• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Acaba Ben Kimim?

Mart 24, 2020
in Gündem, YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

 

“Öteki”yle ilk tanışmam henüz çocukken oldu. Bir gün yan dairemize konuşmalarını anlamadığım ama dünya tatlısı 5 çocuklu bir aile taşındı.

“Baran” işte o çocuklardan biriydi; kara yağız, yanağı gamzeli, neşeli bir çocuktu. Bir gün apar topar taşınmalarına kadar onunla güzel günlerimiz oldu.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erdoğan rejiminin dine ve diyanete verdiği zararı Ali Erbaş itiraf etti

Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?

Yeniden gündemde: Gözler AKP’li Şirin Ünal’ın evindeki o geceye çevrildi

Anneme “Baran’ın annesi niye farklı konuşuyor, hiçbir şey anlamıyorum.” dediğimde annem kulağıma eğilip fısıldayarak adeta ayıp bir şey söylemenin utancıyla “Onlar Kürt.” demişti.

Çocuk aklımla bu farklılığa çok şaşırmıştım, aslına bakarsanız biraz da üzüldüğümü söylebilirim. Çünkü Baran’ın Kürt olması benim açımdan bir sorun teşkil etmiyordu ama anlaşılan birileri bundan rahatsızdı.

Diğer “Ötekiler” ise hayatıma liseyi okumaya geldiğim İstanbul’da katıldılar. Aynı sınıfı ve yatakhaneyi paylaştığım arkadaşlarım arasında artık “Kürt”lerin yanında “Alevi, Kıbrıs Türk’ü ve hatta Yahudi” arkadaşlarım vardı.

Sivaslı İhsan ve Dersimli Haydar’ın Alevi olduklarını Ramazan ayında nöbetçi öğretmen “Gece kimler sahura kalkacak?” diye yoklama aldığında öğrendim. Bıyık altından onlara gülerek “Lan, beynamaz Aleviler, sizi de yazayım da gece midenize güzel bir şeyler girsin, valla sabaha kahvaltıda aç kalırsınız ha!” demişti.

İhsan’la hala devam eden arkadaşlığımızın temeli gece sahurdan arakladığım börekleri sabah yesinler diye onlara vermemle başladı.

Sınıfın en komikleri ise Kıbrıslı iki delikanlıydı. Ne zaman konuşmaya başlasalar bize tuhaf gelen o şiveleri yüzünden gülmekten yerlere yatar, onları konuşturmak için elimizden geleni yapardık. Bir gün içlerinden Taylan’ın “Niye bize gülüyorsunuz ki, biz de sizin gibi Türk’üz, gülecekseniz bari Moris‘e gülün, hem o Yahudi!” demesiyle işler karıştı.

Sınıftan ağlayarak çıkan Moris’in gözyaşları hiç aklımdan çıkmadı. O ağlarken neredeyse herkes gülüyordu, Sivaslı İhsan, Dersimli Haydar, Diyarbakırlı Ferit ve ben hariç.

Boğaz’a nazır okulumuzun arka kısmında, büyük bir çam ağacının altında Moris’i bulup teselli ederken bu arada kendi kimliğimi de ilk defa orada sorguladım. Peki ben kimdim?

Anne tarafım Çerkez, babamın baba tarafı Arap, anne tarafı Türkmen’di. Bu durumda ben ne oluyordum acaba? Çerkez mi, Arap mı yoksa Türkmen mi? Babama biz neyiz diye sorduğumda “Türk’üz işte oğlum! Ne soruyorsun?” cevabı beni hiç tatmin etmemişti.

Sonradan anladım ki insanın bir kimlik oluşturmaya çalışması aslında bir kutuplaşma, çatışma, gerilim ve karşıtlık üzerine inşa edilen bir olguydu. “Ben buyum, peki sen nesin?” demek “Benim gibi değilsen benden değilsin.” demekti.

Ve eğer sen benden değilsen ya benim gibi olmalı ya da hiç olmamalıydın. Devletin ya da hakim güçlerin sana dayattığı kimlik, eğer senin kimliğinle çatışıyorsa işte o zaman senin için hayat yaşanmaz hale gelebiliyordu.

Bu durumda otellerde canlı canlı yakılsan da, yüzlerce yıllardır yaşadığın topraklardan sürülsen de, anadilini konuşmaktan men edilsen de, ibadetin diğerlerinden farklı olduğu için aşağılansan da sonuçta sen bir “Öteki”sin ve eğer “Öteki”ysen zaten baştan suçlusun.

Türkiye’de yaşadığım süre içinde kimliğimle ilgili bir sıkıntı yaşamadım çünkü biraz farklılıklarım olsa da sonuçta bir “Öteki” değildim. Ama kader bana “öteki”nin ne olduğunu Avustralya’ya geldiğimde öğretti.

Avustralya, 270 farklı milletten insanın 230 farklı dil konuştuğu, nüfusunun neredeyse yarısı göçmenlerden oluşan, kimsenin kimseyi farklılığından dolayı yargılamadığı, çokkültürlülüğüyle övünen bir ülke. Yaşadığım NSW Eyaletinin başbakanı Ermeni asıllı. Bulunduğum yerin belediye başkanı ise aslen bir Sırp.

Yani ortalama bir Türk’ün rüyalarına karabasan gibi çökecek bir ortamda yaşıyorum. Bir Ermeni ve Sırp tarafından yönetilen bir Türk’üm.

Şaka bir yana elinden Avustralya vatandaşlık belgesini aldığım Sırp asıllı belediye başkanıyla İstanbul’un güzelliği hakkında konuşurken aldığım keyfin yanında yolsuzluğa, hırsızlığa ve adam kayırmacılığa asla taviz vermeyen Ermeni başbakanımla duyduğum gurur tarif edilmez.

Şimdilerde yeni kimliğimin tadını çıkarmaya çalışıyorum. Artık ben bir Avustralyalıyım. Her ne kadar eski alışkanlıkla hala “background“ımı soranlara “Türk”üm desem de artık beni de “Öteki” olarak gören eski devletim için öyle değilim.

Garip darbe teşebbüsünden tam 2 yıl önce Avustralya’ya gelmiş ve bu süre içinde hiç Türkiye’ye gitmemiş olmama rağmen “Devlet“e göre ben bir darbe suçlusuyum. Bu yüzden pasaportu iptal edilmiş, 25 yıllık öğretmenlik diploması bir KHK ile çöpe atılmış bir sakıncalıyım… Anlayacağınız artık “Öteki”nin ta kendisiyim…

Halen görüştüğüm Türkiye’deki “Öteki” arkadaşlarım artık “Sen de bizdensin.” deseler de benim hala şüphelerim var, bilmiyorum ki acaba ben kimim?

fsemih.yilmaz@gmail.com

Not: Bu yazı 14. Uluslararası Çukurova Sanat Günleri  çerçevesinde “Kimlik ve Nefret Söylemi” konulu panelde “Sydney Mektubu” olarak İngilizce ve Türkçe sunulmuştur.

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Gülen’den Korona değerlendirmesi: Tedbirlere riayet etmemek olmaz…

SONRAKİ HABER

Corona Virüs Süreci ve Hocaefendi’nin Tavsiyeleri (2)

BENZER HABERLER

Adrese teslim kadro: DİB eski Başkanı Ali Erbaş, 29 Mayıs Üniversitesinde kadrosunda
Gündem

Erdoğan rejiminin dine ve diyanete verdiği zararı Ali Erbaş itiraf etti

Nisan 25, 2026
Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?
Gündem

Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?

Nisan 24, 2026
AKP’li Şirin Ünal, Nadira Kadirova’yı sigortasız ve  kaçak çalıştırmış
Gündem

Yeniden gündemde: Gözler AKP’li Şirin Ünal’ın evindeki o geceye çevrildi

Nisan 23, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
Bediüzzaman fikirleri ışığında ortak çağrı:Vicdan susarsa toplum çöker
Gündem

Bediüzzaman fikirleri ışığında ortak çağrı:Vicdan susarsa toplum çöker

Nisan 20, 2026
Gülistan Doku soruşturması:Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması da tutuklandı
Gündem

Gülistan Doku soruşturması:Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması da tutuklandı

Nisan 18, 2026
  • All
  • Manşet
Adrese teslim kadro: DİB eski Başkanı Ali Erbaş, 29 Mayıs Üniversitesinde kadrosunda
Gündem

Erdoğan rejiminin dine ve diyanete verdiği zararı Ali Erbaş itiraf etti

by adminzaman
Nisan 25, 2026
0

Diyanet İşleri Eski Başkanı Ali Erbaş, AKP iktidarında yeni neslin dinden nasıl soğuduğunu paylaştığı istatistiklerle itiraf etti. Sorunun kaynağını ise...

Genel Vali’den Anzac Mesajı: Gazilerimizi saygıyla selamlıyoruz

Genel Vali’den Anzac Mesajı: Gazilerimizi saygıyla selamlıyoruz

Nisan 25, 2026
Gergerlioğlu’ndan Yusuf Tarık Gün’ün KHK’lı babasına taziye ziyareti

Gergerlioğlu’ndan Yusuf Tarık Gün’ün KHK’lı babasına taziye ziyareti

Nisan 25, 2026
Yargıtay kararı bozdu: Eşiyle birlikte tutuklanan dört çocuk annesi Bahar Al, tahliye edildi

Yargıtay kararı bozdu: Eşiyle birlikte tutuklanan dört çocuk annesi Bahar Al, tahliye edildi

Nisan 25, 2026
Anzak askerleri Gelibolu’da ‘Şafak Ayini’ ile anıldı

Anzak askerleri Gelibolu’da ‘Şafak Ayini’ ile anıldı

Nisan 25, 2026
Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?

Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?

Nisan 24, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM