Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 9 senedir tutuklu olan iş insanı Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusunda kararını salı günü Strazburg’da açıkladı. Mahkeme, Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin beş ayrı maddesini ihlal etmekten mahkûm etti.Kararlar 15’e karşı 2 oyla alındı. Muhalif kalan yargıçlar Faris Vehabović ile Türkiye’den seçilen Saadet Yüksel oldu.
Mahkeme, ifade özgürlüğü (10. madde), toplanma ve örgütlenme özgürlüğü (11. madde), adil yargılanma hakkı (6. maddenin 1. fıkrası), özgürlük ve güvenlik hakkı (5. maddenin 1. fıkrası) ile hakların sınırlandırılmasına ilişkin 18. maddenin ihlal edildiğine hükmetti. Ayrıca koşullu salıverilme imkânı tanımayan ağırlaştırılmış müebbet cezasının, denetim mekanizması bulunmaması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağını düzenleyen 3. maddeyi ihlal ettiğini tespit etti.Kararın merkezinde, Kavala’nın 25 Nisan 2022’de verilen ve kesinleşen mahkûmiyetine ilişkin tespit yer alıyor.
Mahkeme, bu mahkûmiyetin “bariz bir adalet reddi” (flagrant denial of justice) oluşturan bir yargılamadan çıktığına hükmetti. Karara göre yargılama, usulün adilliğini ve mahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlık güvencelerini etkileyen ciddi ve temel eksikliklerle sakatlandı. Mahkeme bu eksikliklerin, iç hukukun yorumlanmasında sıradan bir hatanın ötesine geçen bir keyfilik ortaya koyduğunu belirtti.Bu nedenle Kavala’nın “mahkûmiyet sonrası” tutulmasının 5. maddenin 1. fıkrası anlamında “hukuki” olmadığına karar verildi.
Mahkeme ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinin Gezi Parkı olayları bağlamında yorumlanma biçiminin, hükmün kapsamını öngörülemez şekilde genişlettiğini ve keyfi müdahaleye karşı asgari korumayı sağlamadığını tespit etti.
18. madde
AİHM, 18. madde kapsamında yaptığı değerlendirmede, Kavala’ya yönelik tedbirlerin — ceza yargılamasının açılması, tutukluluğun sürdürülmesi ve mahkûmiyet — “ağırlıklı olarak gizli bir amaçla” alındığını tespit etti.
Karara göre bu amaç, Kavala’yı Gezi Parkı gösterilerindeki rolü ve bir insan hakları savunucusu olarak görüşlerini ifade etmesi nedeniyle susturmaktı.Mahkeme, dosyanın “art arda açılan davalar, hukuki nitelendirme değişiklikleri ve tekrarlanan tutuklamalar yoluyla ceza hukukunun araçsallaştırılmasını” ortaya koyduğunu belirtti.









