Yazar: Mansur Turgut

Hizmet, Nesiller, Z KUŞAĞI, Ne yapmalıyız?

İmâr hareketleri “geçmiş” için değil “gelecek” için yapılır. Hizmet “Senin için yavru” diyerek yola çıkan, geleceği kurmaya çalışan bir kervân, bir Anadolu Halk Hareketi… Bütün gayreti “Yaradan” ile “Yaratılan” arasındaki perdeleri kaldırıp, kulu Rabbi ile buluşturmak, O’nun (cc) huzuruna taşımaktır… Evet, Hizmet-i Kur’aniye ve İmâniye mübârek bir vetîredir, geçmişten Üstâdımıza, Üstâdımızdan Hocamıza, Hocamızdan geleceğe yürür. Nesillere yol gösterip, nesiller[Devamı…]

Ölüm ve Kaybettiklerimiz !

Dün bir arkadaşımız, bugün de yine, yeni bir arkadaşımız vefât etti. Âhiret tarafına sefer durmuyor… Yaratılanlar dünyâya geliyor ve gidiyor. Cânımız, cânânımız zamânını doldurup, bizce mechûl, Yaradan’a mâlum bir sonsuzluğa doğru limandan demir alıyor… Saâtin tik-takları bitiyor ve Sâdi’nin ifâdesi ile “Ömür ağustos güneşi görmüş kar gibi eriyip, bitiyor” Allâh’tan gelen[Devamı…]

Bir Karınca Hikâyesi

Bu yazı bir serzeniş ve  şeytanlaşmış bütün zâlimlere (anlarlarsa) bir hatırlatmadır… Kara bir gecede, kara geceyi vesîle ederek, Kara Karınca’yı “unutulsun diye” kara bir deliğe attınız. Fakat Kara Karınca karârınca, kaderince, yılmadı, bıkmadı hizmet ve gayretine devâm etti, ediyor… İnşâAllâh durmadı durmayacak… Kara Karınca “radinâ billâhi rabben” diyerek, kaderine, kaderde kazâya, Rabb’inin verdiğine “Rızâ” gösterebilir, gösterir çünkü bu[Devamı…]

Hizmet ve Dil Bilmek

Malum-u âliniz insan sosyal bir varlıktır, hemcinsleri ile ilişki kurar, kaynaşır, berâber yaşar… Her insan muhatabını anlayıp, kendini anlatabileceği bir araca ihtiyaç duyar, işte tamda burada “dil” devreye girer, hepimizin bildiği gibi “İnsan konuşarak anlaşır.” Dil ; Sosyal hayâtın kurulup, yaşanabilmesi için en önemli vâsıtâdır… Herkes kendi dilini kolayca, zorlanmadan[Devamı…]

Beyâz Gömlekli İbrikciler (?)

Lütfen özürlerimi peşinen kabul ediniz, beni kınamayınız… Affınıza sığınarak… Hikâye bu ya Memmed Efe memleketin bıçkın delikanlısı, külhanbeyi, kabadayısıdır… Devlet kodamanlarıyla, para babalarıyla iş tutar… Halka kan kusturur… Ara ara demlenir, belinde kasatura ile gezer. İnsanlar şerrinden emîn olmak için uzak dururlar, evet birileri de menfaâtleri için sağa sola küfrettirir[Devamı…]

Brütüsler ve Hançerleri…

Dünya devr-i dâimler üzerine kuruludur… Kazananlar kaybeder, kaybedenler kazanır… Her şey döner, durur… Kimileri ilerler, kimileri geri çekilirler… İnsanlar iki şeyden ötürü geri çekilirler ; Ya kendi acziyetlerinden, yada karşı cephedekilerin kuvvetlerinden… Diktatörler de böyledir… Gücün esîri, güçten korkar ! Hele hele kapıların önünde aslanlar gibi kükreyen, kapı arkalarında ise[Devamı…]

Men dakka, dukka Erdoğan !

Sosyal Medya’da geziniyorum, karşıma Enes Kanter’in paylaştığı bir video çıktı… Videoda Türkiye Diktatörü Avrupa’yı sert bir dille uyarıyor, geçmişte yaşanmış olaylardan dem vurup, ağzından köpükler saçarak “yaktınız, yıktınız” vesâire deyip “Arapların güzel bir sözü var, eden bulur” diyor… Men dakka, dukka ! Bilirsiniz bağıra çağıra, Kasımpaşalı Kabadayı üslubu ile konuşmaya alışıktır… Ona sadece dostu[Devamı…]

Eyvâh ! Nereye Gidiyoruz ?

İslâm’ın güneşi “Lâ ilâhe illallâh” ışığı “Muhammed (sav) Resulullâh” Kelime-i Kudsiyesi’dir… İnsan “lâ ilâhe” (senden başka) ilâh yok diyerek Allâh’a döner, varlığı iddiâ olunan tanrıları ve mâsivâyı “nefiy” ile aradan çeker… “İllallâh” ile Sen, sâdece Sen (cc) diyerek, Rabbini tesbit ve isbât eder, kul olur… Mâlum-u âliniz “lâ ilâhe” nefiy, “illallâh” ise isbâttır. Yok ol, ki vârolasın[Devamı…]

Ha idâm sehbâsı, ha beyaz plastik sandalye (!)

Gün geçmiyor ki yeni güne bir şokla başlamayalım. Bugünkü şoku da hapishanede hücreye konulup, güyâ hasta olduğu için karantina altına alınan, tecrid edilip, ölüme mahkûm edilen, öldürülen bir polis vesilesi ile yaşadık. Yayınlanan takdirnamelerinden anladığıma göre mesleğe polis olarak başlamış, daha sonra gösterdiği başarılar kazandığı sınav ile komiser yardımcısı olmuş,[Devamı…]

Babam ve Duâ Talebi

O tam bir Bayburtlu, Kuzey Doğu Anadolu’nun yüksek ve ücra bir köşesinde doğdu. Deli deli akan Çoruh nehri’nin, sert havasının, kar ve kışının çelikleştirdiği, sert-katı görünümlü ama içi yus-yumuşak, çok merhametli olan insanlardan… Belki de annesini çok küçük yaşta iken kaybetmenin tesiri altında böyle yetişmişti… Çocukluğu kimi zaman analık elinde,[Devamı…]

Reklam

DÖVİZ BİLGİLER