Gazeteci Kerim Balcı’dan yeni adım: Okurlarımla uzun yıllar sürecek bir sözleşme yapmak istiyorum
adminzaman26 Ekim 20266 dk okuma
Paylaş
Yazı Boyutu
Gazeteci ve yazar Kerim Balcı, 30 yıllık gazetecilik ve yazarlık birikimini 14 kitap ve üç ayrı projeyle okurlarıyla buluşturmak amacıyla https://kerimbalci.com platformunu hayata geçirdi. Yeni yayın projesinin ayrıntılarını anlatan Balcı, yılda iki kitap yayımlamayı hedeflediğini belirterek, “Benim için 10 iyi okur yeterli. Tabii ki 100 bin okura ulaşmayı da arzu ediyorum.” dedi. Balcı, insanların artık okumadığı yönündeki görüşlere ise “İnsanlar daha az okumuyorlar, daha farklı okumalar yapıyorlar.” sözleriyle karşılık verdi.
“Okurlarımla uzun yıllar sürecek bir sözleşme yapmak istiyorum”
Kerimbalcı.com sitesi hangi ihtiyacı karşılayacak?
İlk olarak benim bir ihtiyacım var. Okurlarımla bir sözleşme yapmaya ihtiyacım var. Uzun sürecek bir süreç bu. Ne kadar süreceğini öngörememekle birlikte yıllar alacak bir süreçten söz ediyorum. Sistemli ve disiplinli bir şekilde yazı yazmamı, bu yazıları yayımlanabilir hâle getirmemi ve yazılar üzerinde okurlarımla bir diyalog kurarak kendimi geliştirmemi sağlayacak bir sözleşmeye ihtiyacım var. Bu siteyle öncelikle bu ihtiyacımı karşılıyorum.
14 kitap ve üç projeyi birden hayata geçirmek zor olmayacak mı?
Zor. Zaten sistem de öyle çalışmıyor. Sistem, yılda iki kitap ortaya çıkarmaya yönelik bir hazırlık içeriyor. Belki takip eden yıllar içerisinde daha kalın veya daha çok ciltli bir kitap ortaya çıkaracak şekilde gelişebilir. O açıdan bütün bu kitapların tamamıyla alakalı içerikleri birinci günden itibaren okurlarımla paylaşabilecek durumda değilim.
Zaten projeler, temelde ileride yazılacak bir kitabın veya kitapların hazırlığı mahiyetindeki çalışmaları okurlarımla paylaşacağım ve onların destekleriyle geliştireceğim projeler. Dolayısıyla bütün kitapların aynı anda tamamlanması söz konusu değil. Bunlar zaman içerisinde olgunlaşacak çalışmalar.
“Eski yazıları güncellemek, yeni bir yazı yazmaktan daha kolay değil”
Yazıların ne kadarını eski yazılar, ne kadarını yeni yazılarınız oluşturacak?
Aslına bakılırsa eskiden olduğu gibi birebir yayımlanan hemen hemen hiçbir yazım yok. Zamansız Yazılar‘da, Zaman gazetesinde yayımlanmış olan yazıları güncelliyor veya zamanla bağlarını kopararak evrensel bir mesaj içeren yazılara dönüştürmeye çalışıyorum.
Mesela yıllar önce “Filistin Meselesinde Duruşum” diye yayımlanmış olan bir yazıyı, Gazze soykırımını da işin içerisine katarak yeniden ele aldım. Hemen hemen her yazım yeniden yazılıyor. Bunların çoğunluğu, Zaman gazetesinin kapanışından bu yana en az 10 yıl geçmiş, bazıları ise 20-30 yıllık yazılar. Dolayısıyla aradan geçen süreci de çalışmamı gerektiren yazılar bunlar.İşin doğrusu, eski bir yazıyı güncellemek yeni bir yazı yazmaktan daha kolay değil. O anlamda tamamı için yepyeni yazılar diyebilirim.
Ama aynı zamanda bir mirası da canlı tutmaya çalışıyorum. Yani 30 yıllık gazeteciliğimin, Ortadoğu uzmanlığımın ve İslam dünyasının düşünsel problemleriyle alakalı ızdıraplarımın hatırasını da canlı tutmaya çalışıyorum.
Dolayısıyla bazı makalelerin altında, “Bu yazı, şu tarihte Zaman gazetesi veya Aksiyon dergisinde yayımlanan yazının güncellenmiş şeklidir.” diye bir not olacak. Böylece hem geçmişte ortaya konulmuş düşüncelerin izini korumak hem de bunları bugünün meseleleriyle yeniden ele almak istiyorum.
14 kitap dediniz. İlk önce hangi kitaplar tamamlanacak?
Öngörebildiğim kadarıyla Zamansız Yazılar ve Vadedilmiş Yazılar‘ı [yıl bilgisi kayıtta net değil] sonuna kadar baskıya hazır hâle getirebileceğimi düşünüyorum. Bunun anlamı, haftada bir veya bazen haftada iki yazının bu iki kitapla alakalı olarak yayımlanması demek. Bu aynı zamanda diğer kitaplarla alakalı ancak ayda bir içerik yayımlayacağım anlamına da geliyor.
Ama kendimi böyle bağlamak istemedim. Eğer bazı yazıları daha erken bitirebilirsem onları da yayımlayabilirim. Vadedilmiş Yazılar da içeriği hemen hemen tamamlanmış ama güncellenmesi gereken yazılar.Büyük oranda notlarını kenara tuttuğum ancak yeniden gözden geçirilmesi gereken yazılar var. Bunlar zannediyorum ilk iki yılın ürünleri olacaklar.
Ücretsiz, standart ve sınırsız üyelik sistemi
Şimdi tekrar siteye dönelim. Üç adet üyelik kategoriniz var. Bunlar ne anlama geliyor?
Öncelikle hiç üye olmayan insanlara da açık olan aktüel yazılarım her zaman sitede olacak. Ama Zamansız Yazılar ve Vadedilmiş Yazılar gibi ilk bir-iki yıl içerisinde kitaplaşmasını düşündüğüm yazıları tamamen ücretsiz olarak üye olan, yani bülten üyesi olan bütün okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Bağımsız Gazeteciliğe Destek Olun
Özgür basının yaşaması ve zulme uğrayanların sesinin duyulması için yayın hayatını sürdüren ZAMAN Avustralya'ya PATREON'dan yapacağınız destek çok kıymetli. Siz de bu sese güç katın!
Aynı zamanda bülten üyesi olan okurlarımın projelere de ulaşabilmesini, bu projelere destek olabilmelerini veya bu projelerden ilham alarak kendi projelerini yapabilmelerini arzu ediyorum. Onun dışında standart üyelik dediğimiz kategoride altı kitap veya projeye daha erişim var. Sınırsız üyelik dediğimizde de [sayı kayıtta net değil] kitap veya projeye daha erişim sağlanıyor.
Temelde sınırsız üyelikte yer alan projeler tamamen yeni yazmaya başladığım, üzerlerinde çok yoğun bir şekilde çaba harcadığım içerikler. Bu içeriklerin ancak gerçekten beni takip etmek isteyen, bu projenin ve bu buluşma noktasının parçası olmak isteyen okurlarıma açık olmasını istiyorum.
Basılı kitapları da üyeleriniz, kategorilerine göre alabilecekler. Doğru mu anlıyorum?
Aslına bakılırsa ücretsiz üyelikte olanlar sadece çevrim içi olarak bazı içerikleri okuyabilecekler. Standart üyelikte olanlar ise üyeliklerini başlattıktan sonra geçen her yıl için sistemden bir kitap alabilecekler.
Bir kitap hazır olduğunda istedikleri kitabı tercih edebilecekler. Her ne kadar standart üyelikte olanlar altı kitabın içeriğini okuyabilseler de yılda bir tanesini basılı olarak alabilecekler.Eğer sınırsız üyeyse yılda iki kitap alabilecek. Zaten bu sistemden yılda ikiden fazla kitap çıkacağını hiç tahmin etmiyorum.
“İnsanlar daha az okumuyorlar, daha farklı okumalar yapıyorlar”
Artık insanların okumadığı söyleniyor. Sizin bazı yazılarınız ise 10 sayfa uzunluğunda. Bu nasıl olacak?
Az önce bu sitenin hangi ihtiyacı karşıladığını sormuştunuz. Büyük oranda benim bir ihtiyacımı karşılıyor. Yani bir sözleşmeye, bir buluşma noktasına olan ihtiyacımı karşılıyor.
Bunun için 10 tane iyi okur benim için yeterli aslına bakılırsa. Tabii ki 10 bin okura ulaşmayı arzu ediyorum. 100 bin okura ulaşmayı arzu ediyorum. Nitekim zamanında Zaman gazetesinde köşe yazılarımın ortalama okunma rakamları bu civarda dolaşıyordu.
Bunu tekrar yakalayabilmek için bir hayli gayret sarf etmem gerektiğini de biliyorum. Toplumumuzun ya da bizim kuşağımızın okumaya karşı geliştirdiği bazı refleksler var. Ama şuna katılmıyorum: İnsanlar daha az okumuyorlar. Daha farklı okumalar yapıyorlar.
Mesela gazetecilikte Long Read diye yepyeni bir tür ortaya çıktı. 15-20 sayfalık haber metinleri… Eskiden haber metinleri 400 kelimeyi geçmeyen metinler olurdu. Şimdi hikâyesi olan, adeta bir senaryosu olan haber metinleri ortaya çıkarılıyor.
Bunun da kendine ait bir okuyucusu var. Bu okur hem sadık bir okur hem de yazarla temasa geçme eğiliminde olan bir okur.Hâlihazırda üyelerimden bana yazmaya, kendi iç dünyalarındaki fikir sancılarını benimle paylaşmaya başlamış olan okurlarım var. Bunların hepsi tabii ki beni de besleyen şeyler.
Her ne kadar hemen, anında hepsine cevap vermem imkânsız olsa da bunların tamamından beslendiğimi okurlarımın bilmesini isterim.O anlamda uzun yazılar olacak. Özellikle de projelerin içerisinde Mantık Nur veya Zodium gibi çalışmalar var. Bunlardan birincisi, Müslümanın modern asırda standart düşünme stratejilerini geliştirmeye çalıştığım bir öğrenme süreci.
Doğal olarak bu süreç içerisinde okurlarımla birlikte çok şey öğreneceğiz. Nihayetinde belki 10 yıl sonra bir kitaba dönüştüğünde, kitap 600 sayfalık bir kitap olacak ama o zamana kadar binlerce sayfalık içerik yazmış olacağız.
Onun için bunu sadece bir kitap projesi olarak görmemek lazım. Kitaba hazırlık projesi olarak görmek lazım.Benim şahsi kanaatim, 100 kitap okumamış birisinin herhangi bir konuda bir kitap yazmaya kalkışması edepsizliktir.
Okuma notlarımı paylaştığım bir proje var. İstidat Ahlakı gibi. Orada okurlarım benimle birlikte yüzlerce kitap okuyacaklar. İnşallah bir gün benim kitabımı da okurlar.
“Kendi hayatım üzerinden insanın kişiliğinin oluşumunu anlatıyorum”
Kitapların detayına geçmek istiyorum. “Anim Activy” diye bir kitap projeniz var. Hatırat formatında yazılar olacak gibi gözüküyor. Acaba bunda otobiyografinizi mi yazıyorsunuz, yoksa farklı bir tür mü?
Evet, farklı bir tür aslına bakılırsa bu. Yani bir pedagoji kitabı.
Bir insanın kimliğinin, kişiliğinin ve fıtratının şekillenme sürecini anlatmaya çalışıyorum. Bir insan en iyi kendi fıtratının şekillendiği süreçleri analiz eder.Dolayısıyla kendi süreçlerim üzerinden anlatmaya çalışıyorum. Ama şehir ve şehirli, o şehirde yaşayan insan arasındaki ilişkiyi anlatıyorum. Burak Akif CAN-ZAMAN Avustralya