Gazetecilik hayatım boyunca birçok başkentte düzenlenen NATO zirvelerini takip etme imkânım oldu. Mesela Türkiye’nin demokrasi modeli olarak konuşulduğu 2004’te İstanbul’da yapılan zirveyi Zaman Gazetesi Dış Haberler Editörü olarak izledim. 2012’de Chicago’daki zirveyi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e eşlik eden gazetecilerle birlikte, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü ve Zaman Gazetesi dış politika yazarı olarak takip ettim.
Ankara’daki son NATO zirvesini de bizzat izlemeyi çok isterdim. Ancak bu mümkün değildi. Çünkü 10 yıl önce Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığım günden beri yurtdışında sürgünde yaşıyorum. Ülkeye dönmeye kalksam, havaalanında gözaltına alınıp Silivri Cezaevi’nde misafir edileceğim kesindi.
NATO zirveleri tecrübesine sahip bir gazeteci olarak bana göre, Ankara’daki zirvenin en büyük skandalı toplantı salonlarında yaşananlar değil; basın salonunda yaşanmayanlardı!
Eğer en önemli siyasi rakibini hapse atan bir liderin ev sahipliği yaptığı ülkede bir NATO zirvesini takip ediyorsanız, ilk basın toplantısında bu skandalı gündeme getirmek için her fırsatı kollarsınız. Farz edin ki zirve Almanya’da yapılıyor. Ama ev sahibi Şansölye Friedrich Merz, muhalefetteki en önemli siyasi rakiplerinden Birlik 90/Yeşiller lideri Cem Özdemir’i uyduruk iddialarla hapse atmış. Bir gazeteci olarak bu konuyu görmezden gelebilir misiniz? Bunu gündeme getirmeyene gazeteci denir mi?
Son NATO zirvesine ev sahipliği yapan Türkiye’de işte tam bu skandal yaşanıyordu. Erdoğan’ın en önemli siyasi rakibi, ana muhalefet partisi CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve 16 milyon nüfuslu İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan tarafından bir yıldan uzun zamandır hapiste tutuluyordu ve tam da zirve günlerinde rejimin “kanguru mahkemeleri” olarak nitelendirilen yargı sürecinde türlü aşağılamalar içinde kendini savunmaya çalışıyordu.
Mesela kendisi gibi avukatı da hapsedilmişti. 2430 yıl hapis istenen suçlamalardan yargılanmasına rağmen 3-5 saatte savunmasını bitirmesi isteniyordu. Buna itiraz edince mahkeme salonundan çıkarılmıştı.


