• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

AKP rejiminin kan donduran tablosu: Öğretmen Mehmet Alp, Turkey Tribunal’de işkenceyi anlattı

Turkey Tribunal’in ilk oturumunda öğretmen Mehmet Alp yaşadığı işkenceleri anlattı.

Eylül 20, 2021
in Manşet, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

İşkenceyle 15 Temmuz’dan önce tanışan öğretmen Mehmet Alp, 18 Nisan 2015’te Cizre’de öğretmenlik yaparken kaçırıldı. Kendisini kaçıran kişiler tarafından Gülen hareketi öğrencileri PKK’ya yönlendiriyor şeklinde ifade vermesi istenen Alp’in kafasına silah dayandı. Gülen Hareketi’nin PKK ile çalıştığını kabul etmesini isteyen kişiler ve Alp’i öldürmekle ve ailesiyle tehdit ettiler. 2 gün sonra eşi ve kendisi gözaltına alindi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Sonrasında Şanlıurfa’ya tayini çıkan Mehmet Alp, Mayıs 2016’da tutuklanarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla Sincan Cezaevi’ne gönderildi.
Bu süreçte sağlık problemleri yaşamasına rağmen, doktorlar tarafından Gülen hareketi mensubu olduğu gerekçesiyle tedavi edilmeyen Alp’e sonraki süreçte kanser başlangıcı teşhisi konuldu. Hasta olduğu halde, 28 Mayıs 2017’de cezaevinden zorla çıkarılarak Şanlıurfa TEM’e götürüldüğünü ifade eden Alp, burada 24 gün boyunca işkenceye maruz kaldığını anlattı.
Darbe girişimi ile alakalı olduğu iddiasıyla kendisine bazı belgelerin imzalatılmak istediğini anlatan Alp, bunu reddetmesi üzerine kafasına çuval geçirilip elleri arkadan bağlanarak darp edildi. Demir çubuklarla vücuduna ve kafasına vuruldu ve bayıldı. Hastaneye götürülen Alp’i, hastanenin dışında bir doktor zırhlı aracın içerisinde muayene etti.
Mahkeme esnasında işkenceci polislerin de salonda bulunduğunu belirten Mehmet Alp, işkenceyi anlatması halinde kendisinin ve eşinin yine işkenceye maruz kalacağı, çocuklarının Çocuk Esirgeme Kurumu’na gönderileceği söylendi. Daha da ileriye giden polisler “eşine tecavüz ederiz” şeklinde Alp’i tehdit ettiler.
MEHMET ALP’İN TÜRKİYE MAHKEMESİ’NDEKİ İFADESİNİN TAMAMI ŞÖYLE:
Yanımda bir araç durdu. Kendilerinin polis olduklarını söylediler. Bana ‘Senin 4 öğrencin var. Bunlardan bazıları PKK’nın dağ kadrosuna katıldı. Bu 4 çocuk Gülen hareketinin dershalerine gidiyor. Gülen hareketi ve PKK’nın birlikte hareket ettiğini söyleyeceksin.” dediler. Ben de bunun doğru olmadığını, bunu kabul edemeyeceğini söyledim. Bu sefer küfür ve tehditler başladı. Galiz küfürler ettiler. Sağ tarafımda oturan bir silah çıkardı ve kafama dayadı. ‘Yaşamak istiyorsan söylediklerimizi kabul edeceksin’ dedi. Ben de ‘bilmediğim şeyi nasıl kabul edeyim’ dedim. Öleceğimi düşündüm, ağlamaya başladım. Beni orada bıraktılar. Otostop çektim, Cizre’ye geri döndüm.”
20 Nisan’da evime gelindi. Eşim gözaltına alındı. Eşim 4 gün gözaltında kaldı. Adli kontrolle serbest bırakıldı. Uzun bir uğraştan sonra tayinimiz Şanlıurfa’ya çıktı. Urfa’ya geldikten sonra 13 Mayıs 2016’da (polisler) evimize geldiler. Darbeden 1 ay önce. Resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla. Sulh ceza mahkemesine çıkarıldık. Bana, ‘Gülen hareketiyle bir ilişkin var mı, eşin Gülen Hareketi tarafıdan bulunan bir insan mı, çocuklarını neden Gülen hareketinin okullarına gönderdin’ gibi sorular soruldu. 17 Mayıs tarihinde tutuklandım, cezaevine gönderildim.
15 Temmuz’da darbe girişimi oldu. Ancak 14 Temmuz’da cezaevinde bir söylenti dolaşıyordu. Sincan Cezaevi’nin boşaltılacağı, 2 bin 500 hakim ve savcının Sincan Cezaevi’ne konulacağı vs. söylentileri vardı. 15 Temmuz gecesi akşam uçakların sesleri duyuldu. Daha sonra darbe girişimi olduğunu öğrendik. O gece bizim koğuş 11 kişiden 20 kişiye çıktı.
Darbeden iki gün sonra Sincan T Tipi’nden L Tipi’ne gönderildik. Tabi hiç bir şeyimizi alamadık. Bomboş bir koğuşa gönderildik. Yatak yok, yorgan yok. İki ay boyunca sadece kuru gıda yedik. Doktorla görüştürülmedik.
Yaşadığım strese bağlı olarak kalın bağırsağımda bir rahatsızlık meydana geldi. Kanamalarım oldu. Doktorla görüşmek istedim defalarca ancak cevap verilmedi. En son bir doktor geldi ve bana ‘siz ‘fetö’ mensubusunuz, size bakmamamız yönünde talimat var’ dedi. Ben de ‘O halde bana bir belge verin, bakamayacağınıza dair’ dedim. ‘O kağıdı verirsem ben zor durumda kalırım’ dedi.
İki ay boyunca bana bakılmadı. Daha sonra kanser başlangıcı konuldu. Çok fazla ilaç kullanmaya başladım. Kasım ayında Keskin T Tipi’ne gönderildim. Toplamda 4 cezaevi ve 17 koğuş değiştirdim. Keskin’de tek başıma hücrede kaldım. Keskin’de iken 28 Mayıs 2017 tarihinde bir memur geldi ve ‘senin mahkemen var koğuştan çıkman gerekiyor’ dedi. Mahkemem 6 Haziran’da olduğu için çıkmak istemedim. İşkence göreceğimdem korktum. Beni koğuştan zorla çıkardılar. Beni cezaevinin dışına çıkardılar. İki kişi gelip arkadan kelepçeledi, yere yatırdılar.
Daha sonra beni Şanlıurfa’ya götürdüler. 28 Mayıs’ta ilk muhatap olduğum soru şuydu: 15 Temmuz darbe girişimiyle bir bağlantın var mı? Dedim ki, ‘ben 15 Temmuz’da tutukluydum, öğretmedim. Asker değilim, öğretmenim. Nasıl alakam olabilir.’ ‘Biz biliyoruz, senin alakan var. Sana bir takım belgeler vereceğiz, imzalayacaksın.’ dediler. Kabul etmediğim için başıma bir çuval geçirip, Şanlıurfa TEM’in iki alt katına götürdüler. ‘Seni burada MİT’e teslim edeceğiz. Senin sorgunu bunlar yapacaklar.’ dediler.
Ellerinde demir çubuk vardı. Geldiler, ‘bize yardımcı olmazsan, buradan çıkamazsın’ dediler. Ben alakam olmadığını söyleyince darp etmeye başladılar. Burnumdan kan geldi, bayıldım. Beni polis aracına bindirip hastaneye götürdüler. Ancak araçtan indirmediler. Hastanenin önünde durdular. Doktor geldi. Ancak öncesinde bana ‘işkence gördüğünü söylersen, tekrar aynı şeyleri yaşarsın’ dedikleri için işkence gördüğümü söylemedim. Bu şekilde 24 gün işkence gördüm. Benim gibi bir sürü akademisyen gördüm TEM’de işkence gören.
Sorgu sırasında TEM’in odasında bir kalem buldum. Kalemin ucunu kırdım ve tuvalet kağıdından kalem yaptım. Küçük küçük kağıtlara yaşadığım şeyleri yazmaya başladım. Çünkü öldürüleceğimi düşündüm. Avukatımla görüştürmüyorlar. Eşimle görüşmek istiyorum diyorum, izin vermiyorlar. 28 Mayıs’tan 6 Haziran’a kadar işkence gördüm. 6 Haziran’da mahkemeye çıktım. Bana işkence yapan polisler de mahkeme salonundaydı. Bana ‘işkence gördüğünü söylersen, aynısın tekrar yaşarsın’ diyerek tehdit ettiler.
Benim korkum ailemdi. Beni ailemle tehdit ettiler. Ailene de aynısını yapacağız dediler. Çocuklarını da çocuk esirgeme kurumuna vereceğiz dediler. ‘6 Haziran’da tahliye olacaksın ancak buraya tekrar geleceksin. Ameliyata (işkenceye) devam edeceğiz’ dediler. 6 Haziran’da tahliye oldum ancak yeniden hakkımda soruşturma açıldı. 15 Temmuz’la suçlandım. Mahkemeye çıktım, kendi avukatımı reddetmemi istediler. Bir tane avukat getirdiler, kendi anlaştıkları. Avukat, ‘bunların getirdiği belgeleri imzalamazsan, buradan sağ çıkamazsın’ dedi. İşkenceye devam edildi.
Eşim Şanlıurfa TEM’de olduğumu öğrenmiş. Kendi avukatımla birlikte geldi. Eşime durumu anlattım. ‘Sen fazla görünme. Sadece yapabiliyorsanız insan hakları derneklerine ulaşın.’ dedim. Tutuklandım. 4 Nisan’da tekrar tahliye oldum. Ve eşimle birlikte Almanya’ya iltica ettik.”
Mehmet Alp’in anlatımı sonrası soru cevap kısmına geçildi. Bir hakim, “İlk sahtekarlık, belgedeki sahtecilik suçlaması konusunda birşey yapıldı mı? Herhangi bir zaman bu suçlamaya geri dönüldü mü?” sorusunu sordu. Alp, söz konusu suçlamaya yargılama aşamasının hiç bir döneminde dönülmediğini anlattı.
Başka bir hakim, “Serbest bırakıldıktan sonra kendi avukatınızla bu işkence konularında kanun önünde yapılabilecek bir şey olup olmadığını konuştunuz mu?” dedi. Mehmet Alp, mahkemeye ve savcılığa dilekçe verdiğini ancak bu konuda hiç bir gelişme yaşanmadığını belirtti. Mehmet Alp, “Mahkemeye defalarca dilekçe yazdım, gün gün yazarak verdim. Ancak hiç bir işlem yapılmadı.” dedi.
Bir başka hakimin “Sizi polise kim şikayet etmiş olabilir?” sorusu üzerine, “Dışarıda beni tanıyan, kendisini kurtarmak için benim ismimi vermiş olabilir. Çünkü oradan sağlam çıkmanız için isim vermek zorundasınız. Ben de orada bazı belgeler imzalamak zorunda kaldım. Orada kendizi savunabileceğiniz bir ortam yok!” ifadelerini kullandı.
Kanser rahatsızlığının ne durumda olduğu da soruldu. Mehmet Alp, “Kalın bağırsağımdaki tümörlerin iyi huylu olduğu söylendi. Temizlendi. Ancak kalp ritmim bozuldu. Ağır ilaçlar kullanıyorum.” dedi.
Tags: AKPİşkenceTurkey TribunaTürkiye
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Dostlar Biz İşimize Bakalım

SONRAKİ HABER

Erdoğan rejimi Cenevre’de yargılanıyor: Ankara’daki spor salonu Guantanamo gibiydi

BENZER HABERLER

O bir Hakas kızı
Manşet

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

Şubat 23, 2026
Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek  veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına
Manşet

Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

Şubat 23, 2026
60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor
EKONOMİ

60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

Şubat 22, 2026
‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi
Manşet

‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi

Şubat 22, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!
Manşet

Kayseri’de 70 gözaltı: KHK’lı baba ve oğlu dahil 54 kişi tutuklandı

Şubat 22, 2026
AKP’li Bakan’dan Erdoğan afişi ve reklamlı iftar sofrası
Manşet

AKP’li Bakan’dan Erdoğan afişi ve reklamlı iftar sofrası

Şubat 22, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
O bir Hakas kızı
Manşet

Kuzey ışıklarında iftar vakti 

by Harun Tokak
Şubat 23, 2026
0

Kuzeyin sonsuzluk senfonisi gibi uzanan beyaz gecelerine, Ramazan’ın ruhu bir kandil inceliğiyle asılmıştı.  Mütevazı salon, sanki sihirli bir el değmiş...

Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek  veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

Harbiyeli ailelere Ankara Ulus’ta destek veren Gergerlioğlu:Demokrasiyi ayaklar altına

Şubat 23, 2026
60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

60 ülkenin 5 bin ton altını Londra’nın altında saklanıyor

Şubat 22, 2026
‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi

‘Barış Akademisyeni’ Gül Köksal görevine iade edildi

Şubat 22, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Kayseri’de 70 gözaltı: KHK’lı baba ve oğlu dahil 54 kişi tutuklandı

Şubat 22, 2026
AKP’li Bakan’dan Erdoğan afişi ve reklamlı iftar sofrası

AKP’li Bakan’dan Erdoğan afişi ve reklamlı iftar sofrası

Şubat 22, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM