TBMM’deki zengin “antrikotlu ve enginarlı” iftar menüsüne ilişkin eeleştirilere AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den yanıt geldi. Zengin, “Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeye talibiz.Peynir ekmek yiyelim razıyız” diyerek Meclis’in kurumsal itibarının korunması gerektiğini savundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen iftar yemeğinde sunulan “antrikotlu ve enginarlı” menü kamuoyunda geniş yankı uyandırırdı. Zengin menüye ilişkin eeleştirilere AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den yanıt geldi. Zengin, “Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeye talibiz” diyerek Meclis’in kurumsal itibarının korunması gerektiğini savundu.
‘ZENGİN’ MENÜDE NE VARDI?
İftar davetinde konuklara ilk olarak lebeniye çorbası ve iftar tabağı (bal, kaymak, hurma, gün kurusu, badem, ceviz, beyaz peynir, eski kaşar, pastırma, domates, salatalık, mevsim yeşilliği, çiğ köfte, siyah ve yeşil zeytin) ikram edildi. Ana yemek olarak karamelize soğanlı avokado favalı enginar, içli köfte ve sebzeli çıtır börek, çilekli file bademli narlı yeşil salata, keşkek yatağında dana antrikot sunuldu.Tatlı olarak fındıklı narlı güllaç, içecek olarak ise zencefilli sumak şerbeti ikram edildi.
‘MİLLET NE YİYORSA ONA TALİBİZ’
Eleştirilerin odağındaki menüye dair TBMM Genel Kurulu’nda söz alan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, konuya açıklık getirdi. Yemeklerin dışarıdan bir catering firması aracılığıyla gelmediğini, bizzat Meclis’in kendi mutfağında görevli aşçılar tarafından hazırlandığını vurgulayan Zengin, şunları söyledi:
“Akşama peynir ekmek yiyelim hiç fark etmez. Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeye talibiz. Eleştirilerimizi yaparken TBMM’yi, milletvekillerini, bakanlarımızı aşağıya çeken konuşmalar yapmayalım.”
‘MÜTEVAZI DURUŞ SERGİLEMEYE HAZIRIZ’
Zengin, konuşmasının devamında Meclis’in kurumsal kimliğinin korunması gerektiğini öne sürdü. Yemek içeriği üzerinden yapılan tartışmaların siyasetin ve devlet kurumlarının itibarına zarar vermemesi gerektiğini belirten AKP’li Zengin, lüks algısının aksine mütevazı bir duruş sergilemeye her zaman hazır olduklarını söyledi ve şunları kaydetti:
“Burada başkanım, bu yemeklerimizi aşağıdaki aşçı burada, genel kurulun hemen yanı başında görev yapan kendi aşçılarımız pişirdiler. Yani burada yapıldı. O yüzden bu yemek neyse… Akşama peynir ekmek yiyelim, hiç fark etmez. Yiyelim. Vallahi peynir ekmek olsun… Bakın bunlar Türkiye’ye zarar veriyor. O yüzden ortada makûl bir yerde buluşalım başkanım. Akşam peynir, ekmek, çayla da iftarımızı açarız.”













