• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Kader adildir

Kasım 20, 2019
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Üç vicdan tek ideal

Şöyle bir menkıbe anlatılıyor. Aslında bunlar temsillerle bir gerçeği anlatma gibidir. Aslına bakılmaz da ifade ettiği faslına bakılır. “Kıssa, hisse almak içindir”, denildiği gibi.
Bir zaman Musa Aleyhisselam, “Yâ Rabbi bu kadar haksızlık ve adaletsizlik oluyor; bana hikmetini soruyorlar, bilemiyorum.” diyor. Cenab-ı Hak, Hz. Musa Aleyhisselama, “Falan yerde bir su kaynağı var… Onun arkasında bir çalılık var. Sen oraya  git ve çalılığın arkasından olanları bir seyret.” buyuruyor.
Hz. Musa Aleyhisselam oraya gidip seyre koyulur: Önce bir atlı gelir… Yemek yer, suyunu içer, çeker gider. Ama bir kese altınını oraya düşürür.
Biraz sonra bir delikanlı gelir. Orada yer, içer ve bir kese altını görür, onu alır götürür.
Sonra bir âmâ gelir, oturur. Yemek yiyip su içerken tam bu arada ilk atlı kaybettiği bir kese altını fark ederek geri döner ve oradaki kör adamdan altınını ister. O da almadım diyerek karşılık verince, döve döve öldürürler  âmâyı… Sonra bu atlı çeker gider.
Cenab-ı Hak, Hz. Musa’ya buyurur ki: “Bak hikmetlere… Birinci atlı, işçisinin hakkını vermeyen bir çiftlik sahibi… İkincisi yani delikanlı olan, çiftlikte çalışıp bir türlü hakkını alamayan işçinin oğlu… Üçüncü kişi olan kör adam ise, aslında adam öldüren bir eşkıya… Önce yakalanmış sadece gözlerine mil çekilip âmâ haline getirilmiş birisi… Aslında öldürdüklerinin cezasını tam çekmemiş… Böylece öldürdüklerinin, işkence yaptıklarının cezasını çekmiş oluyor!”
Şimdi dışarıdan bakan insan, olayları kopuk kopuk gördüğü için ince hikmet ve sırları bir anda kavrayamıyor onun için bilir bilmez hükümler yürütüp yanlış kanaatlara varabiliyor. Halbuki marifetullah derinliği olan, Allah’ın ilmi, hikmeti ve adâleti hakkında hakkalyakin şekilde bir kanaatı ve ittihadı olan kimse, asla su-i zanna kapılmaz ve İlahî icraat hakkında yanlış düşünmez… Hatta kendi başına bir haksızlık gelse, önce “Acaba hangi hata ve günahımdan dolayı bu benim başıma geldi” diye, kendi kusurlarını araştırmaya başlar. İnsan da hata ve kusurdan geri olmadığı için, bir sebep bulur. Böylece “Cenab-ı Hak günahlarımın cezasını âhirete bırakmadan burada temizliyor” diye düşünür. Böylece, sağa sola suç atfetmekten kadere itiraz edip günahlara girmekten kurtulur. Hem de omuzunda ve başında hissettiği dağ gibi yüklerden, sıkıntılardan halas olup, ferahlar… Bizzat bu çeşit muhasebelerin ve durum muhakemelerinin nasıl rahatlattığını, bunalan ruhumuzu gam ve hüzünlerden kurtardığına şahit olmuşuzdur…
Ama mesele sadece bundan ibaret değildir. Bazan masumların başlarına da belâ ve musibet gelir. Bu sabır testi ve makamın yükselmesi içindir. Bazan da imtihan sırrı bozulmaması içindir. Ama âhiret sevabı hiçbir ölçü ve tartıya gelemez…
Biz dersi Üstad Hazretlerinden öğreniyoruz. “Bir hâdisede hem insan eli, hem KADER  müdâhalesi olduğundan, insan, zâhirî sebebe bakıp, bazen haksız hükmedip zulmeder. Kader o musibetin gizli sebebine baktığı için adalet eder.”
Mesela Üstad Hazretleri diyor ki: ‘Eskişehir Hapisanesinde, dehşetli bir zamanda (idam isteğiyle yargılanırken ) ve kudsî bir teselliye pek çok muhtaç olduğumuz hengâmda, mânevî bir ihtarla ‘Risale-i Nur’un makbuliyetine dair  eski evliyalardan şahit getiriyorsun. Halbuki ‘Yaş-kuru (olmuş-olacak) hiçbir şey yoktur ki, Kitab-ı Mübin (açık-net bir kitapta) bulunmasın’ (6/59) âyetinin sırrıyla en ziyade bu meselede söz sahibi Kur’an’dır. Acaba, Risale-i Nur’u Kur’an kabul eder mi? Ona ne nazarla bakıyor?’ denildi. O acib sual karşısında bulundum. Ben de Kur’an’dan istimdat eyledim.”
Neticede “Birinci Şua” isimli Risaleyi yazıyor. Asla “ yetlerin sarih mânası budur.”  Bilakis “İşarî mânânın külliyetinden, müteaddit tabakalarından, remzî, imaî ve işarî bir cüz’ü de budur” diyerek kanaatını yazıyor. Destek vermesi gereken bir zat ise, tam aksine ağır bir tenkitte bulunuyor. Onun mensupları da bunu büyüterek yaygın bir gıybete çeviriyorlar.
Bunun üzerine Üstad Hazretleri “Kaderin  Adaleti” açısından şöyle bir değerlendirmede bulunarak yükselen tansiyonu düşürüyor:
Kader-i İlahînin, adâlet veçhi şudur ki; Risale-i Nur’un hakikatiyle ve talebelerinin şahs-ı manevisiyle tezahür eden fevkalade ÎMANΠ HİZMETLERİN  ehemmiyetli bir kısmını bîçare TERCÜMANINA vermek, ehl-i dünya ve ehl-i siyasetin ve avam halkın nazarında BİRİNCİ  DERECE ama HAKİKAT  NAZARINDA, iman hizmetine nisbeten ancak ONUNCU  DERECEDE  bulunan İslamî  siyaset ve ümmetin ictimaî hayatına dair hizmeti, kâinatta en büyük mesele, vazife ve hizmet olan İman Hakikatlerine çalışmadan daha üstün gördüklerinden, o tercümana  karşı arkadaşlarının pek ziyade hüsn-i zanları ehl-i siyasete inkılapçı bir İslam siyaseti fikrini vermek cihetinde, Risale-i Nur’a karşı istimaî hayat noktasında cephe almak ve fütuhatına mâni olmak pek kuvvetli ihtimali var. Bunda hem hata hem zarar büyüktür.
“Kader-i İlahî, bu yanlışı tashih etmek ve o ihtimali gidermek ve öyle ümit besleyenlerin ümitlerini tadil edip düzeltmek için, en ziyade öyle cihetlerde yardım ve iltihaka koşacak olan ulemadan seyyidlerden, şeyhlerden, ahbaptan ve hemşehriden birisini muârız çıkardı, o ifradı tâdil  edip adâlet etti. ‘Size kainatın en büyük meselesi olan iman hizmeti yeter.’ diye, bizi merhametkârâne o hâdiseye mahkûm eyledi. Sonra Elhamdülillah, o muârızı susturdu, o ateşi söndürdü. Fakat münafıklar, söndürmemek için çalışıyorlar.”
İşte Üstad Hazretlerinden bir misal… Biz de kaderin ince sırlarını, hikmetlerini ve neticede merhamete vesile adâletini düşünüp, canımızı sıkan olaylara bu mercekten bakmaya çalışacak, önümüze bakıp hizmete devam edeceğiz inşaallah
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Hepinizi tanıyor gibiyim. Öyle aşina ki iklimleriniz…

SONRAKİ HABER

Dünya demokrasi raporu: Türkiye, demokrasinin “çok zayıf” olduğu Haiti ile aynı sınıfta

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026
Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Üç vicdan tek ideal

Şubat 2, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Şubat 4, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Ocak 20, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Hayatı süzerek yaşama…

Ocak 18, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz
Manşet

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz

by adminzaman
Şubat 21, 2026
0

Fethullah Gülen Hocaefendinin Avustralya’ya gelişinde  ilk karşılayanlar arasında bulunan Hizmet Hareketi’nin ilklerinden Hulusi Subaşı:” Bir sohbetinde elini uzatarak, elekte nasıl...

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

Şubat 21, 2026
Avustralyalılar İsrail Cumhurbaşkanına karşı sokakta: Savaş suçlusu istemiyoruz

Polisten, İsrail Cumhurbaşkanını protestocularına sert müdahale: NSW Polis Müdürü Lanyon müslümanlardan özür diledi

Şubat 21, 2026
İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi

Mescid-i Aksa’da İsrail zulmü; 60 yıllık anlaşma çökme noktasında

Şubat 21, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Şubat 21, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM