• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home KONUK YORUM

TENKİL-İ KÜBRA VEYA ADEM’İN DÜŞTÜĞÜ GİBİ, ALEMİN DÜŞTÜĞÜ GİBİ DÜŞMEK

Ocak 31, 2019
in KONUK YORUM, YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

KERİM BALCI

Muhterem Hocaefendi’nin vaazlarından derlenmiş Namaz kitabının dibacesinde takıldım kaldım. 1994 yılında Sızıntı’da yayınlanmış bir baş yazı, kitaba fatiha yapılmış olan bu makale. Cesedin inşasından önce ruhun ikamesine kalkışılmış bu sıralama ile. Fatiha’nın “iyyake na’budü” ile başlaması gibi bir şey. Sözün ağırlığını bilenler, “iyyake na’budü” ile başlayan bir Fatiha’yı okuyamazlardı sanırım… Hakk’a karşı yalan beyanda bulunma korkusuyla…

Takılıp kaldım Namaz yazısında… Benim ihmal ettiğim, hırsızladığım, gafil olduğum namazımla orada anlatılan Salat-ı Kübra arasında o kadar fark var ki…

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mecnun!

Bu Salat-ı Kübra’da semadaki ilk elest secdesinden, meleklerin saf tutmasından, Cennet tecrübelerimizden, ruhun heykelinin dikildiği ihtişam dönemlerimizden, Mirac-ı Muhammedî’den, eşyanın namazından, duyguların niyazından esintiler var. Yol yok artık yürünen ama yol mülahazası var. Şadırvan yok, ama su sesi tınılaması var, ezanda Bilal’i duymak var, ruküda bütün kaddi bükülmüşlerin kad büküklüklerinin iniltisi var… Adeta kendi bireysel, küçük, eksik namazını varlığın külli namazının frekansına ayarlamak var…

Namazını böyle yaşayan, hayatını nasıl yaşar? Hayat-ı Kübra diye bir şey olabilir mi? Her şeyin her şeyle, her bireyin her zaman ve mekanın her bir ferdiyle alakadar olduğu, her adımda, atılmış bütün adımların ayak sesinden tınılar duyulduğu bir hayat yaşanabilir mi? “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir,” kutsî beyanı tam da böyle bir Vefat-ı Kübra’dan bahsediyor olabilir mi?

Hayatı hayat-ı kübra olanların, duruşu, düşüşü, sürgünü, sürgünde sürgün verişi nasıl olur acaba? Kendi düşüşünde, Adem’in — ifadedeki İsevi çağrışımlara karşı duruşumuz mahfuz — düşüşünü, Roma’nın düşüşünü, Hüseyin’in Yed-i Muhammedî ile okşanmış mübarek başının düşüşünü, Al-i Osman’ın hazin düşüşünü, meteorların düşüşünü, yaprağın düşüşünü, yağmur tanelerinin düşüşünü birlikte yaşayabilse insan o düşüş külliyet kazanmaz mı?

Yapabilseydik bunu, şu muvakkat Tenkilimiz, Tenkil-i Kübra olmaz mıydı?

Kıyaslama yoluyla anlama ve anlam yüklemeden, veya ötekilerin dramının bilinirliğinden yararlanma çabasından, veya öncekilerin çıkış stratejilerinden ders çıkarmaktan bahsetmiyorum. “Ağlamayı şimdi öğretti bana Mevla, ve bu ders sadece bu dert için bana verilmiş olamaz. Ağla gözüm bugüne kadar yaşanmış bütün düşüşlere ağla; bütün sürgünlere ağla; bütün soykırımlar için göz yaşı dök ve külli bir yakarışla yakar!” ufkundan bahsediyorum. Ağlayabilirsek Kurûn-u Vustânın vahşetini bir defada kusan Yirminci Yüzyılın soykırımlarına, gözyaşımız Holokost mağduru altı milyon Yahudi için de akabilirse, Darfur’un, Kamboçya, Doğu Timor, Filistin, Doğu Türkistan, Bosna ve Rwanda’nın hepsine birden ağlayabilirsek… O zaman ağıtımız külli olduğu gibi, duruşumuz da külli olmaz mı?

Ve acaba aslında kendi ölümüz için okuduğumuz hatmin sevabını, Server-i Kainat Efendimizden başlayıp “ândan hasıl olan” silsilesi içinde tâ “cümle ehl-i iman ervâhı içün”e kadar hediye ettiren toplumsal erdem, bu külliyet kesb etmiş bilincin altını çizmiyor mu? Veya Yörük cenazelerinde köyün sözlü tarihini ölümler üzerinden kaydetmiş ve cemaati bütün bilindik vefatlar için ağlatan ağıtçı kadınlar aslında derin bir hikmeti öğretmek üzere öğütçü analık yapıyor olamazlar mı? Veya “Ateş nereye düşerse düşsün, önce beni yakar,” beyanı, “Geçmişte ve gelecekte her nereye düşmüş ve düşecek olursa olsun,” manasını da barındırmıyor mu?

Hepsinden öte “Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi öyle ağır yükler yükleme bize!” yakarışına Ezelî Kelama dahil olma hakkını veren, “bizden öncekilerin” yüküyle hemhal olma edebini öğretiyor olması değil midir?

Düşüşü böyle yaşamak, hayatı böyle idrak etmek, namazı böyle kılmak… Hepsi de “kalp ve ruhun derece-i hayatına yükselmenin” mücessem ifadeleriyse eğer, o namazı öyle kılmanın yolu, bu hayatı böyle yaşamaktan, bu gözyaşını böyle dökmekten geçiyor demektir…İşte böyle, Namaz yazısında takılıp kaldım…

Tags: Kerim Balcı
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

HDP Sözcüsü Oluç: HDP seçmeni onurludur, AKP’ye oy vermez

SONRAKİ HABER

KUTSAL SANDIK VE ALTIN BUZAĞI!

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Nisan 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mart 31, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Mecnun!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Beton çok soğuk, üşüyorum!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
YAZARLAR

Evrensel Bayramlara Doğru

Mart 23, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Her durumda şükredebilme

Mart 23, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Sincan’ı ziyaret eden Gergerlioğlu: “Kanser hastası da var, yüzde 98 engelli çocuğun annesi de…”
Manşet

Gergerlioğlu: Şakran Cezaevinde insanlık suçu işleniyor

by adminzaman
Nisan 7, 2026
0

DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İzmir Şakran Kadın Cezaevi’nde 7 kadın mahkumu ziyaret ederek cezaevindeki ağır hak ihlallerine ilişkin...

Gazze paylaşımı yapan Kate Beckinsale menajeri tarafından kovuldu

Gazze paylaşımı yapan Kate Beckinsale menajeri tarafından kovuldu

Nisan 7, 2026
Hilal Nesin: Birbirimizi sevmek zorunda değiliz ama birbirimizin acısıyla tanışmak zorundayız

Hilal Nesin: Birbirimizi sevmek zorunda değiliz ama birbirimizin acısıyla tanışmak zorundayız

Nisan 7, 2026
Selahaddin Eyyubi Üniversitesi KHK’yla kapatılmıştı: AKP’liler Diyarbakır’a yeni vakıf üniversitesi kuracak

Selahaddin Eyyubi Üniversitesi KHK’yla kapatılmıştı: AKP’liler Diyarbakır’a yeni vakıf üniversitesi kuracak

Nisan 6, 2026
AKP’li eski Bakan Çelik:Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye için  felakettir

AKP’li eski Bakan Çelik:Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye için felakettir

Nisan 6, 2026
Terör saldırısı sonrası Federal Başbakan’dan birlik çağrısı: Bu zor günleri birlik içinde aşacağız

Başbakan Albanese’den kritik zirve: Avustralya olarak her senaryoya hazırlıklıyız

Nisan 6, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM