Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye hakkında verdiği Kaya ve Diğerleri/Türkiye kararında, Yargıtay ve Danıştay üyelikleri 6723 sayılı Kanun ile sona erdirilen yüksek hâkimler; Mine Kaya, Muammer Arseven, Nazmi Çatak ve Hamza Yaman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Mahkeme, 1 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun ile Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görev sürelerinin erken ve toplu biçimde sona erdirilmesini mercek altına aldı. Söz konusu düzenleme, bölge adliye mahkemelerinin kurulması kapsamında yüksek mahkemelerin yapılarının değiştirilmesini öngörmüş, istisnalar dışında tüm üyelerin görevleri sona erdirilmişti.
YARGI DENETİMİ YOLU KAPALIYDI
Başvurucular, görev sürelerinin kanun yoluyla sona erdirilmesine karşı başvurabilecekleri herhangi bir yargı merciinin bulunmadığını belirterek, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi (adil yargılanma hakkı) ve 13. maddesi (etkili başvuru hakkı) kapsamında ihlal oluşturduğunu savundu. Hâkimler ayrıca, görevden almaların keyfi olduğunu ve kendilerine savunma imkânı tanınmadığını vurguladı.
AİHM, daha önce verdiği Sözen/Türkiye ve Tosun ve Diğerleri/Türkiye kararlarına atıf yaparak, hâkimlerin mesleki hayatlarını doğrudan etkileyen bu tür ağır uyuşmazlıklarda mahkemeye erişim haklarının güvence altında olması gerektiğini belirtti.
MAHKEMEYE ERİŞİM HAKKININ ÖZÜ ZEDELENDİ
Mahkeme, hükümetin söz konusu düzenlemeyi bir “yargı reformu” olarak nitelendirmesine ve hâkimlerin statü ile maaşlarının korunduğu yönündeki savunmalarına rağmen, iddia edilen keyfiliğe karşı hiçbir yargısal denetim yolunun bulunmamasının, mahkemeye erişim hakkının özünü zedelediği sonucuna vardı.AİHM, bu tür uyuşmazlıklarda 6. maddenin özel bir norm olduğunu belirterek incelemeyi yalnızca adil yargılanma hakkı kapsamında yaptı.
MANEVİ TAZMİNAT VERİLDİ, MADDİ TAZMİNAT REDDEDİLDİ
Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurmadı ve maddi tazminat taleplerini reddetti. Ancak her bir başvurucuya 3.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ayrıca belge sunan başvuruculardan birine 520 Euro, diğerine ise 580 Euro yargılama gideri ve masrafı ödenmesine karar verildi.
TÜRKİYE-POLONYA ARASINDA TAZMİNAT UÇURUMU
AİHM’in kısa aralıklarla açıkladığı Kaya ve Diğerleri/Türkiye ile Morawiec/Polonya kararları ise, Mahkeme’nin benzer nitelikteki yargıç mağduriyetlerinde farklı tazminat ölçütleri uyguladığı yönündeki tartışmaları gündeme taşıdı.
Türkiye kararında, en üst yargı organlarında görev yapan hâkimlerin görev sürelerinin kanunla sona erdirilmesi ve yargı yolunun kapatılması ağır bir ihlal olarak kabul edilmesine rağmen, kişi başı yalnızca 3.000 Euro manevi tazminata hükmedildi. Buna karşılık Polonya kararında, bir hâkimin dokunulmazlığının kaldırılması ve geçici olarak görevden uzaklaştırılması nedeniyle 21.000 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verildi.













