Dünyamız, ne yazık ki kavgaların, önyargı duvarlarının ve lüzumsuz gerilimlerin gürültüsüyle dolu. İnsanlığın sırat-ı müstakimden sapıp ihtilaflara düştüğü böyle bir dönemde, Cenâb-ı Hakk’ın hikmeti icabı kalbini bütün bir insanlığa açmış, hakikat arayışında mesafe katetmiş gönül erleri de eksik olmuyor. İşte Kaliforniya’daki Temple Akiba’da 39 yıl boyunca başhahamlık görevini yürütmüş olan Haham Allen S. Maller de bu nâdide isimlerden biridir.
Emekli olduktan sonra köşesine çekilmeyen Haham Maller, ömrünün kalan kısmını ilme, Kur’an-ı Kerim’in derinliklerini anlamaya ve dinlerarası barış köprüleri kurmaya vakfetmiştir. O, bir Yahudi alimi olmasına rağmen, Kur’an’ın ulvi sayfalarına baktığında düşmanlık değil; ilahi bir rahmet, sarsılmaz bir tevhid hakikati ve muazzam bir ahlak rehberliği görmüştür.
Kur’an-ı Kerim ve “Sinerjik Monoteizm” Mefkuresi
Haham Maller, kaleme aldığı yüzlerce makalede ve “Judaism and Islam as Synergistic Monotheisms” adlı eserinde, İslamiyet ile Musevilik arasındaki köklü bağlara dikkat çeker. Ona göre bu iki ilahi gelenek, insanlığı tevhid bilinciyle buluşturmak için birbirinin rakibi değil, omuz omuza vermesi gereken iki kardeş nehirdir. Bu anlayışı “Sinerjik Monoteizm” yani birlikte sinerji oluşturan tek tanrıcılık kavramıyla izah eder.
Kur’an-ı Kerim’e yaklaşımındaki başlıca incelikler şunlardır:
- İlahi Çeşitlilik ve Hayırda Yarış: Maide Suresi 48. ayet-i kerimesindeki “Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı; fakat size verdikleriyle sizi denemek istedi…” hakikatine sımsıkı sarılır. Dinlerin çeşitliliğini bir çatışma sebebi değil, ilahi bir imtihan ve zenginlik olarak değerlendirir; rekabeti sıfır toplamlı bir oyun olmaktan çıkarıp “hayırda yarışa” bağlar.
- Hz. İbrahim ve Haniflik Bilinci: Hz. İbrahim’i, Allah’a tam anlamıyla teslim olan ilk “Müslüman/Hanif” ruh olarak nitelendirir. Hz. Muhammed (s.a.v.) aleyhissalatü vesselamın, putperest bir toplumu tevhid nuruyla aydınlatmasını büyük ve mucizevi bir ilahi rehberlik olarak kabul eder.
- Metinler Arası Köprü (Midraş ve Kıssa Benzerlikleri): Kur’an kıssaları ile Talmud ve Midraş anlatımları arasındaki paralellikleri inceleyerek iki dinin kutsal metin kökdaşlığına ışık tutar.
- Tarihi Adalet ve Hoşgörü: Bakara Suresi 256. ayetindeki “Dinde zorlama yoktur” esası sayesinde, tarihi süreçte İslam coğrafyasında yaşayan Yahudilerin Batı’daki gibi engizisyon ve büyük felaketlerle karşılaşmadığını, Müslümanların adalet şemsiyesi altında huzur bulduklarını ifade eder.


