• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Yükselen kollektif şuur

Mayıs 2, 2019
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Teslimiyetin sırları

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

İnanç krizi mi, travma çığlığı mı?

Amerika’daki Afrika kökenliler, dört yüz sene süren ezilmekten, haksızlıktan, insanî haklardan mahrumiyetten nasıl kurtuldular? Fert fert, birer birer adım atmakla… Sonra gruplar halinde…
Daha sonra bu kollektif şuurun ortaya koyduğu büyük birikim tsunami gibi önlerine konulan bariyerleri aşıp geçti. Evet önce fertler inisiyatif alıyor. Sonra gruplar… Sonra da bu birikim önünde durulmayan bir büyük hareket oluyor ve değişim  gerçekleşiyor. Ve bir gün  Obama, ABD  BAŞKANI oluyor.
Teksas’taki Warisüddin Muhammed Mescidinde  Cuma namazı kılarken hutbeyi  okuyan İmam Vezir Ali şöyle demişti: “Biz mazlum ve mağdurların yanındayız. Çünkü bizler asırlarca ezilip tahkir edildik. Ama biz bu durumdan kurtulduk. Başkalarına örnek olduk. Mağdur ve mazlumlara yardım yapacak paramız, gücümüz ve imkânlarımız yok fakat çok mükemmel bir tecrübemiz var!..”
Tom Shadyac’ın “I am” (Ben)  isimli belgeselindeki bir konuşmada şöyle deniliyor: “Değişim, yükselen kollektif şuur ile gerçekleşiyor.”
Gazeteci yazar Lynne Mc. Taggart  “Eğer bütünün parçası olduğumuzu kabul edersek, dünyadaki problemleri çözmeye başlarız. Bu da, ‘Biz neyiz?’ diye kendimizi tarif ve şuurlanmayla başlar.” diyor.
“I am (Ben) Kabîlesi” ne gelince. Bir kabile düşünelim… Ekip biçerek veya avcılıkla geçiniyor, emeklerinin semeresini paylaşıyor ve mutluluk içinde yaşayıp gidiyorlardı: Çünkü bu neticeden yaşlılar, zayıflar, fakirler de paylarını alıyorlardı. Ama bir gün birisi, “Ben çok güçlüyüm, çok üretiyorum, çok avlanıyorum… Elde ettiklerimi niye başkaları ile paylaşayım”  diyerek, üretip kazandıklarını biriktirmeye başlayınca, bunun üzerine ister istemez herkes  de biriktirmeye başlıyor. Zayıflar, kimsesizler, güçsüzler ve yaşlılar altta kalıp eziliyor. Bu böyle devam edince, herkese hırs, bireysellik, çıkarcılık, başkalarını bitirici rekabet duygusu aşılanmış oluyor… İşte bu kabilenin aynısı, artık bu modern hayatta, icraatın başında bulunuyor…
1920’de Bediüzzaman Hazretleri Lemaat isimli manzum eserinde  şöyle diyor:
“Şimdiye kadar İslâmlar iradesiyle girmemiş, şu medeniyet-i hazıra…
Onlara yaramamış; hem de onlara vurmuş müdhiş kayd-ı esaret…
Belki insanlara ilaç iken zehir olmuş. Yüzde seksenini atmış meşakkat ve şekavete. Yüzde onu çıkarmış dışı süslü bir saadete!..
Diğer onu bırakmış arada rahatsız şekilde!  Zâlim azınlığın olmuş gelen kazancı ticaretin… Lâkin saadet odur; herkese olan saadet…
En azından ekseriyete olsa vesile-i necat. İnsanlığa rahmet nâzil olan şu Kur’an, ancak kabul ediyor bir tarz-ı medeniyet;
Umuma, ya eksere verirse bir saadet…”
Evet gerçek insaniyet, vicdanın ve kalbin sesini dinleyerek toplumda yaşayan herkesi düşünmek, herkese faydalı olmak, toplum fertlerinin daha iyi duruma ve konuma yükselmesi için gayret göstermektir… Hutbe-i Şâmiye’de Üstad Hazretleri şöyle diyor: “Biliniz! Hakiki vukuâtı kaydeden tarih, hakikata en doğru şahittir. İşte tarih bize gösteriyor… Hatta Rusları mağlup eden Japon Başkumandanının İslamiyetin hak olduğuna dair şahitliği de şudur ki: ‘İslam hakikatinin kuvveti nisbetinde ve Müslümanların o kuvvete göre hareket etmeleri derecesinde ehl-i İslamın medenileşip yükselme ve ilerleme kaydettiklerini tarih gösteriyor. Müslümanların, İslamî hakikatlerdeki zayıflıkları nisbetinde vahşete ve gerilemeye düştüklerini, hercü merç ve kargaşalar içinde belâlara mağlubiyete maruz kaldıklarını da yine tarih kaydediyor. Diğer dinler ise, İslâmiyetin tam aksine bir durum sergilemektedir. Yani onların dinlerine bağlılıklarının azalması ve taassuptan kurtulmaları nisbetinde medenileşip ilerlediklerini; aksine dinlerine bağlı kalmaları ve taassuplarının kuvvetlenmesi derecesinde de gerileyip ihtilâllere maruz kaldıklarını tarih gösteriyor. Şimdiye kadar hep böyle gitmiş.”
Bunu söyleyen, General Nogi Maresuke’dir. Bu zat, Üstad Hazretlerine sorular sormuş ve cevaplar almıştır. II. Sultan Abdülhamid, Abdürreşad İbrahim Efendiye, “Git, o generalin alnından  /  başından öp!..” demiş. Bakmış, o bir samurayın oğlu olan General Nogi, emeklilikten sonra verilen köşkü bırakarak yatılı okullarda Japon gençlerini yetiştirmeye gayret etmiştir. 1904’teki Japon-Rus Savaşında zafer kazanmasına rağmen 56 bin Japon askerinin kayıp vermesinden kendisini sorumlu tuttuğu için harakiri yapmak istemiş, Japon İmparatoru Meili buna engel olmuş, Nogi’ye Kont ünvanı verip milli kahraman ilan etmiştir. İmparator Meili vefat edince, harakiri yaparak ölmüştür…
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Tutuklu gazeteci Zafer Özcan’ı kızı Ebrar Beyza Özcan yazdı: Basit, küçük anları özlüyorum ben

SONRAKİ HABER

Nasih’in Önemi

BENZER HABERLER

Sınırsız kontenjan
Manşet

Teslimiyetin sırları

Şubat 23, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Şubat 23, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

İnanç krizi mi, travma çığlığı mı?

Şubat 22, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 22, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026
Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Üç vicdan tek ideal

Şubat 2, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Sınırsız kontenjan
Manşet

Teslimiyetin sırları

by ŞERİF ALİ TEKALAN
Şubat 23, 2026
0

Yaşadığımız dünyada sebep-sonuç ilişkileri bellidir. Bazı sonuçları elde edebilmek için, ilgili sebeplere başvurulur. Sebepler her yönüyle yerine getirildiğinde, genellikle beklenen...

O bir Hakas kızı

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Şubat 23, 2026
Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek  veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

Şubat 23, 2026
60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

Şubat 22, 2026
‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi

‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi

Şubat 22, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Kayseri’de 70 gözaltı: KHK’lı baba ve oğlu dahil 54 kişi tutuklandı

Şubat 22, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM