• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Talat Paşa’dan ‘Saray rejimi’ne uzanan canavar!

Aralık 5, 2025
in Manşet, YAZARLAR
126
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

“İttihatçı zihniyetin yöntemi bugün hâlâ yürürlükte” diyor Ahmet Altan.
Gazeteci Alin Ozinian’la yeni kitabını konuşan Altan, Talat Paşa dönemini çok detaylı anlatıyor.
Tarihe fener tutan Altan, bugünkü karanlık rejime de ışık tutuyor.

“Topluca düşman yarat, bir grubu şeytanlaştır, herkesin korkusunu, öfkesini oraya yönelt.” cümlesi sanki bugünler için.
100 yıl önce Ermenileri, 80 yıl önce Dersim’i…
Alevileri,
Kürtleri,
Solcuları…
Hizmet Camiasını,

KHK’lıları,

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avustralya Merkez Bankası faizi %4,10’luk orana yükseltti

AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk

AİHM’den 109 başvuru hakkında ihlal kararı:Türkiye bir tazminata daha mahkum edildi

Cumhuriyet’in partisi CHP ve CHP’lileri kapsıyor bu cümle.

Ahmet Altan’ın; “İttihatçı zihniyetin yöntemi bugün hâlâ yürürlükte” cümlesi, tarih sayfalarında kalmış bir tespitten çok, bugünün Türkiye’sine dair bir gerçeklik.

Talat Paşa’nın Ermenileri “vatan için” feda edilebilir bir tehdit olarak kodladığı dönemi düşünün; sonra da Erdoğan rejiminin Hizmet Camiası, CHP ve muhalif kesimleri nasıl “şeytanlaştırdığına” bakın.

  • Önce bir iç düşman oluştur,
  •  Sonra onu şeytanlaştı
  • Ardından toplumun korkusunu, öfkesini o hedefe yönlendir.
    Tam anlamıyla şeytanca bir yöntem.

İmparatorluk yıkıldı, Cumhuriyet kuruldu, aktörler değişti ama zihniyet kostüm değiştirerek sahnede kalmaya devam ediyor.

Hem de aynı taktik ve argümanla…

“Vatan için günaha razı olma” sapkınlığı.

Talat Paşa, Ermenileri yok etmenin bir “günah” ve “suç” olduğuna inandırılmıştı.
Bu yaklaşımın Osmanlı Anayasası’na da aykırı olduğunu biliyordu.
Ama kendince şöyle bir “ahlaki formül” oluşturmuştu:

“Bu benim günahım. Gerekirse cehennemde yanacağım ama ben bu ulusa bir ülke bırakacağım.”

Yani “Vatanı kurtarmak için büyük bir günah işlerim; sonunda cehennemde de yanarım, buna da razıyım,” diyordu.
Ermeni halkını bir “toplu tehdit” olarak kodlayıp ortadan kaldırmayı “ülkeyi kurtaran cerrahi bir operasyon” gibi görüyordu.

Bugünün Türkiye’sinde tablo farklı mı?

Erdoğan’ın da Hizmet Camiasına yönelik başlattığı soykırım sürecinin ilk günlerinde “Bu benim ahiretime de mal olsa yapacağım” dediğini hatırlayın.

Tipik İttihatçı refleks:

  • Korkuyu yönetememek,
  • Toplu suç mantığı,
  • Dini araçsallaştırmak…

Cürmü ve günahının farkına varıp bunu “yüce bir amaç uğruna” meşrulaştırmak.
“Vatan için cehenneme” rıza gösterme sapkılığı.

Her büyük kötülük kendine bir ideoloji, bir gerekçe, bir “vatan”, “din”, “millet” kılıfı uydurma hali.

Erdoğan rejimi son 10 yılda muhalif bir kesimi “iç düşman” kategorisine yerleştirdi.

Hem de Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını hiçe sayarak.
Devletin resmi diliyle, gayriahlaki argümanlarla, devletin tüm enstrümanları ve “siyasete köpeklik” yapan yargı eliyle binlerce insan bir anda “terörist”, “vatan haini” ilan edildi.

Tum bunlara ses çıkarmayan  muhalefet ve CHP şimdi aynı canavarla boğuşuyor:

  • Terörle iş birliği,
  • Milli iradeye karşı odaklar,
  • Vesayet artıkları,
  • Gayrimilli unsurlar…

Görüldüğü gibi; aktörlerin adı değişse de mekanizma ve uygulama aynı.
Her adımda İttihatçı söylem ve yöntem.
Her krizin, her adaletsizliğin faturasını “iç düşmana” kesme şeytanlığı.

Talat Paşa “Ermenileri yok edersek Anadolu’yu kurtarırız” hülyasına inandırılmıştı;

Erdoğan ve rejimi ise “Bu grubu (Hizmet Hareketini) ve CHP’yi ezersek, yok edersek ülkeyi kurtarır, refaha kavuşuruz” masalına inandirma.

Talat Paşa döneminde “vatan, din, millet” adına insanlar sürüldü, öldürüldü.
Bugün ise “dava”, “ümmet”, “milli irade”, “beka” gibi kavramlarla binlerce insan hayatı zindana dönüştü.

Binlerce masum, ozgürlüğünden oldu, topraklarını terk etmek zorunda bırakıldı.

Bu açıdan bakınca hem Talat Paşa’nın “cehennemde yanmaya razı vatanseverliği” hem de bugün “dava” adına yapılan zulümler aynı “devlete  hizmet” ediyor.

Bireysel suç ve toplu ceza vicdansızlığı…
Dün Ermenilere, Dersim’in Alevilerine, Piran’ın Kürtlerine; bugün ise level atlayarak tüm Anadolu sathına yayıldı zulüm…

Ahmet Altan’ın romanındaki Şeyh Efendi’nin tarihe not düşen, bugun de kulakları ve vicdanları delen şu cümlesine bakar mısınız?:

“Suçluyu cezalandırın, kavmini değil.”

1915’te devlet:
Bireysel suçlara bakmak yerine “Ermeni” kimliğini başlı başına suç gerekçesi saydı.
Bir topluluğu “potansiyel hain” veya “iç düşman” olarak kodlayıp topyekûn cezalandırdı.

Bugün ise benzer refleksle:
“Cemaat iltisakı” gibi hukukta olmayan uyduruk gerekçelerle, yerel seçimlerde iş birliği yapan partileri “Kent Uzlaşısı” zırvasıyla suçlayarak milyonların hayatı karartılıyor.

Toplu cezalandırmayı normalleştiren devlet refleksi…
Devleti yönetenler her dönemde kendilerini “vatanın sahibi” gibi görüyor.
Aldıkları her kararı “vatanın lehine” diye sunuyorlar.

  • 1915’te “Ermenileri sürmek, kırmak vatanın lehine” deniyordu.
  •  Bugün “Şu grubu tasfiye etmek, şu partiyi şeytanlaştırmak, şu gazeteciyi, akademisyeni hapsetmek vatanın lehine” deniyor.

Talat Paşa karar verdi; sonuç imparatorluğun çöküşü oldu.
Bugün de “ Saray’daki Reis” “devletin bekası” adına alınan kararları, ülkeyi nasıl bir yalnızlığa, yoksulluğa, kutuplaşmaya sürükleyerek Cumhuriyeti karpuz gibi ikiye ayırarak, içde ve dışta  yıkım noktasına getirdi.

Kisacası değişmeyen ise; farklı hükümet ama aynı devlet, aynı canavar…

Altan’ın romanındaki karakter Hikmet Bey’in, yüz yıl önce ama bugünü de kapsayan şu cümlesine bakın:
“Bu topraklarda bir ümit yok.
Hep aynı canavarı doğuran bir ucube gibi…
Hep aynı korkunç adamları doğuruyor bu toprak.”

Ne yazık ki, 1915’te “Ben bu ilin celladı değilim” diyen valilerin yerini bugün dronlarla, operasyon şovlarıyla cellatlık peşinde koşan Süleyman Soylu, Ali Yerlikaya gibi yöneticiler aldı.
“Suçluyu cezalandırın, kavmini değil” diye haykıracak ehli vicdan topluluğu ise son on yıllarda çıkmadı.

Geriye kalan; bedeli göze alıp “Bu doğru değil” diye haykıran Ahmet Altan gibi gazeteciler, Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi vicdanlar, hukukçular, cezaevlerini dolduran bebekli anneler ve 90 yaşına dayanmış pîr-i faniler…

Hasılı, kişisel hikâyeler ve tarihsel bağlamlar farklı ama değişmeyen zihniyet aynı “devlete hizmet” ediyor.

Ahmet Altan kendini “inançlı biri değilim” diye tarif ederken bile dindarlığın özüne dair sahici bir cümle kuruyor:
“Kötülük yapan, başkalarına acı veren insan gerçekten dindar değildir.”

Baksanıza, milyonlara bunca zulmü yaşatan bir rejime karşı “Suçluyu cezalandırın, kavmini değil” diyen ateistin sözlerine cevap verecek, bu topraklara katkı sağlayacak cesur bir dindar kitle çıkmıyor. e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: <alevilerAhmet AltanAKPAlin OzinianCezaevienes cansevererdoganErmenilergazeteciHİZMET HAREKETİKürtlerTalat PaşaTürkiyezulüm
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Adli Tıp’dan KHK’lı MS hastası KHK’lı binbaşı Mehmet Gürler’e nihayet rapor

SONRAKİ HABER

Meta, Avustralya’da 16 yaş altı gençlerin sosyal medya hesaplarını kapatmaya başladı

BENZER HABERLER

Avustralya Merkez Bankası faizi  %4,10’luk orana yükseltti
Avustralya

Avustralya Merkez Bankası faizi %4,10’luk orana yükseltti

Mart 17, 2026
AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk
Manşet

AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk

Mart 17, 2026
KHK’lılar adalet için Strasbourg’ta buluştu: Avrupa Konseyi’ne ve AİHM’e mektup
AVRUPA

AİHM’den 109 başvuru hakkında ihlal kararı:Türkiye bir tazminata daha mahkum edildi

Mart 17, 2026
Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”
Avustralya

Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”

Mart 17, 2026
Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı
Avustralya

Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı

Mart 17, 2026
Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”
Manşet

Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”

Mart 17, 2026
  • All
  • Manşet
Avustralya Merkez Bankası faizi  %4,10’luk orana yükseltti
Avustralya

Avustralya Merkez Bankası faizi %4,10’luk orana yükseltti

by adminzaman
Mart 17, 2026
0

 Avustralya Merkez Bankası (RBA), enflasyon baskısının sürmesi nedeniyle politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,10’a yükseltti. RBA Başkanı Michele...

AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk

AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk

Mart 17, 2026
KHK’lılar adalet için Strasbourg’ta buluştu: Avrupa Konseyi’ne ve AİHM’e mektup

AİHM’den 109 başvuru hakkında ihlal kararı:Türkiye bir tazminata daha mahkum edildi

Mart 17, 2026
Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”

Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”

Mart 17, 2026
Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı

Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı

Mart 17, 2026
Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”

Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”

Mart 17, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM