Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, TR724’ün eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin yayınları hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında soruşturma başlattı.
Başsavcılık 10 Eylül’de yaptığı açıklamada, “TR724” isimli sosyal medya kanalında Denizolgun’un ölümüne ilişkin “gerçeğe aykırı, manipülatif ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte içerikler” yayımlandığının tespit edildiğini iddia etti.Ancak açıklamada TR724’ün hangi haberinin, hangi bilgisinin veya hangi ifadesinin gerçeğe aykırı olduğu konusunda somut bir örnek paylaşılmadı.
Başsavcılığın açıklaması şöyle: “Sosyal medyada eski Ulaştırma Bakanı merhum Arif Ahmet Denizolgun’un vefatına ilişkin yer alan asılsız iddialar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca, eski Ulaştırma Bakanı merhum Arif Ahmet Denizolgun’un 07/09/2016 tarihinde gerçekleşen vefatına ilişkin yürütülen soruşturma hakkında, ‘TR724’ isimli sosyal medya kanalında gerçeğe aykırı, manipülatif ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte içerikler yayımlandığı tespit edilmiştir.
Söz konusu içerikleri hazırlayan, yayımlayan ve yayan kişi veya kişiler hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçu kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında; sosyal medya yayınında yer alan ifadelerin tespiti, bu ifadelerde bulunan kişi veya kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin belirlenmesi ile gerekli adli işlemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne talimat verilmiştir.”
Savcılığın açıklamasında doğrudan verilmiş bir “gözaltı kararı”ndan söz edilmiyor. Emniyete, yayınlarda yer alan kişilerin kimlik ve adreslerinin belirlenmesi ile gerekli adli işlemlerin yapılması yönünde talimat verildiği belirtiliyor.
Soruşturmanın zamanlaması dikkat çekti
TR724, Süleymanlılar cemaatine yönelik 13 Ağustos’ta başlayan geniş kapsamlı operasyonlardan itibaren soruşturmayı yakından takip eden yayın kuruluşlarından biri oldu.TR724’ün haberlerinde operasyonların yalnızca savcılık ve hükümet açıklamaları aktarılmadı; sorumlu ve habercilik ilkeleri gereği cemaatin uzun süredir bazı iktidar yanlısı yayın organlarında hedef gösterildiği, operasyonların siyasi ve ekonomik boyutlarının bulunduğu yönündeki değerlendirmelere de yer verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Süleymanlılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturmanın ilk dalgasında cemaatin lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, Kuriş dahil 32 kişi tutuklanmıştı. Sonraki operasyonlarda şirket ve derneklere kayyım atanırken tutuklu sayısı da arttı.
TR724, bu süreçte resmi makamların suçlamalarını aktarırken bunların soruşturma makamlarının iddiası olduğunu vurgulayan haberler yayımladı.TR724 hakkındaki yeni soruşturmanın dikkat çeken bir başka yönü ise Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmanın bizzat Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genişletilmiş olması.
Denizolgun 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmişti. Ölümünden yaklaşık 10 yıl sonra yapılan yeni ihbar ve şikâyetlerin ardından Başsavcılık, ölüm nedeni ile ilk otopsi işlemlerinin yeniden incelenmesine karar verdi.
Başsavcılık 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Denizolgun’un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin “şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikâyetler” bulunduğunu açıklayarak mezarın açılmasına karar verdi.Denizolgun’un Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı 19 Ağustos’ta savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin gözetiminde açıldı.
“Yok” denilen otopsi videosu bulundu
Dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri de Denizolgun’un 2016 yılındaki otopsisine ait video kaydıyla ilgili yaşandı.Başsavcılığın açıklamasına göre otopsi görüntüleri 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde Adli Tıp Kurumu’ndan istendi. Kurumdan ilk aşamada bu yönde bir kayıt bulunmadığı yönünde cevaplar verildi.Ancak daha sonra yapılan incelemede otopsi videosunun mevcut olduğu ortaya çıktı ve görüntüler soruşturma dosyasına gönderildi.
Başsavcılık, bu gelişmenin ardından kayıtların daha önce bulunmadığını bildiren Adli Tıp Kurumu yöneticisi hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlaması kapsamında soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.
Bilirkişi raporunu savcılık duyurdu
Savcılık, otopsi videosu üzerinden yapılan inceleme sonrasında hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunun da “şüpheli ölüm” tespitinde bulunulduğunu duyurdu.
Bu tespit üzerine Alihan Kuriş ve diğer bazı şüpheliler yönünden “adam öldürme” suçlaması kapsamında soruşturmaya devam edildiği açıklandı.Denizolgun’un 2016 yılında düzenlenen ve ölüm nedenini “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak belirleyen raporunda imzası bulunan doktorlarla ilgili işlemler de soruşturma kapsamına alındı.
Hangi haberin “yalan” olduğu açıklanmadı
Böylece Denizolgun’un ölümünün yeniden araştırılmasına, mezarının açılmasına, yıllarca bulunamadığı belirtilen otopsi videosunun ortaya çıkarılmasına ve ölümün bilirkişi tarafından “şüpheli” olarak değerlendirilmesine ilişkin gelişmeler bizzat soruşturmayı yürüten makamların açıklamalarıyla kamuoyuna yansıdı.
Buna karşın aynı Başsavcılık, 10 Eylül’de TR724’ün Denizolgun dosyasına ilişkin yayınlarını “gerçeğe aykırı, manipülatif ve kamuoyunu yanıltıcı” olmakla suçladı.
Savcılık açıklamasında TR724 tarafından yayımlanan hangi somut bilginin yanlış olduğu, söz konusu bilginin hangi delille çürütüldüğü ya da soruşturmaya konu edilen belirli yayınların hangileri olduğu açıklanmadı.













