Manisa merkezli 7 ilde önceki gün (2 Nisan) düzenlenen ev baskınlarında 42 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların önemli bir kısmının KHK ile ihraç edilmiş kişiler ve onların aile bireyleri olduğu öğrenildi.
Operasyonlar Manisa, Aydın, Balıkesir, Yalova, Ankara, İzmir ve Sakarya illerinde eş zamanlı gerçekleştirildi. Gözaltına alınanların önemli bir bölümünün KHK ile ihraç edilen kişiler ve onların aile bireyleri olduğu öğrenildi. Dosyaların ortak noktası ise yine aynı: Ramazan ayında kişilerin birbirlerine yardımda bulunmaları.
RAMAZAN YARDIMINA OPERASYON: 42 GÖZALTI, İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE
Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine destek olan Gülen Hareketi gönüllülerinin evlerine yapılan baskınlarda, işkence ve kötü muamele dikkat çekti.Edinilen bilgilere göre aramalarda:
- Kadınların başörtüsü takmasına izin verilmedi
- Kişisel eşyalar, bilezikler, takılar “suç unsuru” gibi toplanıp el konuldu
- Sabah namazı kılmak isteyenlere izin verilmedi
- Ters kelepçe uygulandı
- Evdeki yaşlı bir kadına silah doğrultuldu
- Evler saatler süren aramalarla dağıtıldı
- İlkokul ve ortaokul çağındaki çocukların tabletleri dâhil tüm dijital cihazlara el konuldu
- Esnafa ait kasa ve iş ekipmanları dahi götürüldü
- Avukatlarıyla görüştürülmediler
YİNE ÇOCUKLAR AİLESİZ BIRAKILDI
Bu uygulamaların tamamının, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yardım eden gönüllülere yönelik olması, 38’i kadın olmak üzere toplam 42 kişi gözaltına alınması, çocukların ailesiz bırakılması hukuksuzluğun boyutunu gözler önüne serdi. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, ortaya çıkan tablonun ölçülülük ilkesine tamamen aykırı olduğuna dikkat çekiyor.
GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN PEYNİR SATIYORDU
Gözaltına alınanlar arasında, geçimini peynir satarak sağlayan kişiler ile daha önce cezaevinde kalmış KHK’lılar da bulunuyor. Hukukçular, sosyal dayanışmanın dahi kriminalize edilmesinin temel hak ve özgürlükler açısından ağır ihlaller oluşturduğunu belirtiyor. KHK’lıların dayanışma faaliyetlerinin “suç” gibi gösterilmesi toplumsal tepkiyi artırıyor.
Gözaltındaki 42 kişinin avukatlarıyla görüştürülmediği ve ifadelerin toplu şekilde alındığı bildirildi. Bu durum hem AİHM hem de AYM içtihatlarına göre adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geliyor.
AİHM “BU EYLEMLER SUÇ DEĞİLDİR” DİYOR
AİHM’in 26 Eylül 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya kararı, benzer dosyalar açısından kritik bir içtihat niteliğinde.
Karara göre şu fiiller suç sayılamaz:
- Bankaya para yatırmak
- Bir derneğe üye olmak
- ByLock kullanmak
- Gazeteye abone olmak
- Çocukları kapatılan okullara göndermek
- Ankesörlü/kontörlü telefondan aranmak
AİHM, bu eylemlerin “AİHS’nin kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine göre suç teşkil etmediğini açıkça belirtti. Tüm bu kararlara rağmen operasyonların sürmesi, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin giderek aşındığını gösteriyor.
BİR BAŞKA TRAJEDİ: 4 YAŞINDAKİ ÇOCUK ANNEDEN KOPARILDI
Samsun’un Çarşamba ilçesinde Hatice Tekcan, Gülen Hareketi mensubu olduğu iddiasıyla aldığı 6 yıl 3 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanınca 27 Mart’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.Tekcan’ın 4 yaşındaki kızıyla vedalaşırken çekilen görüntüler, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Küçük bir çocuğun annesinden koparılması, KHK süreçlerinin yarattığı insani yıkımı bir kez daha gözler önüne serdi.Tutuklamayı duyuran iktidara yakın medya organları olayı “başarılı operasyon” olarak servis ederken, Jandarma da bu gözaltını “titiz bir çalışma” olarak açıkladı.
“HUKUK VE VİCDAN BU UYGULAMAYI KALDIRMIYOR”
Türkiye’de Gülen Hareketi gönüllülerine yönelik hem geniş çaplı gözaltılar hem de çocuklu annelerin tutuklanması, hukukçular, insan hakları savunucuları ve psikologlar tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Uzmanlara göre bu süreç: Hukukun üstünlüğünü zedeliyor, AİHM içtihatlarına açıkça aykırı, Toplumsal dokuda onarılması zor travmalar oluşturuyor.
- Doymadınızmı zulme, ne aç mahluklarmışsınız, ne zulme doydunuz ne de yemeye…
- Ah almaya doyamıyorlar, zulümden vazgeçmeyi de düşünmüyorlar. İyiliğe düşman bir güruh da zulmü ve zalimleri alkışlamaya devam ediyorlar, Rabbim hakkettikleri sonu hızlandırsın inşallah
- Aff Allah’ım aff
Yine anneler, yine babalar, yine yetim bırakılan çocuklar…
“Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun… Yok musun ey adl-i İlâhî!” - Erdoğan ABD’ye, İsrail’e, Rusya’ya, Öcalan’a boyun eğdi. Devletin gücünü masum başörtülü bacılar üzerinde kullanmaya çalışırken yakalandı. Akın Gürlek mi, o da malvarlığına boyun eğdi. Zülmü kadınlara yetiyor.
- Manisalı duysun eserini. Siz anladınız kimi kastettiğimi.
- Allah hepinizin belasını versin, nasıl bir döneme denk geldik Ya Rabbi..!
Bu zulmü yapan kim varsa tez zamanda Rabbim hakkınızdan gelsin, sürüm sürüm süründürsün. - Mazlumların ahı indir şahı…
- BU NASIL BİR KINDIR? Ya Rabbi ARTIK YETER! YETİŞ BU MAZLUMLARIN İMDADINA!
- Kendi halkına bu kadar zulmeden bir hükümet gelmedi. Allah bildiği gibi yapsın.
- Tekrardan tutuklanma ihtimali olan kişiler niye adreslerini doğru olarak bildiriyor ve tutuklanmayı bekliyor? Bu zalimlerin işlerini niye bu kadar kolaylaştırıyorlar?
- Sizleri Allah’a havale ediyoruz
- Allah gelsin bu zalim, firavun neslinin hakkından.
- Katiller, sapıklar, hırsızlar dışarıda (hatta memleketi sözde yönetiyorlar), ev hanımları içeride!
- Hırsızları büyükelçi yapan Erdoğan, başörtülü Müslüman kadınları terörist diye tutuklatıyor.













