Oregon Eyaleti Senatörü Ron Wyden, Enes Kanter’e desteğini bu kez Senato kürsüsünden dile getirdi. Daha önce de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya mektup yazan Wyden, Senatoda yaptığı konuşmada, Enes Kanter’in bir NBA oyuncusu olduğunu ve ABD’de yaşadığını belirterek, Kanter’in durumunun münferit olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
”ABD, özgür fikir ve ifadeye yönelik böylesine açık bir saldırı karşısında sessiz kalamaz. Bana göre bu tam da münferit bir mesele değil. Bu yalnızca bir spor meselesi değil ve daha geniş bir kapsamda incelenmeli…” dedi. Enes Kanter’in ailesine yönelik baskıları hatırlatan Ron Wyden, babasının neden yargılandığı sorulduğunda Enes’in “yalnızca babam olduğu için” dediğini aktardı. Senatör Wyden, bunun kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Konuşmasında Erdoğan’a da seslenen Wyden, “Dünya Enes Kanter’in babasına bu ve sonraki haftalarda nasıl davranacağınızı izliyor. Dünyanın gözleri üzerinizde.” ifadelerini kullandı. Oregon Senatörü Ron Wyden, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Kanter ciddi tehlikeler yaşıyor
Senato’ya memleketimin takımı Portland Trailblazers’ta basketbol oynayayan Enes Kanter adında genç bir adam hakkında konuşmak için geldim. Keşke bugün burada Cumartesinin sonuçları ya da bu akşam Clippers’a karşı yapılacak maçın üzerinden geçmek için olabilseydim ama maalesef Sayın Kanter herhangi bir basketbol maçının sonucundan çok daha fazla ciddi tehlikeler yaşıyor. Ailesi de şu an bu tehlikelerle karşı karşıya.
Sayın Kanter Türkiyeli. Basketbol aşkı onu 2009’da ABD’ye getirdi ve 2012 seçmelerinde üçüncü olarak Utah Jazz tarafından seçildi. Enes parlak, akıllı ve nazik bir adam. Memleketi Türkiye’de olan bitenle ilgileniyor ve ülkesinin geleceğiyle de yakından alakadar oluyor. Ve bu önemli meseleler hakkındaki fikirlerini haklı bir şekilde dilediğince ifade edebilmesi gerektiğine inanıyor. Türkiye Başkanı Erdoğan bu yüzden terörist olarak yaftaladı. Sayın Erdoğan, Başkan Erdoğan ve yakın arkadaşları Enes Kanter’in saha dışındaki belagat ve uluslararası, özür dilerim, ilham veren muhalefetini hoş görmek için fazla duygusallar. Erdoğan, Sayın Kanter’in pasaportunu gerçek herhangi bir kanıttan yoksun suçlamalar temelinde iptal etti.
Yalnızca babam olduğu için
Başkan Erdoğan, İnterpol’den Sayın Kanter hakkında kırmızı bülten çıkarmasını talep etti – ki bu da takımı her ne zaman yurtdışına giderse kendisinin ABD’de kalması gerektiği anlamına geliyor. Bu durum, Londra ve Toronto’ya gitmesine mani oldu. Bizzat Sayın Kanter’in kısa süre önce yayımlanan bir Washington Post makalesinde yazdığı gibi, ve burada alıntı yapacağım, “Kesinlikle bir hedefim ve Erdoğan beni susturabileceği Türkiye’ye dönmemi istiyor.” Erdoğan, tam da diktatörlerin oyun kitabından çıkma stratejileri izleyerek, hala Türkiye’de yaşayan ailesini tehdit yoluyla kendisini susturmaya çalışarak Sayın Kanter’in eleştirilerine bir korkak gibi karşılık verdi. Sayın Kanter kısa süre önce gazetecilere babasının bu hafta içinde, sadece birkaç gün zarfında Türkiye’de mahkemeye çıkacağını söyledi. Bu yargılamanın detayları otoriterlerin serpildiği gizlilik sisiyle örtülü ancak Sayın Kanter’in güçlü sözleri bu sisi yalnızca birkaç gün önce delip geçti. Babasının neden yargılandığı sorulduğunda Enes “yalnızca babam olduğu için” dedi.
Enes şimdiden çok fazla fedakarlık yapmış genç bir adam. NBA’da oynama hayalini kovalamak için bir delikanlıyken evden binlerce mil uzağa taşındı. Yalnızca sözde bir Amerikan müttefiki olan Türkiye’nin geleceği hakkındaki görüşlerini açıklama suçundan bir terörist olarak yaftalandı. Yıllar önce ailesiyle irtibatını kesti çünkü Erdoğan’ın hükümetini eleştiren biriyle konuştukları için onları cezalandıracağına inanıyordu. Şimdi ise, onlara bir erişemeksizin, Enes sürekli olarak memleketinde sevdiklerine ne olacağı korkusuyla yaşamak zorunda. Bugün burada, ABD Senatosu kürsüsündeyken iki önemli konu hakkında herhangi bir kafa karışıklığı kalmasın isterim: İlk olarak, Sayın Erdoğan, dünyanın gözleri üzerinizde, dünya Enes Kanter’in babasına bu ve sonraki haftalarda nasıl davranacağınızı izliyor. Ve Sayın Erdoğan, dünya Enes Kanter gerek ABD toprakları üzerinde gerekse yurtdışına gittiğinde nasıl davrandığınızı izliyor. İkinci olarak, ABD, Enes ve ailesi bu otokratik eziyete maruz kalırken bir köşede öyle duramaz ve duramamalıdır.









