımız, “Bu tespit çok mükemmel ve çok doğru bir yaklaşım, bunu bir daha dinleyelim.” demişti. Nitekim bu cümleyi üç dört defa birlikte dinlemiştik.

Aynen burada olduğu gibi, bu dünya geçici bir alem. Esas kalıcı olan öbür alem. İnsan yaptığı her şeyden öbür alemde hesaba çekilecek ve onların neticesine göre kendisine bugünün anlayışıyla bir puan verilecek ve o puana göre artık o sonsuz alemi yaşamaya devam edecektir.

Gelin daha vaktimiz varken bu gerçeğin farkında olalım ve kazanma kuşağında kaybetmemeye gayret edelim.

Allah yardımcımız olsun.

Tags: ÇobanÇobanlarHİZMET HAREKETİKöyRehberlikŞerif Ali TekalanYaz ayları
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Küresel endekste Avustralya damgası: Sydney ve Melbourne yeniden dünyanın en yaşanabilir şehirleri arasında

SONRAKİ HABER

Mozambik’te gözaltına alınan Av. Emre Çınar, tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı

BENZER HABERLER

Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Ocak 20, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Hayatı süzerek yaşama…

Ocak 18, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Sarıl kızına!

Ocak 18, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bilal’in “dindar insanı”, babasının dindara kini!

Ocak 17, 2026
Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Sizi bekliyorduk…

Ocak 12, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Zindandaki secde!

Ocak 12, 2026
  • All
  • Manşet
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!
Manşet

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

by zmnaus
Ocak 29, 2026
0

Hizmet Hareketi Cemaatine dönük soruşturmalarda 151 kişi gözaltına alındı. 82 kişi tutuklandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son iki haftada Gülen...

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Doç. Dr. Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Doç. Dr. Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Ocak 29, 2026
İsrail’e gıda ambargosuna karşı çıkmıştı:İsmail Hünerlice, Rojava için yürüyüş yapanlara “vur emri” istedi

İsrail’e gıda ambargosuna karşı çıkmıştı:İsmail Hünerlice, Rojava için yürüyüş yapanlara “vur emri” istedi

Ocak 29, 2026
İran Dışişleri Bakanı Erakçi’den Trump’a yanıt: Ellerimiz tetikte!

İran Dışişleri Bakanı Erakçi’den Trump’a yanıt: Ellerimiz tetikte!

Ocak 29, 2026
Özgür Özel AKP’li Özalan’a: Demokrasi mikrobudur

CHP lideri Özel:Kürtleri rencide edecek bir dil kullanıyorlar, bunların tamamını reddediyoruz

Ocak 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM