• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home AVRASYA

Naziler, Barış Pınarı’nda batan “terörist” botları!

Ekim 21, 2019
in AVRASYA, Avustralya
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

ENES CANSEVER-HAFTANIN YORUMU

‘Barış Pınar’ı, can yaktı ve kan akıtmaya devam ediyor.

Hayatını kaybedenler…

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

130’dan fazla ev kül oldu: Hava Kurtarmayla aile ve kedileri “Bubba” kurtarıldı

ARO’dan Victoria yangın mağdurlarına kampanya: Eyalet Başbakanı Allan, bölgede  ‘Afet’ ilan etti

Antisemitizm ve Toplumsal Uyum için ‘Kraliyet komisyonu’ resmen kuruldu

Yerini yuvasını terk edenler…

Çaresizler…

İki ateş arasında kalanlar…

Barışa, sevgiye, ümide, umuda ve güneşe hasret bir toplum…

Yangın yerine dönüştü; ülkemiz, memleketimiz, coğrafyamız…

Doğup büyüdükleri evleri viraneye döndü Kürt’ün de, Türk’ün de, Arabın ve Acemin…

Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın; “Barış Pınarı da desek akan su değil kandır” demesi çok anlamlı bir ifade.

Adına “Barış Pınarı” diyerek Fetih’ler okunsa da, dünya bunu “işgal”  bazı ülkeler ise; “soykırım girişimi” olarak görüyor.

Komşu Suriye’nin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda Kürtlere karşı kirli bir savaş yürütülüyor.

Sınırın berisinde;

Nusaybin’de…

Suruç’ta…

Ceylanpınar’daki Kürtlerin kanı akıyor.

Cadde, sokak ve meydanları kan çanağına dönüşen talihsiz bir coğrafyanın acımasız yöneticileri, akan masumların kanına bir türlü doyamadılar.

Sınırın ötesinde;

Kobani’de…

Rojava’da…

Münbiç’te…

Kuzey Suriye’de Kürtlerin canı yanıyor.

 

                                                                                  Elif Terim’in küçük ağabeyi

SINIRIN HER İKİ YAKASINDAN FERYATLAR KOPUYOR

Hitler Almanya’sındaki Nazilerin zalimliği yeniden sahnede adeta…

Masumlar ölüyor.

Evlere ateş düşüyor.

Bu kirli savaştan dolayı evini terk etmek zorunda kalanların sayısı 200 bini  geçti.

Sınırın her iki yanından feryatlar kopuyor.

Minik yavru Elif Terim, bu kirli savaşın kurbanı.

Mehter Marşı ve Fetihler eşliğinde başlayan bir operasyonun ölümüne sebep olduğu, günahsız bir can.

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde oyun oynarken, hain bir kurşuna hedef olan Elif Terim’in küçük ağabeyinin bakışları tüm acıları yansıtıyor.

Üç boyutlu resme bakar gibi, yüreğindeki yarayı anlamaya çalıştım.

Ağlamaktan masmavi gözleri kan çanağına bürünmüş yavrunun…

Çaresiz bakışlarıyla aslında, bu kirli savaşın acımasızlığını hal diliyle anlatıyor.

Nasırlaşmış duygulara, mühürlenmiş kalplere, görmek istemeyen gözlere bir hançer gibi saplanıyor aslında o masum ve çaresiz bakışlar.

Kuzey Suriye’de, henüz birkaç yaşındaki yavrusunun cansız bedenini göstererek, Kürtçe ağıt yakan Anne.

Elbette, bu kirli savaşın kurbanı öncelikle Kürtler olsa da, diğer tarafta da Anadolu’nun gariban evlatları var…

YAŞARKEN “TERÖRİST” ÖLÜNCE “ŞEHİT”

Yaşarken “terörist”, vefat ederken “şehit” muamelesini gören, bu kirli savaşın kurbanı Kırşehirli Üsteğmen Çelebi Bozbıyık gibi…

“Beka”sını, masumların gözyaşları üzerine bina edenlere lanet olsun.

Sözün bittiği, insanlığın yok edildiği, vicdanın kupkuru çöllere dönüştüğü bir ülkede yaşıyoruz.

“Bebekler ölmesin.” dediği için kucağındaki bebeğiyle zindanlarda acı çektirilen “Ayşe Öğretmen“lerin yaşadığı bir memleketten söz ediyoruz.

Öğrencilere burs topladığı için bebeğiyle zindanda hayatları heba edilen binlerce Anne’nin yaşadığı bir diyardan söz ediyoruz.,

Barış temennisiyle; “bildiriye imza” atan bilim insanlarının, açlığa mahkûm edildiği bir ülkeden söz ediyoruz.

Diktatör rejimin şerrinden kaçarken deniz ve nehirlerde boğulan bebeklere; “Teröristlerin botu battı.” diyecek kadar, insani melekelerini kaybeden bir ülkenin toplumuna, neler anlatabilirsiniz ki?

“Devlet, sivilleri korumak zorunda değildir.” diyerek, ceberut bir devletçi akla alkış tutacak kadar şirazeden çıkmış hukukçuların rağbet gördüğü bir ülkede Adaletten söz edilebilir mi?

Okuyanı cahil…

Cahil olanı zaten zırcahil…

Koltuğunu, annelerin ve bebeklerin gözyaşları üzerine bina edenlere lanet olsun.

Irak’ta…

Suriye’de…

Afganistan’da…

Pakistan’da…

Mısır’da…

Libya’da…

Yemen’de…

Türkiye’yi, bu talihsizlerin saflarına ilhak eden(ler)e yazıklar olsun.

Halkına cehennemi yaşatanlara lanet olsun.

Cümleler boğazımda âdeta düğümleniyor.

Soykırıma maruz kaldıkları için Ege’de, Meriç’te hayatını kaybeden 30 kişiden 18’i, 0-6 yaş arası bebek ve çocuklardan oluşuyor.

Oscar Ödüllü “La vita e bella” yani “Hayat Güzeldir” filmindeki çocuklar gibi…

2.Dünya Savaşı döneminin acı yüzünü yansıtan İtalyan drama filmini aratmıyor, günümüzde yaşananlar…

Meriç’i geçerken ya da Ege’ye yelken açılırken, istisnasız tüm babalar, “La vita e bella” filmi gibi; tüm bu zorlu yolculuğu yavrularına birer senaryo gibi anlatarak motive ediyor.

Meriç’in zorlu yolculuğunu sükûnet içinde tamamlamak amacıyla, Roberto Benigni’nin “Hayat Güzeldir” filminde oğluna anlattığı hikâye gibi; her babanın beraberindeki çocuklarıyla hüzünlü bir hikâyesi vardır.

“Terörist” avına çıkan haşin bir iktidarın acımasızlığına maruz kalmamak için, Meriç ve Ege’nin hikâyeleri…

Dün İtalyan baba bugün ise Kürt, Türk veya Arap Anne ve Babalar, 2. Dünya savaşının dramına sahne oluyor.

Acımasızlık, ne zaman ve zemin ne de çoğrafya tanıyor.

Suriyeli,

Filistinli,

Iraklı,

Doğu Türkistanlı,

Afrikalı…

Arakanlı…

Siyah,

Beyaz,

Çekik ya da mavi gözlü…

Hepsi benzer kaderin kurbanları.

Hangi dinden, ırktan veya milletten olduklarını insan olan sorar mı?

Aynı gökyüzünü paylaşmıyorlar, bir avuç toprağı paylaşamayan gözü dönmüşlerin dünyasında…

 

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAKİ TABLO GİBİ…

Yazımı sözünü ettiğim “La vita e bella”, yani “Hayat Güzeldir” filmindeki sevimli çocuk ve babasının hikâyesiyle noktalayayım.

Roberto Benigni’nin Oscar Ödüllü “La vita e bella” filmini, bir kez daha izlemeye değer.

Ünlü İtalyan oyuncu Benigni’nin, başrolde oynadığı şaheser bir çalışma.

2.Dünya Savaşı zamanında, İtalya’da yaşanan olayı anlatan bir drama filmdir.

Filimdeki olay şöyle:

Naziler, İtalya’yı işgal eder.

Tüm Yahudileri öldürmek üzere toplama kampına götürülürler.

Hizmet Hareketi mensuplarının zindanlara kapatılmaları gibi…

Baba rolünü üstlenen Roberto, bu acıyı çocuğuna yansıtmamak için çabalar.

Ve oğlunu; her şeyin oyun olduğunu ve oyunu kazanırsa bir tankın ona ödül olarak verileceğini inandırır.

Dolapta saklanan İtalyan çocuk, tank ile kampa giren Amerikan askerleri tarafından kurtarılıyor.

Ve ödülüne kavuştuğunu zanneder çocuk.

Babası ise Alman askerleri tarafından vurulur.

Bir hikâye uydurup, çocuğunun hayatını kurtaran bu fedakâr babayı bağrına basmamak mümkün mü?

Baba rolündeki Roberto Benigni, filimde güldürürken aslında ağlatıyor.

3 Dalda Oscar ödülü aldı film. 30’dan fazla ödülle taçlandırıldı.

Geçen yıl, Meriç’ten geçerken Hizmet Hareketi mensubu Tahsin Öğretmen de, tıpkı Benigni gibi; kızı Ceyda Rana’ya benzer hikâyeler anlatarak, o ölümlü yolu kat edip Atina’ya vardılar.

“Hayat Güzeldir” filimi, bugün baskıdan kaçarken, bombalara hedef olan Suriye’de veya Meriç ve Ege’nin derin soğukluklarında, anne kucağında boğulan çocukların hikâyeleriyle bu nedenle neredeyse birebir benzer.

Var mı, Hitler’in zulmüne maruz kalan Benigni’nin çocuğunun, “Barış Pınarı” savaşının sebep olduğu mermilerle hayatını kaybeden Ceylanpınarlı Elif ve Nusaybinli Güley’dan bir farkı?

Ya da Meriç’te boğulan 2 yaşındaki Halil Münir Abdurrezzak’ın, 4,5 ay sonra kum ocağının su pompasına takılı olarak bulunan bedeninin hazin tablosundan bir farkı?

Ya da aynı kaderin mağduru anne ve babasıyla boğulan ve hala na’şı Ege’nin derin sularındaki Feridun’un hazin hikâyesinden farklı bir yönü?

Batılı bir kalem erbabının dediği gibi: “Savaşın kolları uzundur. O kadar uzun ki, savaş bittikten sonra bile kurbanlarını alıyor.”

e.cansever@yepyeni.zamanaustralia.com.au

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Çay koy keçeli, yeniden başlıyoruz.

SONRAKİ HABER

Cezaevinde vefat eden Nesrin Gençosman’ın ablasını da tutukladılar: Mağdurlara yardım etmek

BENZER HABERLER

Victoria’da yangın kontrol altına alınamıyor: Binlerce kişi tahliye edildi
Avustralya

130’dan fazla ev kül oldu: Hava Kurtarmayla aile ve kedileri “Bubba” kurtarıldı

Ocak 11, 2026
ARO’dan Victoria yangın mağdurlarına kampanya: Eyalet Başbakanı Allan, bölgede  ‘Afet’ ilan etti
Avustralya

ARO’dan Victoria yangın mağdurlarına kampanya: Eyalet Başbakanı Allan, bölgede  ‘Afet’ ilan etti

Ocak 10, 2026
Antisemitizm ve Toplumsal Uyum için ‘Kraliyet komisyonu’ resmen kuruldu
Avustralya

Antisemitizm ve Toplumsal Uyum için ‘Kraliyet komisyonu’ resmen kuruldu

Ocak 9, 2026
Başbakan’dan vatandaşlara yangın çağrıs: Yalnız yaşayan ve  yaşlılara öncelik bekliyoruz
Avustralya

Başbakan’dan vatandaşlara yangın çağrıs: Yalnız yaşayan ve yaşlılara öncelik bekliyoruz

Ocak 9, 2026
Avustralya polisinden kaçakçılık şebekesine büyük darbe
Avustralya

Avustralya polisinden kaçakçılık şebekesine büyük darbe

Ocak 8, 2026
NSW Eyaleti’ndeki yangında fatura ağır: 32 ev 76 farklı amaçlı bina yandı
Avustralya

Kavurucu tehlike: Victoria’da aşırı sıcaklar yangın riskini “Felaket” seviyesine taşıdı

Ocak 8, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
O bir Hakas kızı
Manşet

Zindandaki secde!

by Harun Tokak
Ocak 11, 2026
0

Göğün boşluğundan ağır ağır inen kar taneleri sadece yolları değil, koca bir geçmişin üzerini örtmek ister gibi yağıyordu. Yol kenarındaki...

Victoria’da yangın kontrol altına alınamıyor: Binlerce kişi tahliye edildi

130’dan fazla ev kül oldu: Hava Kurtarmayla aile ve kedileri “Bubba” kurtarıldı

Ocak 11, 2026
Fabrikası yağmalanan Cesur, sürgünde yeniden inşa etti: 300 öğrenciye burs verdi, Erdoğan rejimi “terörist ilan etti

Fabrikası yağmalanan Cesur, sürgünde yeniden inşa etti: 300 öğrenciye burs verdi, Erdoğan rejimi “terörist ilan etti

Ocak 11, 2026
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “ABD, kargaşa çıkarmak için bazı grupları kışkırtıyor”

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “ABD, kargaşa çıkarmak için bazı grupları kışkırtıyor”

Ocak 11, 2026
Hakları gaspedilen KHK’lar ve Barış Akademisyenleri zulüm yaşıyor:10 yılda 400 kişiden 4’ü göreve iade edildi

Hakları gaspedilen KHK’lar ve Barış Akademisyenleri zulüm yaşıyor:10 yılda 400 kişiden 4’ü göreve iade edildi

Ocak 11, 2026
İran’daki gösteriler: Belediye binası ve cami ateşe verildi

İran’daki gösteriler: Belediye binası ve cami ateşe verildi

Ocak 11, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM