Almanya’da Sigmaringen İdare Mahkemesi, Türkiye’de cezasını tamamlayarak hapisten çıkan ve pasaportuyla sorunsuz şekilde yurt dışına ayrılan bir Hizmet Hareketi mensubunun da Almanya’da iltica hakkı olduğuna hükmetti.
www.beck-aktuell.de yer alan habere göre mahkeme, söz konusu kişinin Türkiye’ye dönmesi hâlinde yeniden ayrımcı soruşturma, kovuşturma ve cezalandırmayla karşı karşıya kalma riski bulunduğunu belirtti. Kararda, cezanın tamamlanmış ve kişinin pasaportuyla Türkiye’den herhangi bir engelle karşılaşmadan ayrılmış olmasının, gelecekte yeniden baskı ve takibata uğramayacağı anlamına gelmediği vurgulandı.
BAMF İLTİCA BAŞVURUSUNU REDDETTİ
Türkiye vatandaşı başvurucu, Hizmet Hareketi’yle bağlantısı gerekçe gösterilerek “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandı ve birkaç yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezasını tamamladıktan sonra Almanya’ya gelen başvurucu, iltica ve mülteci statüsü talebinde bulundu.
Başvurucu, Fethullah Gülen’i 1970’li yıllarda tanıdığını, ABD’de sürgünde yaşadığı dönemde kendisini ziyaret ettiğini ve ondan ders aldığını Türk makamlarının öğrenmesi hâlinde yeniden takibata uğrayacağını belirtti.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) ise başvuruyu reddetti. BAMF, başvurucunun cezasını tamamladığını ve pasaportuyla Türkiye’den herhangi bir engelle karşılaşmadan ayrıldığını gerekçe göstererek ülkede yeniden kovuşturmaya uğrama tehlikesinin bulunmadığını savundu. Kurum, yalnızca “soyut bir yeniden kovuşturma ihtimalinin” iltica hakkı tanınması için yeterli olmadığına ve başvurucunun Türkiye’ye dönmesinin beklenebileceğine karar verdi.
MAHKEME: YENİDEN CEZALANDIRILMA RİSKİ DEVAM EDİYOR
Sigmaringen İdare Mahkemesi ise BAMF’ın değerlendirmesine katılmadı. Mahkeme, başvurucunun cezasını tamamlamış olmasına rağmen Türkiye’de yeniden veya ayrımcı biçimde soruşturulma, kovuşturulma ve cezalandırılma riskinin devam ettiğine hükmetti.Kararda, Türkiye’nin “aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama” ilkesine tam olarak uymadığına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamadığına da dikkat çekildi.
Mahkeme, bu şartlar altında başvurucuya mülteci statüsü verilmesi ve Alman Anayasası’nın 16a maddesi kapsamında siyasi iltica hakkının tanınması gerektiğine karar verdi.
Almanya’da son dönemde Hizmet Hareketi mensuplarının iltica başvurularına yönelik ret kararlarının arttığı bir süreçte verilen hüküm önem taşıyor. Sigmaringen İdare Mahkemesi’nin kararının, özellikle Türkiye’de cezasını tamamladıktan sonra pasaportuyla yurt dışına çıkan kişilerin iltica dosyalarında emsal olarak gösterilmesi bekleniyor.TR724












