Gülistan Doku soruşturmasının kilit isimlerinden Umut Altaş’ın ABD’de FBI ve İç Güvenlik Soruşturmaları görevlilerine verdiği ifade Türkiye’ye ulaştı ve dosyaya eklendi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu BMW marka araçta vurduğunu gördüğünü ve cesedi birlikte bagaja taşıdıklarını ileri sürdü. Olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresine götürülmüş olabileceğini söyledi.
Gülistan Doku soruşturmasında aylardır beklenen Umut Altaş ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Habertürk Ankara’nın haberine göre, Türkiye’nin adli yardımlaşma talebi üzerine hazırlanan 109 soruluk soru seti ABD makamlarına gönderildi. Altaş, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi tarafından 19 ve 20 Ağustos 2026’da, Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorgulandı. Görüşmeye ilişkin 34 sayfalık FD-302 raporu 26 Ağustos’ta hazırlanarak Adalet Bakanlığı üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldı.
İfadenin en önemli bölümü, Altaş’ın artık cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu açık biçimde söylemesi oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini, Sonel’in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Gülistan’ın ise arka koltukta olduğunu anlattı. Tartışmanın ardından Sonel’in torpido gözünden siyah bir tabanca çıkararak Gülistan Doku’yu vurduğunu ileri sürdü. FBI görevlilerinin cinayete bizzat tanık olup olmadığını sorması üzerine Altaş bunu doğruladı.
Altaş’ın anlatımına göre vurulmanın ardından Mustafa Türkay Sonel, Gülistan’ın bedenini aracın bagajına koymak için kendisinden yardım istedi. Altaş başlangıçta karşı çıktığını ancak daha sonra cesedi birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi. İfadesini “Cinayete tanık oldum, cesedi bagajda taşıdık.” sözleriyle özetledi.
Altaş, ceset bagaja konulduktan sonra Mustafa Türkay Sonel’in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu aradığını da ileri sürdü. Sonel ile Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, kendisinin bu konuşmanın dışında bırakıldığını belirten Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine babasının olayı ortadan kaldıracağını söylediğini iddia etti. Ertesi sabah ise Sonel’in kendisine işin halledildiğini ve kimseye konuşmaması gerektiğini söylediğini anlattı.
İfadede Gülistan Doku’nun cansız bedeninin nerede olabileceğine ilişkin yeni bir tarif de bulunuyor. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’den duyduğunu belirterek cesedin olay yerinden Pertek istikametine yaklaşık 15-30 dakikalık mesafede, o dönemde yeni yol çalışması yapılan toprak bir yol çevresine gömülmüş olabileceğini ileri sürdü. Altaş, bu bölümü bizzat görmediğini ve bilgisinin Sonel’in kendisine anlattıklarına dayandığını özellikle söyledi.
FBI sorgusunda Altaş’ın anlatımı, dosyadaki baz ve PTS kayıtlarıyla da karşılaştırıldı. Soruşturma kayıtlarına göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı. Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun da saat 22.08 sıralarında aynı bölgede bulunduğu bilgisi Altaş’ın önüne konuldu. PTS kayıtlarında Sonel’in kullandığı BMW’nin 22.17’de Elazığ yönüne gittiği, 22.30’da geri dönerken araçta Sonel ile Altaş’ın birlikte görüntülendiği belirtildi.
Bu kayıtlar üzerine FBI görevlileri Altaş’a, cinayetin işlendiğini söylediği araçla neden yeniden köprü bölgesine döndüklerini sordu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in bölgedeki kameraları kontrol etmek istediğini söylediğini ileri sürdü. Ayrıca Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti ancak kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini belirtti.
Sorguda Altaş’ın babası Celal Altaş’a gönderdiği mesajlar da gündeme geldi. Soruşturma makamlarının Celal Altaş’ın telefonunda bulduğu “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin.” mesajının kendisine ait olduğunu kabul eden Altaş, neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi. Türkiye’den 25 Mayıs 2022’de Meksika’ya gittiğini, oradan ABD’ye geçtiğini ve sınır geçişi için yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini de anlattı. Paranın babası tarafından ödendiğini ileri sürdü.
Altaş’a Gülistan Doku’nun hamile olduğu ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önceki iddiaları da soruldu. Bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyleyen Altaş, eski işverenine yaptığı bazı açıklamaların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak hamilelik ve kürtajla ilgili ayrıntılarda tahminde bulunmuş olabileceğini söyledi. Mustafa Türkay Sonel’in kendisine tek görüntülemelik bir WhatsApp videosu gönderdiği ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğü yönündeki eski beyanını da doğruladı; ancak görüntüdeki kişinin Gülistan Doku olduğunu kesin olarak söyleyemedi.
İfadedeki kritik ayrıntı: FBI da çelişkilere dikkat çekti
34 sayfalık rapor, Altaş’ın kelimesi kelimesine alınmış klasik bir ifade tutanağı değil. FBI, belgenin ajanların iki günlük görüşmenin içeriğini özetleyerek hazırladığı FD-302 soruşturma raporu olduğunu özellikle belirtti. Ayrıca Altaş’ın bazı sorulara verdiği cevapların önceki anlatımlarıyla çeliştiği, özellikle hamilelik, kürtaj ve cesedin daha sonra ne yapıldığı konusunda doğrudan gözlem ile duyuma dayalı bilgilerin birbirinden ayrılması gerektiği görülüyor. Bu nedenle Altaş’ın iddialarının HTS, PTS, kamera kayıtları, dijital materyaller ve diğer tanık beyanlarıyla karşılaştırılması soruşturmanın bundan sonraki aşaması açısından kritik.
Ne olmuştu?
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmasının ardından bir daha haber alınamadı. Dosya 2024’te yeniden ele alındı; yüzlerce saatlik kamera görüntüsü, PTS ve baz kayıtlarının yeniden incelenmesinin ardından soruşturma kasten öldürme ve delil karartma suçlamaları yönünden genişletildi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve eşi Handan Sonel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli tutuklandı.
Mustafa Türkay Sonel hakkında Gülistan Doku’nun öldürülmesi, Tuncay ve Handan Sonel ile bazı diğer şüpheliler hakkında ise delillerin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi yönünde suçlamalar bulunuyor. Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarılarak ABD’den iadesi talep edildi; Altaş daha önce de Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cinayeti anlattığını ileri sürmüştü. Yeni gelişmenin farkı, Altaş’ın bu kez ABD makamlarının resmî sorgusunda cinayet sırasında araçta bulunduğunu ve Gülistan Doku’nun vurulmasına bizzat tanık olduğunu söylemesi.












