One Nation lideri Pauline Hanson’ın çok kültürlülüğün sona erdirilmesi ve “tek kültürlü Avustralya” çağrısı ülke siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Dışişleri Bakanı Penny Wong, Yeşiller lideri Larissa Waters ve NSW Başbakanı Chris Minns, Hanson’ın açıklamalarına sert tepki göstererek Avustralya’nın başarısının çeşitlilikten kaynaklandığını vurguladı.
Canberra’daki National Press Club of Australia kürsüsüne çıkan One Nation lideri Pauline Hanson, çok kültürlülüğün sona erdirilmesi gerektiğini savunarak Avustralya’nın “tek kültürlü bir toplum” haline gelmesi çağrısında bulundu. Hanson’ın göç, İslam ve ulusal kimlik konularındaki açıklamaları yalnızca siyasi rakiplerinden değil, toplum liderlerinden de güçlü tepkiler aldı.
Penny Wong: “Bölücülük değil çözüm üretmeliyiz”
Dışişleri Bakanı Penny Wong, Hanson’ın söylemlerinin Avustralya’nın karşı karşıya olduğu gerçek sorunlara çözüm sunmadığını belirtti.Wong, Hanson’ın yaklaşımını eleştirerek, ülkenin ihtiyaç duyduğu şeyin insanları birbirine düşürmek değil, ortak sorunlara ortak çözümler üretmek olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı, Avustralya’nın uluslararası alandaki saygınlığının ve iç barışının farklı kökenlerden insanların birlikte yaşama iradesi sayesinde oluştuğunu vurguladı.
Larissa Waters: “Irkçılık ve İslamofobi Avustralya’yı güçlendirmez”
Yeşiller Partisi lideri Larissa Waters ise Hanson’ın konuşmasını “yorulmuş bir İslamofobi, ırkçılık ve korku siyaseti” olarak nitelendirdi.Waters, “Pauline Hanson Avustralyalıların komşularından korkmasını, öfkelenmesini ve bölünmesini istiyor. Bu çirkin ve ırkçı bir dikkat dağıtma çabasıdır” ifadelerini kullandı. Yeşiller lideri, konut krizi ve hayat pahalılığı gibi sorunların çok kültürlülüğe saldırarak çözülemeyeceğini söyledi.Waters ayrıca Hanson’ın söylemlerinin ABD ve Avrupa’daki aşırı sağcı hareketlerin kullandığı dili hatırlattığını belirterek, Avustralya’nın farklı kültürlerin katkısıyla güçlendiğini vurguladı.
Chris Minns: “Çok kültürlülük Avustralya’nın kimliğidir”
Chris Minns de Hanson’ın “tek kültürlü Avustralya” çağrısına karşı çıktı.Minns, Avustralya’nın çok kültürlü bir toplum olduğunu ve bunun ülkenin temel değerlerinden biri haline geldiğini belirtti. Hanson’ın açıklamalarını eleştiren Minns, siyasetin insanları karşı karşıya getirmek yerine bir araya getirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca hem Hanson’ın sözlerini hem de konuşmayı protesto eden eylemcilerin yöntemlerini eleştirerek siyasi tartışmalarda saygının korunması gerektiğini ifade etti.
Hanson ne demişti?
Pauline Hanson, Ulusal Basın Kulübü’ndeki konuşmasında Avustralya’nın çok kültürlülük politikasının başarısız olduğunu savundu. Hanson, yüksek göç seviyelerinin toplumsal uyumu zayıflattığını ileri sürerek “tek kültürlü bir Avustralya” modeline dönülmesini istedi.One Nation lideri ayrıca Müslüman çoğunluklu bazı ülkelerden göçün sınırlandırılması gerektiğini savundu ve Batı toplumlarının ulusal kimliklerini korumakta zorlandığını öne sürdü. Hanson, bu görüşlerinin 1996 yılında parlamentoya ilk girdiği dönemdeki görüşlerinden farklı olmadığını da özellikle vurguladı.
Siyasi tablo netleşiyor
Hanson’ın çıkışı, Avustralya siyasetinde çok kültürlülük tartışmasını yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Ancak hükümet kanadı, Yeşiller ve eyalet liderlerinden gelen açıklamalar, siyasi ana akımın büyük bölümünün çok kültürlülüğü hâlâ Avustralya’nın en önemli başarı hikâyelerinden biri olarak gördüğünü ortaya koydu.ZAMAN Avustralya













