• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Kendi kendiyle yarışma nasıl olur?

Eylül 11, 2026
in Manşet, YAZARLAR
16
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

 

Bilindiği gibi değişik yarış çeşitleri vardır. Spor yarışmaları, bilgi yarışmaları, değişik alanlardaki yarışmalar gibi. Bunların herhalde en önemlisi, insanın kendisiyle olan yarıştır. Bu yarış, insanın doğumuyla başlar ve ölümüyle sonlanır. Bu yarışın ödülü de, bir yandan farklı şekillerde bu dünyada verildiği gibi, esas ödül, öbür âleme gidildiğinde insanı yaratan Allah tarafından verilecek olan ödüldür.

Çocukken insan, anne babasına bağımlıdır ve onların kılavuzluğunda belli bir yaşa kadar hayatını sürdürür. Erişkin yaşa geldikten sonra artık kendi iradesini kullanarak, kendi ayakları üzerinde durmasını öğrenir ve hayatını bu şekilde devam ettirir. Bu yetişkin çağdan iyice ihtiyarlık zamanına kadar, kendi iradesiyle ayakta kalmaya çalışır. İleri yaşlardaki yaşlılık durumlarında da bu sefer eğer şansı varsa çocukları ve torunları tarafından ihtiyaçları giderilir veya bakım evlerinde hayatının son günlerini geçirir.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sydney Hava limanında personel açığı: Her üç günde bir uçuş iptal edildi

‘Işık evler’ mi, ‘ışık insanlar’ mı?

Avustralya İstihbarat Başkanı Burgess: 9 ayda 16 terör planını engelledik

İşte bu çocukluktan kurtulup ileri yaşlara gelinceye kadarki zaman diliminde insan, değişik imtihanlardan geçer, bu süreç bir bakıma insanın kendi kendisiyle, kendi içinde gelişen yarışların cereyan ettiği bir zaman dilimidir.

Bu zaman diliminde, öncelikle dinini öğrenip, Allah’ın bir kulu olarak kendisinden istediklerini, çocukluğundan itibaren başlayan bir eğitimle öğrenir. Sonra bunların pratiklerini, ailesi, çevresi, arkadaş ortamlarının durumlarına göre yapar veya yapmaz. İşte tam bu zaman diliminde insanın kendisiyle yarışı da başlar. Allah insana akıl fikir vermiştir. Böylece insan, hem bu dünyada, hem de öbür alem için neyin, nelerin kendisine faydalı, nelerin zararlı olacağını da öğrenmiştir. Ayrıca yaşadığı hayatın da sınırlı olduğunu, belli bir zaman sonra kendisinin de öleceğini ve öldükten sonra da Allah’ın huzurunda hayatta yaptıklarının hepsinin tek tek hesabını vereceğinin bilinci içinde olabilir veya olmayabilir. Bunlar kendisine tam öğretilemezse kendisi de daha sonra bunları bir vesileyle ailesinden, arkadaşlarından, çevresinden öğrenemezse o zaman da bu bilinç oluşmaz ve o insan nasıl yaşadığının farkında değildir.

İşte tam da burada yetişkin bir insan için en önemli yarış parkuru başlamıştır. Burada Allah’ın peygamberleri ve onlarla gönderilen kitaplarda kendisine bildirilen kuralları, yani yapması ve de yapmaması gerekenleri ne kadar yerine getirdiği ve ona göre aldığı puanlarla yaşlılık devresinden geçerek öbür âleme intikal eder. İnsanın nefsi, daima onu kötülüklere yönlendirmeye çalışır. Kendini iyi yetiştirmiş, iyi eğitim almış, dinini diyanetini bilen aklı başında insanlar, nefsinin bu oyunlarını, tuzaklarını iyi bilirler ve ona asla prim vermezler ve böylece esas ve en önemli olan yarışı kazanırlar. İnsandaki nefis, insanın bu çerçevedeki kendi kendisine olan yarışını kaybettirmeye çalışır. Nefisle mücadeledeki yarış, en önemli yarışlardan birisidir. Bu yarışı kazanan insanlar Allah’ın izniyle ötede gözlerin görmediği, kulakların duymadığı mükafatlarla karşılaşacaklardır. İnsan, bu dünyaya başıboş ve gayesiz gönderilmiş değildir. Kur’an-ı Kerim, insanın yaratılış gayesini açıkça ortaya koyar: “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56) .Demek ki insanın asıl hedefi, Rabbini tanımak, O’nun rızasını kazanmak ve ebedî hayatta O’nun lütfuna mazhar olmaktır. Dünya hayatı ise bunun için insana verilmiş kısa bir imtihan ve yarış meydanıdır.

Bir yarış düşünün…Başlangıç çizgisinde hepimiz varız. Kimimiz daha hızlı koşuyor, kimimiz daha yavaş… Kimimiz yolun başında tökezliyor, kimimiz uzun süre istikametini koruyor. Fakat bu yarışın diğerlerinden çok farklı bir tarafı var: Rakibimiz çoğu zaman karşımızdaki insan değil, kendi içimizdedir. İnsan, bu dünyaya başıboş ve gayesiz gönderilmiş değildir. Hayat, sadece yiyip içmek, kazanmak, makam sahibi olmak, dünyalık biriktirmek ve sonra da bu dünyadan ayrılmaktan ibaret değildir. İnsan, Rabbini tanımak, O’na kulluk etmek ve O’nun rızasını kazanmak için bu dünyaya gönderilmiştir.

Dünya ise bunun için önümüze konulmuş kısa bir imtihan ve yarış meydanıdır. İnsanın karşısındaki en büyük rakip, çoğu zaman bir başkası değil, kendisidir. Çünkü insanın içinde onu sürekli farklı yönlere çeken bir nefis vardır. Kur’an’ın ifadesiyle, nefis kötülüğü emretmeye meyillidir. (Yûsuf, 12/53). İnsan, nefsinin her arzusunun peşinden gitmek yerine, aklıyla, iradesiyle ve imanıyla ona karşı durabildiği ölçüde gerçek anlamda başarılı olur. Bu yarışta insanın rakipleri yalnızca kendi nefsi de değildir. Gayrimeşru arzular, kötü alışkanlıklar, insanı Allah’tan uzaklaştıran arkadaşlıklar, öfke, kibir, haset, makam ve dünya tutkusu da insanın önüne çıkan engellerdir. Her birinin karşısında insanın vereceği karar, yarışın sonucunu biraz daha belirler.

Bazen insanın önünde iki yol belirir: Biri nefsin hoşuna giden, fakat sonu pişmanlığa çıkan yol; diğeri ise başlangıçta zor görünen, fakat sonu huzur ve ebedî saadete ulaşan yol. Birincisi aşağı doğru kolayca kayılan bir uçurum gibidir. İkincisi ise sabır, irade ve kararlılık ister. Üstelik bu yarışın diğer yarışlardan çok önemli bir farkı vardır: Geri dönüşü yoktur. İnsan dünyaya bir defa gelir. Ömrün her saniyesi, geride bırakıldığında bir daha geri getirilemez. Bugün elimizde bulunan imkânlar, yarın elimizde olmayabilir. Gençlik gider, sağlık değişir, fırsatlar kaybolur ve sonunda hayatın perdesi kapanır. Kur’an’ın ifadesiyle, ölüm geldiğinde insanın yeniden dünyaya gönderilme talebi artık karşılık bulmaz. (Mü’minûn, 23/99-100)

Öyleyse asıl mesele, başkalarını geçmek değil; dünkü hâlimizi bugün aşabilmektir. Dün nefsimize yenildiysek ,bugün ona karşı koyabilmek, dün ihmal ettiğimiz bir iyiliği bugün yapabilmek, dün kırdığımız bir gönlü bugün onarabilmek… İşte gerçek yarışı kazanmak budur. Bu yarışta Allah’ın rahmeti de insanın en büyük ümididir. İnsan, yalnızca kendi gücüyle değil, Rabbinden yardım isteyerek yürür. Bir adım attığında, Allah’ın rızasına biraz daha yaklaşır; bir günahı terk ettiğinde, nefsine karşı bir zafer kazanır; bir iyilik yaptığında, ebedî hayat adına bir sermaye biriktirir.

İnsanın, bir bakıma yarışa benzeyen bu dünyadaki bulunduğu süre içinde bu imtihanı kazanabilmesi açısından birçok engeli aşması gerekir. Gençlik, güçlü kuvvetli olma, zengin olma, makam sahibi olma, tanınır olma, özel kabiliyetlerinin bulunması gibi birçok özellik, yerinde kullanılabilirse o zaman bu hayat yarışı kazanılmış olur. Yoksa Allah korusun, bunlar, nefisin arzu etmesiyle yerinde kullanılmayıp, yarışta kayıp yaşanırsa o zaman da öteki sonsuz hayatta, insanın hiç tahmin edemediği karşılıklar, yani cezalarla yüz yüze gelir.

Aslında bir bakıma insan açısından bu konular, anlaşılması zor ve çetrefilli durumlar değildir. Sorular da bellidir, cevapları da. Eğer insan nefsini dinleyecek olursa, işte o zaman yatık sekizle ifade edilen sonsuz öbür alemde, bunların cezalarıyla karşı karşıya kalacaktır. Yok eğer nefsini dinlemez, Allah’ın gönderdiği Peygamberlerle, onların getirdikleri kitapları dikkate alır ona göre bir hayat yaşarsa, öbür âleme gittiğinde o zaman da yine gözlerin görmediği, kulakların duymadığı nice mükafatlara Allah tarafından nail olmuş olur.

Yarış, herhangi bir insanla değildir. İnsanın kendi kendisiyle yarıştır. Hal böyle olunca, şimdiden, insana kırmızı kart gösterilmeden, yani ölümden önce, zararın neresinden dönülürse kardır kaidesince, derhal doğru ve güzel yolu seçmek ve böylece insan  Allah’ın hoşnut olacağı cennete girme şansını kazanabilecektir. Dünya hayatını bir yarış olarak görürsek, her sabah önümüzde yeni bir yarış günü açılmış demektir. Her karşılaştığımız insan, her tercihimiz, her sözümüz ve hatta içimizden geçirdiğimiz niyetler bile bu yarışın bir parçasıdır.

Sonunda ise kazananlar ve kaybedenler olacaktır. Kur’an, insanın yaptıklarının karşılığını göreceğini bildirir. (Zilzâl, 99/7-8) İnsanın önünde, dünyada attığı adımların sonsuz hayattaki karşılığı vardır. Bu sebeple insan, başkalarıyla yarışmaktan önce kendi nefsiyle yarışmalıdır. Nefsinin istediğini değil, Allah’ın razı olduğunu tercih edebildiği her an bir adım öne geçer. Günah karşısında “hayır” diyebildiğinde, iyilik için “evet” diyebildiğinde, kötü arkadaşlığın yerine güzel dostluğu seçebildiğinde, dünya menfaatinin yerine Allah’ın rızasını koyabildiğinde bu yarışta kazanma kuşağında mesafe alır.

Hayat, aslında bize verilmiş kısa bir kazanma kuşağıdır. Her anı değerlendirebilir, her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkabilir, her tercihte istikametimizi yeniden belirleyebiliriz. Bu yarışta insanın en güçlü rakibi kendi nefsidir. Nefis, çoğu zaman kolay olanı ister. Sabır yerine aceleyi, fedakârlık yerine menfaati, helâl yerine haramı, tevazu yerine gururu, affetmek yerine öfkeyi tercih ettirebilir. Kur’an’ın ifadesiyle nefis, kötülüğü emretmeye meyillidir. (Yûsuf, 12/53). İşte insanın gerçek mücadelesi burada başlar. Bir insanın başkasını yenmesi büyük bir başarı gibi görünebilir. Fakat öfkelendiği hâlde öfkesini yenmesi, harama ulaşma imkânı olduğu hâlde kendisini geri çekmesi, nefsinin istediğini değil, Allah’ın razı olduğunu tercih etmesi, çok daha büyük bir zaferdir. Çünkü bu yarışta madalya dışarıda değil, insanın kendi içinde kazanılır. Küçük görülen bir yanlış, zamanla alışkanlığa; alışkanlık, karaktere; karakter ise insanın hayat tarzına dönüşebilir. Bazen insan farkına varmadan uçuruma doğru yürür. İlk adımlar çok masum görünür. Fakat yolun sonunda geri dönüşü olmayan bir uçurum vardır.

Bu yüzden insanın bazı noktalarda kesin bir şekilde “Hayır!” diyebilmesi gerekir. Nefsine “hayır.” Haram olana “hayır.” Kötü arkadaşlığa “hayır.” İnsanı Allah’tan uzaklaştıran alışkanlıklara “hayır.” Ve bütün bunların karşılığında Allah’ın rızasına “evet.” Dünya hayatının en önemli gerçeklerinden biri de şudur: Zaman geri dönmez. Bugün yaşadığımız gün, yarın artık elimizde olmayacaktır. Dün geçti. Yarın ise henüz gelmedi. Bize verilen tek sermaye, içinde bulunduğumuz andır.

Ölüm geldiğinde ise yarış sona erer. Artık yeni bir iyilik yapma, bir yanlıştan dönme, bir gönül alma veya yeni bir başlangıç yapma imkânı kalmaz. Kur’an, insanın ölümle karşılaştığında dünyaya geri dönmek isteyeceğini, fakat bunun mümkün olmayacağını bildirir. (Mü’minûn, 23/99-100). Bu yarışta başkasının gerisinde kalmak önemli değildir. Önemli olan, kendi nefsimizin güdümünde kalmamaktır.

          Öyleyse, hayatı bir yarış olarak görelim. Ama başkalarını geçme yarışı değil…Nefsimizi geçme yarışı. Her gün Allah’a biraz daha yaklaşma yarışı. Her gün biraz daha iyi bir insan olma yarışı. Ve sonunda Allah’ın lütfuyla, ebedî saadete ulaşma yarışı…Yarış devam ediyor. Henüz son düdük çalmadı. Hâlâ bir adım atabiliriz. Hâlâ kazanabiliriz. Hayat bize verilmiş bir yarışsa, henüz yarış bitmiş değildir. Önümüzde hâlâ atabileceğimiz adımlar, kazanabileceğimiz gönüller, terk edebileceğimiz günahlar ve yapabileceğimiz iyilikler vardır.

Belki bugüne kadar nefsimize yenildiğimiz anlar olmuş olabilir. Belki yanlış yollara sapmış, zaman zaman istikametimizi kaybetmişizdir. Fakat insan için en büyük kayıp düşmek değil, düştüğü yerde kalkmaktır. Her sabah yeni bir başlangıçtır. Her nefes, Allah’ın bize verdiği yeni bir fırsattır. Öyleyse başkalarının nerede olduğuna bakıp zaman kaybetme yerine, kendi yarışımızı unutmayalım. Çünkü bu yarışın sonunda kimin kimi geçtiği değil, kimin Allah’ın rızasına ulaşabildiği önemlidir. Ve bir gün, hepimiz için son düdük çalacaktır.

O an gelip geriye dönüp baktığımızda, keşke diyeceğimiz bir ömür değil; “Rabbim, bana verdiğin ömrü Senin rızanı kazanmak için elimden geldiğince değerlendirdim.” diyebileceğimiz bir hayat bırakabilmek…İşte asıl başarı budur. Yarış devam ediyor. Nefesimiz hâlâ var. Öyleyse koşmaya devam…

Bu durumda elimizdeyken değerlendirmemiz gereken en büyük nimetlerden biri ömürdür. Yarış devam ediyor. Ve en güzel tarafı şu: Son düdük çalmadan hâlâ kazanma imkânımız var.

Gelin, bir şaka ve bir oyun olmayan bu dünyadaki hayatı ve onun içindeki yarışı ciddi bir şekilde algılayıp, haramlara girmeden, günah işlemeden, Allah’ın buyruklarını yerine getirerek, iman, ümit, azim, kararlılık ve aktif sabırla cennete girmeyi daima hedefimizde tutalım, onun şartlarını yerine getirelim ve daha sonra da Allah’ın inayetiyle cennete girebilmeyi yine Allah’ın rahmetinden dört gözle umabilelim.

Ne dersiniz?

Tags: Çocukİnsanın nefsiKendi kendisiyle yarışmaKur’anŞerif Ali TakalanSpor yarışmaları
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

KHK hukuksuzluğu sürgüne zorluyor: Datça’da 9 gözaltı, iki çocuk da var

SONRAKİ HABER

Bakan Wong: Kayıp 38 Avustralyalıyı bulmak için uzman drone ekibi gönderiyoruz

BENZER HABERLER

Sydney Hava limanında personel açığı: Her üç günde bir uçuş iptal edildi
Avustralya

Sydney Hava limanında personel açığı: Her üç günde bir uçuş iptal edildi

Eylül 11, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Işık evler’ mi, ‘ışık insanlar’ mı?

Eylül 11, 2026
Avustralya İstihbarat Başkanı Burgess: 9 ayda 16 terör planını engelledik
Avustralya

Avustralya İstihbarat Başkanı Burgess: 9 ayda 16 terör planını engelledik

Eylül 11, 2026
Saray Rejimi’den, Süleymanlılar soruşturmasını gündemde tutan TR724’ü susturma girişimi
Gündem

Saray Rejimi’den, Süleymanlılar soruşturmasını gündemde tutan TR724’ü susturma girişimi

Eylül 11, 2026
Bakan Wong: Kayıp 38 Avustralyalıyı bulmak için uzman drone ekibi gönderiyoruz
Avustralya

Bakan Wong: Kayıp 38 Avustralyalıyı bulmak için uzman drone ekibi gönderiyoruz

Eylül 11, 2026
KHK hukuksuzluğu sürgüne zorluyor: Datça’da 9 gözaltı, iki çocuk da var
Manşet

KHK hukuksuzluğu sürgüne zorluyor: Datça’da 9 gözaltı, iki çocuk da var

Eylül 10, 2026
  • All
  • Manşet
Sydney Hava limanında personel açığı: Her üç günde bir uçuş iptal edildi
Avustralya

Sydney Hava limanında personel açığı: Her üç günde bir uçuş iptal edildi

by adminzaman
Eylül 11, 2026
0

Avustralya’nın hava trafik yönetiminden sorumlu Airservices Australia’da yaşanan personel sıkıntısının uçuşlara etkisi parlamentoya taşındı. Kurumun verdiği bilgilere göre, personel yetersizliği...

Meme kanseri uzmanı Warrier: Sadece mamografi yetmez, kişisel riskinizi bilin

Meme kanseri uzmanı Warrier: Sadece mamografi yetmez, kişisel riskinizi bilin

Eylül 11, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

‘Işık evler’ mi, ‘ışık insanlar’ mı?

Eylül 11, 2026
Avustralya İstihbarat Başkanı Burgess: 9 ayda 16 terör planını engelledik

Avustralya İstihbarat Başkanı Burgess: 9 ayda 16 terör planını engelledik

Eylül 11, 2026
Saray Rejimi’den, Süleymanlılar soruşturmasını gündemde tutan TR724’ü susturma girişimi

Saray Rejimi’den, Süleymanlılar soruşturmasını gündemde tutan TR724’ü susturma girişimi

Eylül 11, 2026
Bakan Wong: Kayıp 38 Avustralyalıyı bulmak için uzman drone ekibi gönderiyoruz

Bakan Wong: Kayıp 38 Avustralyalıyı bulmak için uzman drone ekibi gönderiyoruz

Eylül 11, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM