SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724
Mersin’de Hizmet Hareketi Cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezası verilen ve Down sendromlu kızının bakımı nedeniyle üç yıl önce infazı ertelenen ev hanımı Fatma Gök’ün, 28 Mayıs 2026’da yeniden tutuklandığı ortaya çıktı.
OĞLU DA AYNI CEZAEVİNDE, SUÇU YURT DIŞINA OKUMAYA GİTMEK
Öte yandan iki buçuk aydır Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Fatma Gök’ün 21 yaşındaki oğlu Selim Gök’ün de 15 Temmuz’un 10. yılı gerekçe gösterilerek 81 ilde düzenlenen operasyonlarda tutuklandığı öğrenildi. Annesiyle aynı cezaevinin erkek bölümünde kalan Selim Gök, öğrenci olarak Polonya’ya gitmek ve yurt dışında arkadaşlarıyla aynı evde kalmakla suçlanıyor.
Operasyona ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ortak açıklama yapmış, 81 ilde yaklaşık 704 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. 13 Temmuz 2026’da gerçekleştirilen ev baskınlarında öğretmen, doktor, akademisyen, polis ve infaz koruma memurlarının yanı sıra hasta, yaşlı, felçli ve engelli kişilerin de aralarında bulunduğu 704 kişi gözaltına alınmıştı.
“SÜREKLİ ANNESİNİN FOTOĞRAFLARINA BAKIYOR”
Fatma Gök’ün ikinci kez tutuklanmasını gündeme getiren milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Down sendromlu Ayşe Asude’nin annesinden ayrıldıktan sonra yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:
“Ayşe Asude Gök, Down sendromlu. Daha önce de durumunu takip etmiştik. Annesinin infazı, ‘Yusuf Kerim Yasası’ kapsamında bir süre ertelenmişti. Ancak erteleme süreli olduğu için süre dolunca, ‘Tamam, şimdi anneni cezaevine alalım.’ dediler. Peki çocuğun hastalığında, annesine duyduğu ihtiyaçta bir değişiklik mi oldu? Hayır! Annesinden başkasıyla tuvalete gitmeye alışık olmadığı için huzursuz oluyor ve çoğu zaman altına kaçırıyor. Sürekli annesinin telefonunu eline alıp fotoğraflarına bakıyor.”
“BEN DÜMDÜZ EV HANIMIYIM, DİNİ SOHBET YAPMAKLA SUÇLANIYORUM”
Mersin’de Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Fatma Gök, 12 Ocak 2022’de Edirne’de gözaltına alınarak tutuklandı.
Kamuoyunda “Yusuf Kerim Yasası” olarak bilinen ve annesi cezaevinde bulunan hasta çocukların tedavileri süresince annelerinin infazlarının ertelenmesini düzenleyen kanun kapsamında 8 Haziran 2023’te tahliye edilen Gök, yaklaşık üç yıl sonra yeniden cezaevine gönderildi.
Hem kalp hastası hem de Down sendromlu olan 15 yaşındaki kızı Ayşe Asude’nin sağlık durumunda ve annesinin bakımına duyduğu ihtiyaçta herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen Gök’ün infaz ertelemesi uzatılmadı. Gök, iki yıl daha hapiste kalacak. Tahliye edildiğinde görüştüğümüz iki çocuk annesi olan Fatma Gök, 15 Temmuz’dan sonra yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:

“15 Temmuz’dan sonra ben de Mersin’de gözaltına alındım. 10 gün nezarethanede kaldıktan sonra kızımın durumu göz önünde bulundurularak serbest bıraktılar. Ben lise mezunu bir ev hanımıyım. Dümdüz ev hanımının vücut bulmuş haliyim. Normalde ‘suç’ olarak kabul edilen Bank Asya’ya para yatırmak, dernek üyeliği, kapatılan kurumlarda sigorta kaydı, hiçbiri bende yok. Sadece iki kişinin ifadesi var. Onlar da ‘ Fatma Gök’ü Beyaz Lale Derneği’nde gördük. Dini sohbet veriyordu. Kuran okuyordu’ demiş. Bu gibi ifadeler nedeniyle bana ceza verdiler.
12 Ocak 2022’de Edirne’de tutuklandım. İki ay kadar orada kaldıktan sonra zorunlu sevkle 15 Mart 2022’de Kayseri Bünyan Cezaevi’ne götürdüler. Burda altı ay kaldım. Ailem Mersin’de yaşıyordu. 16 Aralık 2022’de Mersin Tarsus Cezaevine nakledildim. Bünyan’da kalırken Ayşe Asude yollarda hep yıprandı, hastanelik oldu. Çok zor günler yaşadık.
Ayşe Asude, altı aylıkken kalp ameliyatı geçirdi. Kalbinde delikler olduğu için doktorlar en fazla 1,5 yıl yaşar demişti. Daha dört günlükken kalp ilacı kullanmaya başladı. Onu büyük bir titizlikle büyüttüm. Ben tutuklanınca hayata küstü, evimize ziyarete gelen arkadaşlarımla bile konuşmadı.
Tutuklandığımda aslında Ayşe Asude’yle görüşmeme kararı aldım. Uzun bir süre de görüşlere kabul etmedim. Beni yok farz etsin istedim. Görmek onu çok yorar diye düşünmüştüm. Neden hapiste olduğumu anlayamayacaktı. Ben de onu görmeden daha sağlam olabileceğimi düşünüyordum. Adını duyunca bile çok kötü oluyordum.
İlk fotoğrafı tutuklandıktan dört ay sonra geldi. Çok zor bir dönemdi. Gözünüz gibi baktığınız çocuk sizden uzakta, ne yapıyor bilmiyorsunuz. Sonra psikolog ‘Görüşün, hem senin hem kızının ihtiyacı var’ dedi. Ayda bir defa görmeye başladım. Cezaevini her anne çok zor yaşıyor ama hasta çocuğu olan anneler için daha zor. İlk görüşe gelene kadar geceleri hep ağladığını daha şimdi öğrendim. Allah hiçbir evladı annesinden ayırmasın. Kimseyi oralara düşürmesin.”













