“Babamın hukuksuz şekilde tutuklanması aileme tarifsiz acılar yaşattı. Ancak Türkiye’den ayrılmak, önümde pek çok kapı ve fırsat açtı. Bunun için hâlâ minnettarım.”
Bu sözler, Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra yürütülen hukuksuzlukların gölgesinde büyüyen 23 yaşındaki Rana Özçelik’e ait.Siyasi baskılar nedeniyle Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan ailelerin en büyük sınavlarından biri, çocuklarının yeni bir ülkeye ve kültüre uyum sağlaması oldu.
Eğitimlerine farklı bir dilde devam etmek ve yaşadıkları travmalara rağmen hayata yeniden tutunmak zorunda kalan çocuklar, bu sürecin en ağır yükünü taşıdı. Babası tutuklandığında henüz 13 yaşında olan Rana Özçelik ise, bütün zorluklara rağmen İsveç’te kendine yeni bir hayat kurarak bu mücadelenin başarılı örneklerinden biri oldu.
Yaşadıklarını Stockholm Center for Freedom’a (SCF) anlatan Rana Özçelik, Malezya’daki Türk okullarında öğretmenlik yaparken 4 Mayıs 2017 yılında MİT tarafından zorla kaçırılarak Türkiye’ye götürülen İsmet Özçelik kızı. Özçelik, tutuklanarak Denizli T Tipi Cezaevine gönderildi. O sırada Rana yalnızca 13 yaşındaydı ve annesiyle birlikte Malezya’da büyük bir belirsizliğin içinde kalmıştı.
“BABAM TUTUKLANINCA ŞOK OLDUM”
Babasına bir yıl önce kavuşan Rana Özçelik, anne-babasıyla İsveç’teki evlerinde.Rana, babasının tutuklanmasının ardından yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Şoktaydım. Günlerce okula gitmedim, yemek yemeyi reddettim ve gerçekten depresyona girdim. Sürekli ağlıyordum. Fakat bu tecrübe beni daha dayanıklı hale getirdi ve uyum sağlamayı öğrendim.”
İsmet Özçelik yedi yıl cezaevinde kaldı. 26 Aralık 2024’te tahliye edildikten sonra İsveç’teki ailesine kavuştu.Rana, babasının cezaevinde bulunduğu yıllar boyunca sosyal medyada onun durumunu duyurmaya çalıştı. X hesabını babasının hikâyesini anlatmak için kullandı; bu nedenle trollerin hakaret ve tehditlerine maruz kaldı.
“Bir dönem gelen kutum hakaret ve tehditlerle dolup taşıyordu. Ama bunları hiçbir zaman önemsemedim. Beni tanımlamalarına izin vermedim. Benim önceliğim babamı cezaevinden çıkarmaktı.”
İSVEÇ’E UYUM SAĞLAMAK KOLAY OLMADI
Rana ve annesi, Malezya’da artık kendilerini güvende hissetmedikleri için 7 Haziran 2017’de İsveç’e sığındı. Ancak yeni bir ülkede hayata başlamak da kolay olmadı. Malezya’da İngilizceyi yeni öğrenmiş olan Rana, bu kez sıfırdan İsveççe öğrenmek zorunda kaldı. Küçük bir köy okuluna başladı, sekizinci sınıfı yeniden okudu ve İsveç toplumuna uyum sağlamasında öğretmenlerinin büyük katkısı olduğunu söyledi.









