• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Yürürlükte olmayan hukuk olmaz

Bunu şöyle de ifade edebilirim, şer’i hukuk ne demektir, şer’i kavramı ile ilahilik kastediliyorsa şer’i hukukun ne kadarı şer’idir?

Şubat 28, 2021
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

İki hafta önce KHK ile işlerinden atılan 3-4 yıl sonra da iade edilen kişilerin birikmiş mali ve sosyal haklarının verilmesi ile alakalı bana sorulan yasal faizin helal/caiz olup olmadığı konusuna cevap vermiştim. O yazıda “ilerleyen zamanlar müstakil bir yazı” olarak kaleme alırım dediğim konuya değineceğim bu hafta. Bitirebilir miyim bilmiyorum ama deneyeceğim.

O yazıda kullandığım cümleyi aynen tekrar ederek başlayayım. Şöyle demiştim: “Yürürlükte olmayan hukuk olmaz. Eğer bir hukuk yürürlükte değilse ya hukuk tarihinin konusudur ya farazi içtihatlar bütünüdür ya da müntesiplerinin gönüllü olarak her şeye rağmen tatbik etmek istedikleri bir manzumedir.”

Yanlış bir terim olduğuna inandığım İslam hukuku için — doğrusu İslam fıkhı, İslam’ın fıkhı, Müslümanların hukuku — şu an itibariyle bu üç hususun hepsi de geçerlidir. Zira İslam’ın fıkhı devletin yaptırım gücünü de arkasına alan bir hukuk değildir ve benim bildiğim kadarıyla dünyanın hiçbir ülkesi de “Benim uyguladığım hukuk İslam hukukudur” iddiasında bulunmamaktadır. İslam hukuku diye bilinen kesin hukuki hükümler ve bunlar karşısındaki farklı içtihadi görüşlerin toplamı diyebileceğimiz manzume en son yaklaşık yüzyıl önce Osmanlı devletinde uygulanmıştır. Ehlinin malumu olduğu üzere bunun adına da şer’i hukuk denilmiştir. Kaldı ki o manzumenin ne kadarının kelimenin gerçek anlamıyla şer’i hukuk ne kadarının örfi hukuk yani İslami değerleri merkeze koyarak sosyal arka plan şartlarına bağlı olarak hukukçuların ve siyasetçilerin görüşleri olduğu tartışmaya açıktır. Bunu şöyle de ifade edebilirim, şer’i hukuk ne demektir, şer’i kavramı ile ilahilik kastediliyorsa şer’i hukukun ne kadarı şer’idir?

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken

Teslimiyetin sırları

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

İki cümle ve iki soru değindiğim bu önemli husus bir kenara bırakıp hemen konuya döneyim; bizim bugün içinde yaşadığımız dünyada, karşılaştığımız yeni sorunlara birebir cevaplar üreten ne içtihatlar vardır ne de bunları hukuki sistemine yerleştirip yaptırımları ile hayata taşıyan bir devlet. İşte bu açıdan dedim ki; bugün İslam hukuku diye bildiğimiz o manzume tıpkı yürürlükte olmayan asırlar öncesinin hukukları gibi hukuk tarihinin konusudur. Belki burada İslam hukuku için büyük ve geniş bir parantez açıp bir istisnada bulunmak şarttır: O da ibadetlerdir.

İslam hukuki için ikinci olarak farazi içtihatlar bütünüdür dedim. Bununla kastettiğim şey şu: Geçenlerde okuduğum bir istatistikte gördüğüm şekliyle bugün Türkiye’de 100’ü aşkın ilahiyat fakültesi ve her fakültede de İslam Hukuku bölümü vardır. Bu bölümlerde çalışan toplam öğretim görevlisi sayısı 407. Bu akademisyenlerin özellikle günümüzde yaşanan gerçekliklere, aktüel ve güncel hayata bağlı olan konularda hüküm üreten çalışmaları var. Konu merkezli yüksek lisans, doktora ve kitap çalışmaları, çeşitli sorulara spesifik hükümlerin ver aldığı cevaplar yani fetvalar bu kapsama girer. İşte bunların hepsi farazi içtihatlar kapsamındadır. Çünkü üretilen o düşünceler, verilen o hukuki hükümler, caizdir veya değildir diye ifade edilen kanaatler kanunlaşmıyor, devletin yaptırım gücünü de arkasına alarak yürürlüğe girmiyor, mahkemelerde uygulanmıyor. Bunları isterseniz günümüzde hukukçuların alt komisyonlarda yapmış olduğu kanun tasarılarına benzetebilirsiniz.

Müntesiplerinin verilen veya verilecek hükmü gönüllü olarak hayata tatbik etmesine gelince; bu zaten asırlardan beri Müslümanların toplumsal hayatında karşılığı olan ve uygulanan bir husustur. İlmihalden başlayıp fıkıh kitaplarında yerini alan eski içtihatlara, cevaplarını bulamadıkları konularda da ilmi yeterliliğine inanılan kişilerin verdikleri “fetvalara” bakan ve hayatlarını bunlara göre şekillendirenler milyonlarca insan vardır. Bu satırların yazarı da dahil bugün yaklaşık 2 milyar Müslümanın genelde İslam’ın fıkhı ile münasebeti iste bu ilişki biçimine dayalıdır.

Yeri gelmişken birer cümle ile anlatmaya çalıştığım İslam’ın fıkhı ile alakalı bu üç önemli hususa şunu ilave etmek isterim: 1988’den beri İslam’ın fıkhı ile meşgul olan ve onu meslek edinen bir insan olarak bana sorulan ve son tahlilde “fetva” adını alacak cevaplarımı üçüncü olarak zikrettiğim çerçeve içinde görüyorum. Bir başka anlatımla: “Bugün İslam dininin temel değerleri ile çatışmayan bir hukuk sisteminin yürürlükte olduğu bir zemin olsaydı bu soruya böyle cevap verirdim, resmi görevli olsaydım bu meseleyi böyle hükme bağlardım” demektir bunun manası. Ehemmiyetine binaen bir daha tekrar edeyim; kanun haline gelmeyen, devletin yaptırım gücünü arkasını almayan, farazi olarak dile getirilen ve nihayet “Allah huzurunda sorumlu olmayayım, pozitif hukukun hükümleri ile dinimin temel değerleri ve ona bağlı olarak hükümler çatıştığında ben farazi içtihat bile olsa gönüllü olarak İslam’ın fıkhının hükmünü uygulayacağım” diyen insanlara verdiğim cevaplar olarak görüyorum söylediğim şeyleri. O soruları soran Müslümanların da böylesi bir tahlilin sonucu olmasa da dini hassasiyetleri itibariyle bu tür bir arayış içinde oldukları için o soruları sorduğuna eminim.

Bir veya iki somut örnek konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Hem bu örnekler “fıkhın güncellemesi” diye ifade edilen konuya da açıklık getirecektir. Belki devam edebilirim.

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan’ı köşeye sıkıştıracak oyun planı

SONRAKİ HABER

Çocukları yıkıldı: Baba 6 yıldır tutukluydu, anneleri de hapsedildi

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
YAZARLAR

Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken

Mart 7, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

Teslimiyetin sırları

Şubat 23, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Şubat 23, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

İnanç krizi mi, travma çığlığı mı?

Şubat 22, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 22, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Dini sohbet yaptığı için ceza verilen kanser hastası Nermin  öğretmen cezaevinde
Manşet

Dini sohbet yaptığı için ceza verilen kanser hastası Nermin öğretmen cezaevinde

by adminzaman
Mart 14, 2026
0

Sinop’ta KHK ile kapatılan Özel Huriye Boydak Koleji’nde din dersi öğretmeni olarak görev yapan Nermin Varol’un, Yargıtay’ın 6 yıl 3...

AFD’den Sydney ve Melborun’de milteci ve sığınmacılara sıcak ağırlama

AFD’den Sydney ve Melborun’de milteci ve sığınmacılara sıcak ağırlama

Mart 14, 2026
Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Mart 14, 2026
Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Mart 13, 2026
Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

Mart 13, 2026
İlber Ortaylı’dan zeytinlikler için çağrı: Türkiye sefil kömürün, beton otellerin olmamalı

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Mart 13, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM