• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Avustralya

Demokrasi hep sana mı, hem bana hem sana mı?

Mart 13, 2017
in Avustralya, Genel Gündem
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

ENES CANSEVER-HAFTANIN YORUMU


Avustralya’da yapılan tüm seçimler kavgasız ve gürültüsüz geçiyor. Batı Avustralya’yı, yöneten Liberal-Ulusal Koalisyon Partisi, iktidar koltuğunu İşçi Partililere kaptırdı. Halef -Selef başbakanlar, sandık sonuçlarının açılmasıyla muazzam nezaket ve nezahet dolu sözlerle birbirini tebrik ettiler.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

‘Next-Gen Olimpiyat’ı küresel zekları buluşturdu: 12 ülkeden 220 öğrenci Avustralya’nın en prestijli üniversitesinde buluştu

Avustralya’da demografik alarm: 2065’e kadar 14 milyonluk nüfus artışı kapıda

Trump’tan Canberra’ya Hürmüz tepkisi: “Avustralya bizi yarı yolda bıraktı”

Halef, Selef’ ine, 2008 yılından bu yana Eyalet halkına verdiği kamu hizmeti sebebiyle minnet dolu sözler söyledi. Selef de Halef’ine, yarışı kazanması nedeniyle başarılar diledi. Seçmenin tercihi, iktidar ve muhalefete nöbet değişimini, siyaset ahlakını ve kültürünü geliştirdi. Türkiye’deki gibi çatışmacı ve kutuplaştırıcı nefret söylemleriyle oy toplamaya çalışan Pauline Hanson’a seçmenin oy vermeyerek dersini vermesi bunun da göstergesidir. Hanson kayda değer bir oy alamadı.

 

Peki…


 Bizim ülkemizin siyasetçileri ve seçmenleri neden böyle değil?

 Neden bizde çatışma, kavga, boş polemik ve boş vaatler, hırsızlık ve yolsuzluklar, bir “kültür ve ahlak” haline geldi ve ganimet gibi karşılanıyor? Avusturalya’da seçmen, hükümetin yorulduğunu anladığı an, atı da süvariyi de hemen değiştiriyor.

 Galiba bunun için Avustralyalıların siyasetçiye minneti yok, karnı tok, sırtı pek: Ülke ise; huzur içinde.

 Çünkü seçmen, liderlerin boş vaatlerine değil, akşam evine götüreceği ekmeğin, sabah sofrasına koyacağı zeytinin, çocuğuna verilecek eğitimin ve ay sonunda alacağı maaşının hesabını yapar. Bizdeki gibi aç karınla seçim meydanlarında siyasilerin gürültüsü ve boş vaatleriyle ruhunu duyurmuyor.

Her iki ülkeyi bu açıdan karşılaştırınca tam bir “Nasılsanız öyle idare edilirsiniz” durumu geliyor akla.

Galiba bizler her şeyi bir hayat memat meselesi olarak görüyoruz. Baksanıza, referanduma giderken ülke, hem içeride hem dışarıda adeta bir ölüm kalım savaşında.

Hak, Hukuk, adalet hak getire…

Demokrasinin ırzına geçenler, ülkeyi adeta açık cezaevine dönüştürenler, içeride dışarıda herkesle kavgalı olanlar dünyaya demokrasi dersi vermeye kalkışıyor.


AVRUPA HAVAYI VE KARAYI BİZE KAPATTI

 İnanç, din, siyaset, söylem ve eylemlerin hepsi neredeyse gerçek anlamını yitirmeye başladı. Ülkemizde her gün bir dram yaşanıyor. Koridorlara kadar dolan cezaevlerinde, yeni doğmuş bebekten,  yaşı 90’na dayanmış masum kadın ve erkeklerle dolu…

Camiler siyaset platformlarına dönüşmüş durumda. Âlimler, eskinin siyasal İslamcılarından kalma jargonlarla toplumu “motive” etmeye, daha doğrusu sömürmeye devam ediyor.

Delilsiz tutuklamalar, işkenceler hiç bir zaman olmadığı kadar artmış durumda.

Bunları yapanlar dini kavramları hayasızca politikaya alet edip, o elmas hakikatleri cam parçalarına dönüştürüyorlar.

Dostluk, komşuluk, müttefiklik göz kırpmadan iç politikaya dolgu malzemesi yapılıyor. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü, “Yurtta çatışma, dram, kan ve gözyaşı, Cihanla kavga ve krize devam” ile yer değiştirdi.

Hasılı…

Kendi insanına Anadolu’yu zindan, hayatını zehir edenler, muhacir olup Avrupa ve dünyaya dağılmakla çözüm bulanlara da rahat vermeyecekler. Türkiye’deki miting alanlarındaki heyecanla, binlerce kilometre uzakta Hollanda’da gaza gelenler, Rotterdam sokaklarında coplandı, gaz yedi, polis köpeklerinin saldırısına uğradı. Sicillerine ne olacağı meçhul…


Şimdi…


Seçim çalışmaları bitecek, referandum öyle veya böyle sonuçlanacak. Ama Avrupa’nın bir parçası olan milyonlarca ‘evet’ veya ‘hayır’ diyen yurttaşımız ve soydaşımız Avrupa’da kalacak. Sonra ne olacak? Onları bulunduğu ülkede huzursuz etmeye kimin hakkı var? Kim koruyacak onları? Siyasi söylemle vatandaşlarını birbirine kin duyar hale gelen, aynı toprağın insanlarının düştüğa duruma girmek bile istemiyorum…

Bütün bunların neticesinde umarım ve umarız, Avrupalı soydaşlarımıza “Evet” dedirteceğiz diye; Türkiye Cumhuriyeti Aile Bakanı’nı, AKP gibi yakıcı ve yıkıcı söylemler eşliğinde kampanya yürüten Hollandalı ırkçı Geert Wilders’in seçim kampanyasına yağ sürmemişlerdir. Umarım, İslam düşmanlarına ‘zafer’ kazandırılmayacaktır…

Sahi, olayın bu noktaya geleceği besbelli olan bu kavganın ortasına, Aile Bakanı neden düşürüldü? Başka AKP’li erkek bakan yok muydu? Aslında bu bile başlı başına büyük bir soru işareti.


Neden mi?


Çünkü Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nu ülkeye sokmayacağını ve uçağına izin vermeyeceğini günler öncesinden hem de defalarca söyledi. Bir hırgürün patlak verileceği belliydi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda tarafından “persona non grata” yani “istenmeyen kişi” ilan edilerek sınır dışı etmesi, NATO müttefiki bir ülke için ağır bir karar olarak değerlendiriliyor.Ayrıca, Bakan Kaya, Hollanda’nın “istenmeyen kişi” kararı nedeniyle Schengen anlaşmasına dâhil diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerine de giremeyecek.

Aslında üzülen ve dayak yiyen yine vatandaşa oldu.

Aslolan referanduma iyi malzeme bulmak. 16 Nisan’dan sonra, kavga tarafının biri, özür dileyecek. Bakalım, Türkiye mi Hollanda mı?

Umarım Rusya ile düştüğümüz pozisyona yeniden mecbur kalmayız.

Yazımı iki kayda değer can alıcı soruyla noktalayayım:

1-) Türkiye’de yaşayan yaklaşık 3 milyon Suriyeli’ ye Esat rejiminin Aile Bakanı Gaziantep’e gelip, kışkırtıcı konuşmalar ve Baas Partisi’nin propagandasını yapsaydı, Türkiye’nin bugünkü iktidarı buna izin verir miydi?

2-) Yaklaşık 10 yıl önce, kapılarını Türkiye’ye açmak üzere (AKP’nin de bugünlerde çılgınca dillendirdiği) “Evet” oyunu büyük heyecan ve destekle veren Avrupalılar, şimdi neden “Hayır” diyor?

Sanırım bu iki soruya cevap verilirse, Avrupa ile kavganın nedenine de ulaşmış oluruz. e.cansever@yepyeni.zamanaustralia.com.au

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Rotterdam Belediyesi’nin Müslüman Başkanı Aboutalib: Türk başkonsolos yalan söyleyerek beni yanılttı

SONRAKİ HABER

Toplumun beklentileri karşısındaki hassasiyet

BENZER HABERLER

‘Next-Gen Olimpiyat’ı küresel zekları buluşturdu: 12 ülkeden 220 öğrenci Avustralya’nın en prestijli üniversitesinde buluştu
Avustralya

‘Next-Gen Olimpiyat’ı küresel zekları buluşturdu: 12 ülkeden 220 öğrenci Avustralya’nın en prestijli üniversitesinde buluştu

Nisan 17, 2026
Bülent Dellal: Avustralya nüfusunun yüzde 44’nü göçmenler oluşturuyor
Avustralya

Avustralya’da demografik alarm: 2065’e kadar 14 milyonluk nüfus artışı kapıda

Nisan 17, 2026
Trump’tan Canberra’ya Hürmüz tepkisi: “Avustralya bizi yarı yolda bıraktı”
Avustralya

Trump’tan Canberra’ya Hürmüz tepkisi: “Avustralya bizi yarı yolda bıraktı”

Nisan 17, 2026
Avustralya’da yakıtta kritik sınav: Refiner yangınında üretim kapasitesinin yüzde 40’ı devre dışı
Avustralya

Avustralya’da yakıtta kritik sınav: Refiner yangınında üretim kapasitesinin yüzde 40’ı devre dışı

Nisan 17, 2026
Başbakan Albanese: “Çiftçilerimizin ihtiyaçlarını güvencesi için Brunei’deydim
Avustralya

Başbakan Albanese: “Çiftçilerimizin ihtiyaçlarını güvencesi için Brunei’deydim

Nisan 15, 2026
Avustralya

Kriz Qantas’ı vurdu: Yakıt maliyetleri nedeniyle iç hat uçuşlarını azaltıyor

Nisan 14, 2026
  • All
  • Manşet
İran Hürmüz Boğazı’nı açtı, Trump teşekkür etti
AMERİKA

İran Hürmüz Boğazı’nı açtı, Trump teşekkür etti

by adminzaman
Nisan 17, 2026
0

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkese paralel olarak, Hürmüz Boğazı tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını duyurdu. ABD Başkanı...

Okul katliamı failinin Polis Müdürü babası, silahlarını sakladığı sandığı profil fotoğrafı yapmış

Okul katliamı failinin Polis Müdürü babası, silahlarını sakladığı sandığı profil fotoğrafı yapmış

Nisan 17, 2026
‘Next-Gen Olimpiyat’ı küresel zekları buluşturdu: 12 ülkeden 220 öğrenci Avustralya’nın en prestijli üniversitesinde buluştu

‘Next-Gen Olimpiyat’ı küresel zekları buluşturdu: 12 ülkeden 220 öğrenci Avustralya’nın en prestijli üniversitesinde buluştu

Nisan 17, 2026
İlk ayarı, kendini ekrana çıkarmayan Macar TRT’sine yapan Magyar: Haber servisini kapatıyoruz

Magyar seçildi, Orban’a yakın şirketler tutuştu

Nisan 17, 2026
Gülistan Doku soruşturmasında Vali Tuncay Sonel hakkında gözaltı kararı

Gülistan Doku soruşturmasında Vali Tuncay Sonel hakkında gözaltı kararı

Nisan 17, 2026
Bülent Dellal: Avustralya nüfusunun yüzde 44’nü göçmenler oluşturuyor

Avustralya’da demografik alarm: 2065’e kadar 14 milyonluk nüfus artışı kapıda

Nisan 17, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM