• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

‘Batıl musallat edildi, elleriniz kollarınız kırılıp hapse atıldınız ama…’

Ocak 2, 2018
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

2026 FİFA Dünya Kupası!

Mavi Otobüs, Beştepe ve Tanık

3652 günlük masal: Beşikten mezara 10 yıllık “Milli birlik” enkazı!

Himmetimiz şevk atına binip engelleri birer birer aşa aşa yoluna devam ederken Üstad Hazretleri bizleri ikaz ederek yedinci olarak bu sefer “Allah’ın işine müdâhale eden dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder.

Siz de ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ (Hûd Suresi, 112) âyetinin ve ‘Efendine, âmirlik, efendilik taslama’ prensibini, kârlı ve vazifeyi  bilme hakikatı olarak o düşmanın üzerine gönderiniz, tâ ki, onun haddini bildirsin.” diyor.
Müslümanları yanlışa sevk eden işlerden birisi de, hâşâ Cenab-ı Hakkın hikmetlerini sorgularca ve başa gelecekleri hiç hesaba katmadan kumar oynar gibi “Artık ne olacaksa olsun” diyerek en büyük tehlikelere doğru yürümek ve saf kitleleri de peşine takarak dipsiz girdaplara sürüklemektir. Allah’ın koyduğu kanunlar vardır; bunlar değişmez… Bunları, sevgili Habîbi Muhammed Aleyhisselam için bile çoğu defa değiştirmemiştir. O da, savaşta zırh giyme dâhil her türlü tedbiri almıştır. Hatta, “Savaşalım, savaşalım yâ Resulullah!” diye ısrar edenlere karşı beklemiş Allah’tan izin gelmeden savaşa başvurmamıştır…
Sömürgeciler yüzlerce senedir, insanların nasıl sokaklara döküleceğini çok iyi bilirler. Hassas damarlar vardır, onlara dokununca, murdar iliğinden gelen emirlerle, algı operasyonları ile hareket eden saf kitlelerinin kurbanlar gibi boğazlanacakları meydanlara ve sokaklara nasıl döküleceklerini çok iyi hesaplarlar. Onun için beyinsizlerin sürükledikleri zavallılar, yeşil ekinleri biçenler gibi biçer, kıyım kıyım kıyarlar veya biçtirir ve kıydırırlar…
Sık sık “Bu süreç ne zaman biter?” diye sorulara muhatap oluyoruz… Üstad Hazretleri 1919’larda yazdığı ve “Çekirdeklerin Çiçekleri” adını verdiği Lem’aat Risalesinde şöyle diyor: “Dördüncü Nokta şudur: Bir HAK bilkuvve (potansiyel halde) kalmış, yahut kuvvetsiz kalmış, ya mahluttur (içine başka şeyler karıştırılmış) hem mağşuş (kalpazanların kalp para karıştırması gibi karışık hileli ise), ona da bir inkişaf, ya bir taze kuvvet vermek lâzım gelir. Mühezzeb ve müzehheb yapmak (tehzible altınla süslemek) için muvakkaten bâtıl ona musallat edilir, tâ ki sebîke-i HAK (Hak külçesi) ne mikdar lüzum vardır (süreç o zamana kadar sürer ki). Tâ mahz (katıksız, saf) ve hâlis çıksın.”
Eğer süreç olgunlaşmadan biterse, erken doğum ve düşük olur… Düşünelim bir kere, maalesef Müslümanlığın anarşi ve terörle birlikte anıldığı bir dönemde bir eğitim hizmeti 170’ten fazla ülkede dünya çapında bir gelişme gösteriyor. Eğitim veriyor, evrensel değerleri fiilen, hâlen ve kavlen ders veriyor… Bunların hepsi güzel ama, “Biz muhabbet fedaileriyiz, biz sulh-i umumînin temsilcisi bir barış hareketiyiz” deseniz de temelinde bir Müslüman grupsunuz. Ne kadar hâlis, yumuşak ve sıcak davranan iyi insanlar olsanız da neticede Müslümansınız. Yani Müslüman olmanız kuşkulandırıyor, hatta ürkütüp korkutuyor. Acaba bunlar radikalleşir mi, diye bir endişe var. Bir testten, bir imtihandan geçmediniz… Onun için kader izin verdi, İlahî hikmet müsâade etti, bâtıl size musallat edildi… Ellerinizi kollarınızı kırdılar, hapislere doldurdular, Hizmetin mülklerine çöktüler, hatta atadan-babadan kalan mallarınıza zâlimce el koydular… Yetmedi… Sizin en hassas tarafınız hanımlarınız ve kızlarınız… Onları da kelepçeleyip cezaevlerine attılar… Beklediler, bakalım sokaklara dökülüp meydanlara çıkacak mısınız? Hiçbir menfi harekette bulunmadınız. Çünkü senelerdir, ilk günlerden beri sizin Hocaefendiniz bütün samimiyetiyle; “Ben vaaz ederken, hutbe okurken gelip beni öldürseler, intikam almayacaksınız… Etlerimi parça parça sokaklara dağıtsalar, sokaklara dökülmeyecek, meydanlara çıkmayacaksınız!..” diye vicdanlarınıza sesleniyor…
Şimdi artık bütün dünya sizin samimiyetinize inandı, bu imtihanı yüz akı ile geçtiniz…
Fakat bütün insanlarımıza bilhassa ehl-i vicdana ve bilhassa gerçekleri çok iyi bilenlere anlatıyorum:
1980 darbesinden sonra, Kayseri’deki yurdumuzda bir idareci yaramaz bir öğrenciye, yaptığı şeylerden dolayı bir tokat vuruyor. O da ben size gösteririm diyerek, Sıkıyönetime “Bu yurtta irticaî faaliyetler var.” diyerek şikayette bulunuyor. Hemen askeriye, gelip, idareciyi, ara-sıra öğrencilerin tedavisi için üniversite hastanesinden gelip-giden bir Doçenti ve asistanını da içeri alıyorlar. Esnaf ve mütevelli telaşa kapılıyor. Hizmet henüz çok yeni… Bir anda ne yapacaklarını bilemiyorlar. Vakfı, derneği kapatalım, yurdu kapatalım, diyenler çıkıyor. Yaşlı bir amcamız bunları topluyor; “Biz köyümüzden Kayseri’ye inerken çoğumuzun elinde bir ip vardı, hamallık yapıyorduk. Bize Allah neler verdi… Şimdi Sıkıyönetim Komutanına durumu arz edelim.  “Bu yurdu biz açtık… Bir çocuk bir yaramazlık yaptı diye bir tokat vurulmuş, keşke vurulmasaydı. Ama şimdi bunun için yurdun idaresi, Doç.  Dr. Bir hekim ve asistanı hapse atıyor, bu ne iştir. Biz de askeriyeye kablo üretip yetiştiren bir şirketin üyeleriyiz. Bizi de hapse atın… Çünkü bu yurdu biz açtık. Suçlu arıyorsanız, biziz… Biz de bu şirketi kapatıp hapse girelim. Onar sene yatmaya râzıyız, diyelim.” diyor. Toplanıp Komutana durumu arz ediyorlar. Komutan haberi olmadığını söylüyor. Gerçeği öğrenince, bir emirle hepsini serbest bıraktırıyor… Gerçekleri söyleyecek cesur yüreklere ihtiyaç var. Bunları insanlık hayırla yad edecektir. Sonra bu bir Hak davadır. Kıyamete ayarlı bir hizmettir. Kimsenin bitirmesi söz konusu değildir. Bitirmek isteyenleri Allah bitirir…  
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Meral Akşener’den şok iddia: Silahlı eğitim kampları mı kuruluyor?

SONRAKİ HABER

AKP’li Erdoğan’ın yeğeni ile evlenince , damada ihale yağmur gibi yağdı

BENZER HABERLER

Sınırsız kontenjan
Manşet

2026 FİFA Dünya Kupası!

Temmuz 22, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Mavi Otobüs, Beştepe ve Tanık

Temmuz 19, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

3652 günlük masal: Beşikten mezara 10 yıllık “Milli birlik” enkazı!

Temmuz 16, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Rüküş hayat!

Temmuz 13, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

Temmuz 13, 2026
Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!
Manşet

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Temmuz 12, 2026
  • All
  • Manşet
38’i kadın, 42 kişiye soykırım gözaltısı: Namaz yasağı, ters kelepçe, yaşlı ve çocuklara silah doğrultma
Manşet

AKP Rejiminin vekilinden cemaat itirafı: Toplumda terörist kavramı karşılık bulmadı

by adminzaman
Temmuz 22, 2026
0

AKP Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Türkiye'de Hizmet Hareketi  cemaati mensupları için kullanılan ve yargının da doğru kabul ettiği "terörist"...

Maraş’taki okul katliamı:Polis müfettişi baba Mersinli’ye 10 kez müebbet hapsi istemi

Maraş’taki okul katliamı:Polis müfettişi baba Mersinli’ye 10 kez müebbet hapsi istemi

Temmuz 22, 2026
Sınırsız kontenjan

2026 FİFA Dünya Kupası!

Temmuz 22, 2026
Avrupalı parlamenterlerden Erdoğan ve rejimine çağrı: Af süreci herkesi kapsamalı

Avrupalı parlamenterlerden Erdoğan ve rejimine çağrı: Af süreci herkesi kapsamalı

Temmuz 22, 2026
Gülistan Doku ile ilgili korkunç iddia: ”Hem ben hem de babam ilişki yaşadık”

Gülistan Doku ile ilgili korkunç iddia: ”Hem ben hem de babam ilişki yaşadık”

Temmuz 22, 2026
Ahbap soruşturmasından tutuklanan Oğuzhan Uğur ile Haluk Levent aynı ‘kuyu tipi’ cezaevinde!

Ahbap soruşturmasından tutuklanan Oğuzhan Uğur ile Haluk Levent aynı ‘kuyu tipi’ cezaevinde!

Temmuz 22, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM