• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Yargıçlara tecrit zulmü devam ediyor: Kalp ağrısı çekeceğiniz bir görüş günü hatırası!

Temmuz 19, 2017
in Genel Gündem, Gündem, RÖPORTAJ
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş


Hakim Neslihan Ekinci’nin kızı Rana Ekinci, tek başına hücrede tutuklu bulunan annesi ile görüş günü nasıl geçtiğini kişisel blogunda yazdı.

Görüş günü 1

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Özel’den İmamoğlu davasına tepki: Rezaletin daniskası, bu devran böyle sürmez

Uyursam uyanamam, uyanamazsam annemi göremem
Klasik bir Çarşamba gecesi saatlerimiz 3.00-4.00 arasında bir yerlerde seyrediyor. Korkunç cezaevi kombinlerimden birini giymişim. Hem uyumaya hem insan içine karışmaya uygun. Siyah bol pantolon dandirik bluz.
Aslında hiçbir zaman sabahlamak ile problemi olan bir insan olmamıştım. Gel gelelim o çarşambayı perşembeye bağlayan geceler ne oluyorsa bu pokemondaki pembe yuvarlak olan şarkı söyleyince herkes bayılarak uyuyordu ya hah aynı öyle oluyorum. Uyku iksiri içmiş gibi hallerim.
O sabah bir türlü gelmiyor aman bir huzursuzluk bir huzursuzluk üstüne sormayın gitsin. O yol gözümde ölesiye büyüyor. Marmaray, metro, otobüs, dolmuş.. Cezaevi servisi (3 dakika filan sürüyor) o dahi gözümde büyüyor. Neyse bir şekilde sabah oluyor bu çılgın aktarmaları bölüm bölüm yenerek cezaevine ulaşıyorum. Ama hepsi ayrı macera tabi otobüste uyuyakalmalar, metro kaçırmalar, tekirdağ kartımı evde unutmalar.
Neyse işte dolaba eşyaları kitle görüşe gir.
Şimdik; bu kısma geldiğimize göre okuyucumu uyarmak sorumluluğum.
Efenim kalp rahatsızlıklarınız var ise hemen şimdi henüz çok geç olmadan bu sayfayı kapatın. Dünyanın bir yerlerinde benim durumumda olan yüzbinlerce kişi olduğunu unutun ve kendinizi organik tarıma adayın.
Kalan güçlü genetiğe sahip kimseler ve meraklılar tekrar merhaba,
Şimdi size ilk kez bir görüş anlatacağım.
Yalnız başıma bir koridorda oturuyorum. Tam bir kabus başlangıcı gibi. Annem tecritte olduğu için onunla aynı alanda kimseyle görüş yaptırmıyorlar. Anneme insan yasak.
Bekliyorum. O oturduğum kalın camın önünde benden önce oturanların kazıdıkları yazıları okuyorum. İnsanlar neden memleketlerinin adlarını bir görüş yeri duvarına kazımak isterler? Biz de buradaydık unutmayın gibi mi, biz de buradaydık bak artık değiliz umut var gibi mi? Sonra “ulan acaba bunlar bu duvarı neyle kazıdılar” diye bir soru uyanıyor beynimde. Çünkü bırak kalemi ne bileyim yüzük küpe bile geçirmiyorlar aramadan.
Bir süre kafamı bu meşgul ediyor. Sonra bariz olan cevabı buluyorum. Dolap anahtarı! Kısa bir an cevabı bulduğum için rahatım ama şimdi farklı bir şey ile kendimi oyalamam gerek beklerken. Derken annemin geldiğini görüyorum.
Hemen bir koşuşturma hangi telefon çalışıyor diye. Bulduk oturduk.
Annem açar açmaz başlıyor konuşmaya. Tüm hafta konuşmuyor kimseyle, tüm hafta tek başına, kendi sesini kaç kere duydu bu hafta. Aklımda bunlar dönüyor içimde kabuk bağlamayan bir yara var sürekli kanıyor. Ama gülümseyerek annemi dinliyorum.
Buzdolabı krizimiz var bu hafta çok pahalı diye almıyordu. Saç boyası gelmiş. Buzdolabı vermeleri için uğraşacakmış. Saçımı fark etmedin bak boyadım diyor.
Olur mu öyle şey tam onu söyleyecektim diyorum ama gerçekten fark etmedim. Kendi içimde annemin o haftaki ruh halini ölçmeye çalışıyorum. “Çok yakışmış, koyu renkler seni daha genç gösteriyor” diyorum.
Makyajını yapmış. Acaba görüş olmayan günlerde de yapıyor mu? Sanmıyorum.
Büyük bir hevesle bana yatağını nasıl yıkadığını, psikoloğun bu temizlik hastalığının hiçbir şeyi kontrol edemediği bir dünyada kontrol edebileceği tek şeye yöneldiğini söylediğini anlatıyor.
Gözleri doluyor. Benim neler yaptığımı soruyor. Ev nasıl, İstanbul nasıl diyor. Dünya güzellerim izliyormuş, Bülent Ersoy’a çok gülüyormuş. Ne pis bir yer ben bir dakika duramam o ülkede diyor.
Kıyafet istedi, çiçekli bir etek alsana bana dedi.
Tabi alırım dedim. Sonra birden ağlamaya başlıyor. Ben sana hep masraf çıkarıyorum Rana diyor. Olanlardan getir derdim ama kilo aldım kızım olmuyor eski kıyafetlerim ama yemiyorum yürüyorum odada yakında kilo veririm kendi kıyafetlerime sığarım vazgeçtim vazgeçtim alma diyor.
İlaçlar nabzını düşürdüğü için ne kadar az yerse yesin kolay kolay kilo veremeyeceğini söyleyemiyorum.
Olur mu anne alırım tabi diyorum.
Daha çok ağlıyor ben sana annelik yapamıyorum elim kolum hiçbir şeye yetişmiyor diyor ağlıyor ama durmaya çalışıyor.
Şaklabanlık yapıyorum; çıkınca araba alırsın ödeşiriz.
Anneannemleri soruyor anlatıyorum. Her şey düzelecek diyorum. Biraz o bana umut veriyor biraz ben ona umut veriyorum derken gardiyan geliyor görüş bitti diyor. Annem bir telaş saatine bakıyor daha 3 dakika var diyor. Ne konuşacağımı hep düşünmüştüm ama hepsini unuttum şimdi koğuşa gidince aklıma gelir mektup yazarım diyor.
Sadece filmlerde yaşandığını sandığım dramatik sahneyi yine tekrarlıyoruz. Ellerimizi camın üstünden üst üste koyuyoruz.
Onun gözü arkada kalıyor. Hep omzunun arkasından bakarak gidiyor. Ben de sanki ilk kez havai fişek gören bir çocuk gibi gülüp zıplayıp el sallıyorum. Ta ki artık görünmeyecek bir açıya gelinceye kadar.
O gittikten sonra karnıma yumruk atılmış gibi oluyorum, iki büklüm. Nefesim yetmiyor. Her hafta yeniden annemle vedalaşıyorum. Ama artık başarabildiğim bir şey var yanında ağlamıyorum. Ben camın öteki yanında ağlayınca o kadar çaresiz kalıyor ki.
Canımın parçası-tamamı oradayken nefes alamıyorum. Biliyorum o da ağlıyor şimdi o koridoru yürürken.
Sonra geldiğim gibi koridoru yürüyüp çıkıyorum. O görüşün yapıldığı binadan çıkıp eve gidip yatıp ağlamak istiyorum, sonra uyuyup bu ızdırap bitince uyanmak ama daha değil. 4 saat sonra babamın görüşü var 4 saat daha dayanmalıyım.
Neyse işte şimdilik burada bırakıyorum. Epeydir yazmıyorum diye kızıyorsunuz ama ben bunları kolay kolay anlatamıyorum ki can yakıyor.
1-2 güne devamını yazarım. RANA EKİNCİ…
https://kadikiziblog.wordpress.com/2017/07/17/gorus-gunu-1/

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Tahliye edilen Diyarbakır Belediye Eşbaşkanı Anlı hakkında jet yakalama kararı

SONRAKİ HABER

Anne sütü ve Avustralya’dan bir hatıra…

BENZER HABERLER

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu
Gündem

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Ağustos 18, 2026
Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu
Gündem

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Ağustos 18, 2026
Özel’den İmamoğlu davasına tepki: Rezaletin daniskası, bu devran böyle sürmez
Gündem

Özel’den İmamoğlu davasına tepki: Rezaletin daniskası, bu devran böyle sürmez

Ağustos 18, 2026
“Ama acılı ama acısız; iktidar değişecek!”diyen Emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı
Gündem

“Ama acılı ama acısız; iktidar değişecek!”diyen Emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı

Ağustos 18, 2026
Çerçeve yasası TBMM’den geçti:468 kabul, 88 ret oyu
Gündem

Çerçeve yasa ‘Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi

Ağustos 18, 2026
AKP’li emekli ‘Gabar’ petrolünü hatırlattı: “Birazını bize verseler!”
Gündem

AKP’li emekli ‘Gabar’ petrolünü hatırlattı: “Birazını bize verseler!”

Ağustos 17, 2026
  • All
  • Manşet
 Kuytul Hoca, hakkında gözaltı kararı olmadan kelepçelendi: Kızları gözyaşını tutamadı
Manşet

 Kuytul Hoca, hakkında gözaltı kararı olmadan kelepçelendi: Kızları gözyaşını tutamadı

by adminzaman
Ağustos 19, 2026
0

Alpaslan Kuytul Hoca'nın kelepçelenerek gözaltına alınmasının ardından skandal gündeme geldi. Kuytul, hakkında gözaltı kararı henüz verilmeden önce kelepçelenerek emniyete götürüldü....

Terör estiren Saray Rejimi, Furkan Hareketi’ni de suç örgütü ilan etti

Terör estiren Saray Rejimi, Furkan Hareketi’ni de suç örgütü ilan etti

Ağustos 19, 2026
Furkan Hareketi’nden Erdoğan rejimine tepki: Baskılar bizi susturmayacak

Furkan Hareketi’nden Erdoğan rejimine tepki: Baskılar bizi susturmayacak

Ağustos 19, 2026
Saray Danışmanı Oktay Saral dün hedef gösterdi: Alparslan Kuytul Hoca ve eşi  gözaltına alındı

Saray Danışmanı Oktay Saral dün hedef gösterdi: Alparslan Kuytul Hoca ve eşi gözaltına alındı

Ağustos 19, 2026
Kürtaj sonrası canlı doğan ebekler için yasa teklifi, Federal Parlamento’da

Kürtaj sonrası canlı doğan ebekler için yasa teklifi, Federal Parlamento’da

Ağustos 19, 2026
Avustralya’da silahlanma rekor seviyeye ulaştı

Avustralya’da silah sayısı 4 milyonu aştı: NSW 270 bin silahı toplamayı hedefliyor

Ağustos 19, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM