Avrupa’da Orta Doğu gerilimine mesafeli duran ülkeler arasına bir yenisi daha katıldı. Avusturya, İran’a yönelik askeri operasyonda kullanılmak istenen ABD savaş uçaklarına hava sahasını kapattı. Kararın, ülkenin anayasal “tarafsızlık” ilkesi çerçevesinde alındığı açıklandı.
RESMİ AÇIKLAMA: “TALEPLER EN BAŞINDAN REDDEDİLDİ”
Avusturya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD’den gelen hava sahası kullanım taleplerinin değerlendirmeye alındığı ancak tamamının reddedildiği bildirildi.Bakanlık sözcüsü, kararın gerekçesini açık bir dille ortaya koydu:
“Ülkemizin tarafsızlık ilkesi gereği bu tür askeri operasyonlara izin verilmesi mümkün değildir. Talepler geldi ve en başından itibaren reddedildi.”
Açıklamada ayrıca, her başvurunun Dışişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde incelendiği, ancak İran’a yönelik askeri faaliyetlerle bağlantılı uçuşlara kesinlikle izin verilmediği vurgulandı.
TARAFSIZLIK POLİTİKASI BELİRLEYİCİ OLDU
Avusturya’nın bu kararı, 1955 yılından bu yana sürdürdüğü anayasal tarafsızlık statüsüne dayanıyor. Yetkililer, ülkenin askeri çatışmalara doğrudan veya dolaylı şekilde dahil olmasının hukuken mümkün olmadığını belirtiyor.
Uluslararası ajanslara yansıyan bilgilere göre de Viyana yönetimi, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarında hava sahasının kullanılmasına izin vermeyerek “uzun süredir devam eden tarafsızlık politikasına bağlılığını” bir kez daha teyit etti.
AVRUPA’DA BENZER KARARLAR ARTIYOR
Avusturya’nın bu adımı, Avrupa’da yalnız değil. İspanya, İsviçre ve bazı diğer ülkelerin de benzer gerekçelerle ABD’nin askeri uçuşlarına sınırlamalar getirdiği biliniyor.
Analistler, bu gelişmenin Avrupa’nın ABD’nin İran politikalarına “mesafeli ve temkinli” yaklaşımının bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Bölgedeki gerilim sürerken, Avrupa ülkeleri doğrudan askeri angajmandan kaçınmayı tercih ediyor.
SİYASİ MESAJ: “SAVAŞA DAHİL OLMAYIZ”
Avusturya iç siyasetinde de karar destek buldu. Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) yetkilileri, ülkenin “aktif tarafsızlık” politikasını daha güçlü şekilde sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Yapılan değerlendirmelerde, Orta Doğu’daki çatışmanın Avrupa ekonomisine zarar verdiği ve bu nedenle askeri süreçlerin dışında kalınmasının stratejik bir tercih olduğu ifade edildi.