Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üye devletleri arasında, 445 dosya ile AİHM kararlarının infazını bekleyen en yüksek dosya sayısına sahip ülke olduğu belirtildi. O’Flaherty, Türk makamlarını AİHM kararlarını gecikmeksizin ve eksiksiz uygulamaya çağırdı.
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, 1-5 Aralık 2025 tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından hazırladığı gözlem raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’de ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğü ile yargı sistemine ilişkin yapısal sorunların süregeldiği vurgulanırken, Ankara’nın Avrupa Konseyi üye devletleri arasında, 445 dosya ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının infazını bekleyen en yüksek dosya sayısına sahip ülke olduğu belirtildi.
Söz konusu 445 dosyanın 37’sinin yoğunlaştırılmış prosedür, 106’sının ise standart prosedür kapsamında bulunduğu kaydedilen raporda, bu kararların birçoğunun beş yıldan uzun süredir infaz edilmeyi beklediğine dikkat çekildi. O’Flaherty, Türk makamlarını AİHM kararlarını gecikmeksizin ve eksiksiz uygulamaya çağırarak, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi yönünde acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Komiser, Türkiye’de yargı bağımsızlığının sağlanması ve hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesi amacıyla Türk makamlarına bir dizi önemli tavsiyede bulundu. Bu tavsiyeler arasında, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısının Venedik Komisyonu’nun rehberliğinde, çoğulculuğu ve bağımsızlığı güvence altına alacak şekilde şeffaf ve liyakat temelli olarak yeniden düzenlenmesi öne çıktı. Ayrıca, iddianame ve yargı kararlarının adil, zamanında ve gerekçeli olmasının sağlanması, tutukluluk kararlarının titizlikle gözden geçirilmesi, gizli tanık kullanımının sınırlandırılması ve benzer gerekçelerle açılan mükerrer/paralel davalara son verilmesi gerektiği belirtildi.
O’Flaherty, Türkiye’nin Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunması Sözleşmesi’ni onaylayarak baroların ve avukatların bağımsızlığını garanti altına alması gerektiğini kaydetti. Raporda ayrıca, AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının, özellikle ifade özgürlüğü ve kişi özgürlüğü alanındaki davalar için eksiksiz uygulanması gerektiği ifade edildi. Son olarak, AYM’nin önceliklendirme kriterlerinin, özgürlükten yoksun bırakılan davaların hızla incelenmesini sağlayacak şekilde AİHM kriterleriyle uyumlu hale getirilmesi çağrısı yapıldı.











