15 Temmuz kurgu darbe süreciyle birlikte binlerce insan hayatından, mesleğinden, eşinden, aşından ve rütbesinden koparıldı. Bu süreçte KHK ile ihraç edilen F-16 pilotu Yüzbaşı Sefa Şahan’ın Türkiye’den Hollanda’ya uzanan hayat hikayesi, ALESTA Youtube Kanalı üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı. Şahan, yaşadıklarını tüm açıklığıyla anlatarak dikkat çeken bir tanıklık ortaya koydu.
Burak AKİF CAN-ZAMAN Avustralya
Eski F-16 pilotu Sefa Şahan, 15 Temmuz sonrası yaşadığı ihraç sürecini, arkadaşlarının tutuklanmasını, Türkiye’de karşılaştığı zorlukları ve Hollanda’da yeniden kurduğu hayatı detaylarıyla anlattı. Zor şartlara rağmen vatan sevgisinin değişmediğini vurguladı.

“Kendinizi tanıtır mısınız?”
Tabii ki. Ben Sefa Şahan. 1985 İzmir doğumluyum. Babam emekli işçi, annem ev hanımı. İzmir’de ilk ve ortaokulumu tamamladıktan sonra Maltepe Askeri Lisesi’ne 1999 yılında girdim. Takiben 2003 yılında Hava Harp Okulu’na girdim. Hava Harp Okulu mezuniyeti sonrasında İzmir Çiğili’de pilotaj eğitimini tamamladıktan sonra, sırasıyla F-5 ve F-16 harbe hazırlık eğitimlerinden sonra Diyarbakır’da 4 yıl kadar görev yaptım. Ardından en son görev yerim Harp Akademileri Komutanlığıydı. Evliyim, iki çocuğum var. Şu anda Hollanda’da yaşıyoruz.
“Türkiye’de hayatınızı değiştiren olaylar nelerdi?”
Şöyle bu soruya şöyle cevap vereyim. Bir kere malumunuz 15 Temmuz hepimizin hayatını değiştirdi. Birçok silah arkadaşımızın da hayatını değiştirdi. 15 Temmuz’dan sonra artık farklı bir kader çizgisinde devam etmeye başladık. Benim hayatımı değiştiren en büyük değişiklik 15 Temmuz’du diyebilirim. Birliğimizde 15 Temmuz’da maalesef çok sayıda kişi tutuklandı. Haksız yere. Bir hainlik sonucunda bir tuzak kurulmuş gibi hissediyorum ve bu tuzak sonucunda bir sürü arkadaşımız maalesef tutuklandı. Çoğu da hâlâ içeride.
“Hayatınızın artık eskisi gibi olmayacağını düşündüğünüz bir an oldu mu?”
Yani arkadaşlarımız 15 Temmuz’da içtimaya çağrılmıştı. Biraz önce söylediğim gibi içtimaya çağıran komutanlar şu anda dışarıda ama içtimaya giden bizim arkadaşlarımız, oradaki akademideki kursiyer subayların hepsi şu anda içerideler. Çoğu şu anda içerideler. Ben fiziki olarak o gece Anadolu yakasında aile ziyaretindeydim. Biz çağrılan içtimaya cevap veremedik. Arkadaşlarımdan tek farkım buydu. Biz Anadolu yakasında olduğumuz için fiziki olarak içtimaya gidemedik ve dışarıda kaldık. Onlar ise sadece içtimaya gittikleri için suçlu bulundular ve şu anda içerideler. Bu süreç içerisinde arkadaşlarımın lojmandan bir hain gibi alınması gerçekten çok zor bir durumdu benim için. Çok belki hayatımın duygusal olarak en zorlandığım dönemiydi. Arkadaşlarımın tek tek baskınla evlerinden alınıp götürülmesi, ailelerinin arkasından bakması, anne babalarıyla konuşmak benim için çok zor bir dönemdi.

“İhraç edildiğinizi öğrendiğinizde ne hissettiniz?”
Bunun şöyle komik bir hikayesi var aslında. Biraz da ironik bir hikaye. Şimdi benim sürecimde ben bir sürü arkadaşımı kaybedince bana ihraç olmak aslında çok böyle etkilemedi gibi. Yani benim için vatana hizmet etmenin yolu sadece omzuma rütbe takarak üniforma giyerek değil. Farklı yolları olduğunu da düşünüyorum. Biz vatanı seven insanlarız. Sabah açıklanırdı KYK listeleri. Ben bir buçuk yıl kadar açıkta kaldım. 15 Temmuz’dan bir ay sonra beni açığa aldılar. Herhangi bir sebep gösterilmeden. Bu süre zarfında hep açıklanan listeleri takip ediyordum. Artık ihraç edecekler düşüncesi oluşmuştu. Yine bir KYK listesi sabah yayınlanmıştı. Eşim gelip beni uyandırdı, “Bir şey var” dedi. Ben ailemizden birine bir zarar geldiğini düşündüm. Sonra listeyi gösterdi, “İhraç etmişler seni” dediğinde “Bu muymuş?” deyip tekrar uyumaya devam edebildim.
“Hiç öfkelenmediniz mi?”
Ben ihraç olduktan sonra yaklaşık 2,5 yıl sivil sektörde çalıştım. Bu süreçte insanların tutumlarının büyük ölçüde medyadan etkilendiğini gördüm. İnsanlar yapılan propagandaya çok inanıyor. Tabii ki art niyetli insanlara karşı tepkim var. Ama halka karşı bir tepkim yok. Çünkü büyük bir manipülasyon olduğunu düşünüyorum. Ancak bu tuzağı kuran, silah arkadaşımız sandığımız insanlara karşı elbette bir tepkim var. Ama vatana ve millete karşı hiçbir kırgınlığım yok.

“Yalnız kaldığınızı hissettiniz mi?”
Çok hissettim. Akademide 26 kişiydik. Bir ara bütün arkadaşlarım içeri girmişti. Bir tek ben dışarıda kalmıştım. Derdimi paylaşabileceğim kimse yoktu. Bu çok büyük bir yalnızlık hissi verdi. Sivilde çalışırken de insanların çok farklı dinamikleri olduğunu gördüm. O dönem silah arkadaşlığının değerini çok daha iyi anladım.
“Yurt dışına çıkma kararını neden aldınız?”
Bu sürecin düzeleceğine inanıyordum. Ama Yargıtay aşamasına gelince artık çıkma kararı verdim. Çok zor bir karardı. Ama artık burada düzgün bir hayat kurmamıza izin verilmeyeceğini gördüm. Çalıştığım işte sigortasız çalışıyordum. Bu bile başlı başına bir göstergedir.
“Türkiye’de ne gibi zorluklar yaşadınız?”
Size verilen iş sanki bahşedilmiş bir iş gibi. Kimse sizi işe almıyor, “Ben sana iş verdim” gibi bir yaklaşım vardı. Şoför olarak çalışmaya başlamıştım. F-16 pilotluğundan şoförlüğe geçiş yaptım. KYK’lı kişilere iş vermek istemiyorlardı. İnsanlar korkuyordu.

“Hollanda’ya geldiğinizde ilk ne hissettiniz?”
En zorlandığım şey sığınma talebinde bulunmaktı. Bir polise gidip “Ben sığınma talep ediyorum” demek çok zordu. Ama polis bana “Artık güvendesin, burada rahat olabilirsin” dedi. Bu beni çok etkiledi.
“Hayatınız ne zaman düzene girdi?”
Yaklaşık 6 ay kampta kaldım. Sonra evimize geçtik. Dil öğrenmeye başladık. Yazılım alanına yöneldim. Kurslara katıldım ve iş bulduğum zaman artık kendi ayaklarımın üzerinde durabildiğimi hissettim.
“Aileniz bu süreci nasıl yaşadı?”
Küçük çocuğum çok etkilendi. “Baba burası da değişirse ne olacak?” diye soruyordu. Bu soruya cevap vermekte zorlandım. Ama zamanla adapte oldular. Çocuklar dili çok hızlı öğrendi. Eşim şu anda bir okulda çalışıyor. Hep birlikte yeni bir hayat kurduk.

“Hollanda’da entegrasyon süreciniz nasıl ilerledi?”
Komşularımızla çok güzel ilişkiler kurduk. Bizi kabul ettiler. Hediyeleşmeler oldu, yardımlaşmalar oldu. Bu bizi çok etkiledi ve entegrasyonu kolaylaştırdı.
“Bugünkü Sefa Şahan geçmişine ne söylerdi?”
Hayatın düz bir çizgi olmadığını öğrendim. 30 yaşına kadar kazandığım tecrübeyle, bu süreçte kazandığım tecrübeler arasında çok büyük fark var. Bu yaşadıklarım bana çok şey öğretti.












