Eski meslektaşları tarafından 15 Temmuz öncesi fişlemelerde etkin rol aldığı için tepki gören eski Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı ve Yargıtay üyesi Abdullah Yaman, süpriz bir şekilde 39 yıllık meslek hayatını sonlandırarak emekliye ayrıldığını duyurdu. Yaman’ın bir çok kararı AİHM ve BM tarafından “kanunilik dayanağından yoksun oldukları” gerekçesiyle yanlış bulunmuştu.
15 Temmuz’dan sonra meslektaşlarının fişlenmesinde rol aldığı ileri sürülen eski Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı ve Yargıtay üyesi Abdullah Yaman, 39 yıllık meslek hayatını sonlandırarak emekliye ayrıldığını duyurdu.
Sosyal medya hesabından “Mesleğe Veda” başlıklı bir yazı yayımlayan Yaman, 1987’de İstanbul hâkim adayı olarak başladığı mesleğini 24 Ağustos itibarıyla bıraktığını açıkladı. Görev yaptığı süre boyunca herhangi bir makam ve kariyer beklentisine kapılmadan, bağımsız ve tarafsız biçimde vatandaşların haklarını korumaya çalıştığını savunan Yaman, “Meslek beni bırakmadan, yaş haddi gelmeden benim onu bırakmaya cesaret etmem tek tesellimdir” dedi.
Türkiye’de güce göre konumlananların önünün açıldığını, dürüst, ilkeli ve adaletten yana duranların ise çeşitli sorunlarla karşılaştığını belirten Yaman, mevcut yargı düzenini de eleştirdi. Daha iyi bir yargı sistemiyle vedalaşamamanın içinde kalan en büyük ukde olduğunu ifade eden Yaman, şu ifadeleri kullandı:
“Hâkimlikten terhis olurken içimde kalan yegâne ukde, nispeten daha da iyileşmiş bir yargı düzeniyle vedalaşmaktı. Ama olmadı. Süreçte çok güzel binalarımız oldu, lakin içini dizayn edecek ‘adalet iç mimarlarına’ ihtiyaç hissetmedik. Onu da bizden sonra gelecek nesillerin tamamlayacağı umuduyla, hukukun bir başka mecrasında buluşmak dileğiyle… Allahaısmarladık.”
“YAPTIKLARINIZ KADAR YAPMADIKLARINIZLA DA HATIRLANACAKSINIZ”
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından Hizmet Hareketi cemaatine mensup olduğu öne sürülen hâkim ve savcılar hakkında yazılar kaleme alan Yaman’ın emeklilik açıklamasına, KHK ile ihraç edilen savcı Hasan Dursun tepki gösterdi.
Dursun, Yaman’ın yalnızca yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla da hatırlanacağını belirterek meslek hayatının farklı dönemlerindeki tutumunun tarih tarafından değerlendirileceğini söyledi. Yaman’ın mesleğe idealist bir hukukçu olarak başlamış olabileceğini ancak meslek hayatının sonundaki tutumunun ilkeli ve vicdanlı bir duruştan uzak olduğunu ileri sürdü.
Yaman’ın kurulmasına katkı sunduğu yargı sisteminden bugün şikâyet ederek görevini bırakmasını eleştiren Dursun, onun 15 Temmuz 2016’dan sonra binlerce hâkim ve savcının fişlenmesi ve ihraç edilmesi sürecine aktif biçimde katıldığı iddiasında bulundu. Dursun, Yaman’ın bu süreçteki sorumluluğuyla yüzleşmeden, mağdurlardan özür ve helallik dilemeden kendisini ilkeli bir hukukçu gibi göstermesine karşı çıktı.
Yaman’ın yargının siyasallaşmasına önemli ölçüde katkı sunduğunu savunan Dursun, emeklilik açıklamasındaki eleştirilerin geçmişteki eylemleriyle çeliştiğini dile getirdi. Dursun, Yaman’ın son çıkışının vicdanında hissettiği ızdıraptan kaynaklanmasını umduğunu belirtti.
YENİ ŞAFAK’LA KAVGASIYLA GÜNDEME DA GELMİŞTİ
Abdullah Yaman, iktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin kendisini hedef alan haberlerine verdiği sert cevaplarla da gündeme gelmişti. Taraflar arasındaki kavga, gazetenin Ekim 2025’te yayımladığı haberlerle başlamıştı.
Yeni Şafak, iş insanı Kamil Darbaz’ın 17 yıl önce açtığı ticari davada Yaman’ın taraflı davrandığını, dosyanın kendi heyetine düşmesini sağlamak amacıyla sisteme müdahale ettiğini ve görevini kötüye kullandığını ileri sürmüştü. Gazete ayrıca Yaman’ın ailesi üzerinden de çeşitli iddialar gündeme getirmişti.
Yaman ise suçlamaları reddederek Yeni Şafak’ı “çete” ve “itibar celladı” olmakla suçlamıştı. Gazetenin kendisini hedef almasının nedeninin bazı kişilerin haksız taleplerine ve başkalarının malına el koyma girişimlerine izin vermemesi olduğunu savunan Yaman, iddiaların araştırılması için devlet kurumlarını göreve çağırmış ve suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı.













