Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze Şeridi’nde son bir haftada düzenlediği ve aralarında 6 çocuğun da bulunduğu en az 57 Filistinlinin hayatını kaybettiği askeri saldırıları sert bir dille kınadı.
Geçtiğimiz Ekim ayında İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes mutabakatı kağıt üzerinde yürürlükte olsa da Gazze’deki şiddeti durdurmaya yetmedi. Üstelik savaşa kalıcı olarak son verecek nihai bir anlaşma için yürütülen diplomatik çabalar da tamamen tıkanmış durumda.
BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, Cenevre’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ateşkes ilanının üzerinden dokuz ay geçmesine rağmen Gazze’de Filistinliler için hâlâ güvenli tek bir yer bile yok” diyerek tepkisini dile getirdi. Kheetan, İsrail ordusunun son günlerde Gazze’deki saldırılarını bilerek yoğunlaştırdığını, onlarca Filistinliyi katlettiğini ve yaraladığını vurguladı.
Sözcü Kheetan, 13-20 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen İsrail saldırılarında “en az 57 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini, bu kişilerden 6’sının çocuk, 8’inin ise kadın olduğunu” aktardı.
Hedef gözetmeksizin vurulan siviller, işlenen savaş suçları
İsrail ordusu ise son günlerde Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği bir dizi hava saldırısında, 7 Ekim 2023 saldırılarına katıldığını veya rehinelerin alıkonulmasında rol oynadığını iddia ettiği çok sayıda Hamas ve İslami Cihad üyesini hedef aldığını savunmuştu. Ordu ayrıca, birliklerine tehdit oluşturduğu gerekçesiyle bir silah deposu, bir mühimmat üretim tesisi ve bir roket fırlatma mevzisinin vurulduğunu duyurmuştu.
Ancak BM Sözcüsü Kheetan, İsrail’in bu iddialarının aksine saldırıların doğrudan konutları, yerinden edilmiş sivillerin sığındığı en az bir çadırı ve nüfusun yoğun olduğu diğer kalabalık alanları vurduğunu belirtti. Hayatını kaybedenlerden 34’ünün, “İsrail’in haritada belirlediği sarı güvenlik hattının çok uzağında katledildiğine” dikkat çeken Kheetan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu saldırılarda sivillerin katledilmesi; uluslararası insancıl hukukun ihlal edilmeye devam ettiğine, savaş suçlarına ve Gazze’de işlenmesi muhtemel diğer gaddarlık suçlarına dair ciddi endişeleri artırmaktadır. Unutulmamalıdır ki, uluslararası hukuka göre sivilleri kasıtlı olarak hedef almak açık bir savaş suçudur.”













