• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

‘İnfaz Yasası’ mı, Adalet ve Hukukun infazı mı?

Temmuz 30, 2026
in Manşet
6
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Ülkenin geldiği hâle bakın…

Vali…
Milletvekili…
Diplomat…
Doktor…
Emniyet müdürü…
Hâkim…
Savcı…
Avukat…
İmam…

Neredeyse devleti ayakta tutması gereken hangi meslek grubuna baksanız, güven duygusunu sarsan bir skandalla karşılaşıyorsunuz.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim

Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: Başkan Erdal Beşikçioğlu gözaltında

Hakan Şahinli dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Siyasi partiler…
Parlamento…
Diyanet…
Yargı…
Bürokrasi…

Sadece insanlar değil, kurumlar da değeri, güveni yerde.

Devletin omurgasını oluşturan yapıların neredeyse tamamı ağır bir güven bunalımının içine sürüklendi.

Canını emanet ettiğimiz polis, devleti makamındaki Vali cinayetten cezaevinde.

Oğlundan doktoruna, emniyet müdüründen memuruna kadar birçok Gülistan Doku’nun cinayetinde ismi geçiyor.

Cinayetten dolayı oğlu ve eşiyle cezaevini boylayan Devlet Valisi.

Devletin mülkiye amiri, cinayet, yolsuzluk, sahtekârlık ya da ahlaki suçlamalar nedeniyle ailece kelepçelenmesi, bu ülkenin hafızasında hiç görülmedi.

Vali eşinin aylık sadece kira gelirinin 700 bin lirayı bulduğu iddiası ise bir başka soru işareti?

40 dükkân, 6 arsa, düğün salonu, bağ ve çok sayıda konut. 

Bu servet nasıl oluştu?

Devlet memurluğundan bu zenginlik, nasıl ve nereden?

15 Temmuz Kurgu Darbesi’nin yıldönümünde ortaya çıkan görüntü, utancın da ötesinde bir skandal…

Almanya’daki bazı Türk diplomatları, rejime şirin görünme uğruna camide yan yana saf tutan 9 kişilik cemaati, yapay zekâ ile tıklım tıklım dolu bir kalabalığa dönüştürdü.

Gerçekleri çoğaltamayınca, cemaati yapay zekâyla çoğalttılar.

Yani bir çok şey suni,olunca şimdi de  ‘Yapay Zekâ Cemaati’ oluşturdular.

Gerçi ‘Bakara-Makara’ deyip sureyle dalga geçenlerin Büyükelçi yapıldığı bir iktidarda, Almanya’da yapılan çok normal.

Eskiden “monşer” denilen diplomatlar vardı.

Belki eleştirilirlerdi ama devlet ciddiyetini temsil ederlerdi.

Bugün ise propaganda uğruna dijital manipülasyon yapan bir diplomasi anlayışı konuşuluyor. Toplumdan kopuk diplomatlardan, toplumu değerlerinden,ahlakından koparan diplomatlara rücu ettiler bugünküler.

Milletvekilliği de öyleydi.

Bu makamın az da olsa bir ağırlığı ve itibarı vardı.

Elbette her dönemde istisnalar çıktı.

Milletvekilinin özgeçmişinde yer verdiği bilgiler, mezun olup olmadığı üniversiteler havada uçuşuyor.

Hangi birini sayalım?

Adalet çok daha ağır yara aldı.

Belki geçmişte de kusurlar vardı.

Ama insanlar en azından hâkimlerin vicdanıyla karar vermeye çalıştığına inanıyordu.

Kendini hâkim olarak tanıtıp milyonlarca liralık dolandırıcılık yapan “Cübbeli sahte yargıçlar” adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında boy gösteriyor.

Evinden hâkim cübbesi, külçe altınlar fışkırıyor.

Öyle ki profesyonel sahtekârlık yapmış ki, doktor eşinin bile yıllarca onu gerçek hâkim olduğuna fark etmemiş.

Tüm bunlar kara mizah değil, gercek.

Devletin Cumhuriyet Savcısına bakar mısınız?

“İhtiyaç sahibi ailelere yardım” bahanesiyle hâkimlerden, savcılardan, avukatlardan ve adliye çalışanlarından topladığı parayı suistimal ettiğini soruşturma açılınca öğrenebildik.

Ya Diyanet?

Bir dönem farklı görüşlere sahip insanlar bile kürsüde konuşan din görevlisine saygı duyardı,inanırdı.

Konya’da sahte diplomalı imamlara aynı gün operasyon yapıldı.

Dört imam birden tutuklandı.

Din, diyanet, vaaz, nasihat hak getire!

Deprem felaketinde milyonların umut bağladığı AHBAP Derneği’nin bugün geldiği noktaya bakar mısınız?

Neredeyse her sabah bir sanatçıya, bir gazeteciye, bir iş insanına ya da toplumun farklı kesimlerinden insanlara şafak operasyonları düzenleniyor.

Bugün ihtiyaç sahipleri, bir zamanlar dünyanın dört bir yanında iyilik köprüleri kuran Kimse Yok Mu Derneği’ni mumla arıyor. Bir iyilik hareketini yok edenlerin ülkeyi getirdiği hale bakın.

Yazık değil mi bu memlekete?

Yıllardır torpille insan kayırmanın, liyakati yok saymanın, bakanlıkların, müdürlüklerin, kamu kurumlarının ve devletin en stratejik noktalarının içini boşaltmanın, bedelini ödüyor bu memleket.

KHK’lılara yapılan zulümlere sessiz kalmanın bedelini ödüyor ülke.

İşin ehli insanlar bir kenara itilirken, hiçbir eğitim almamış, hiçbir uzmanlığı olmayan, o makamlarda bulunmayı hak etmeyen kişiler; sahte diplomalarla, referanslarla, torpille ve çeteleşmiş bir iktidarın desteğiyle devletin en kritik noktalarına kadar yerleştirilen bir rejime dönüştü.

Hayal kurmayı unutan bir gençliğin en büyük müsebbibi de iktidarın bu liyakatsizler ordusudur.

Sosyal medyada paylaşım yapan bir bayının da belirttiği gibi, canlı, cansız ne varsa yok ediliyor.

Korunması gereken binlerce yıllık tarihî eserler talan ediliyor.

Ormanları kül edenler…

Hastaları ölüme sürükleyenler…

Hasta olmayan insanlara sahte raporlarla hastalık üretenler…

Akrabalarını üniversitelere memur, eşini kendine yardımcı yapan rektörler…

Oğlunu, kızını, eşini sınavsız okula yerleştiren yandaşlar…

Halı yıkamacı olduğu hâlde psikolog olarak çalışanlar…

Baraj inşa eden sahte mühendisler, ihale kapan yandaş kalpazanlar.

Narkotik başkomiseri olup, uyuşturucu pazarlayan satıcılar…

Sahte akademisyenler…

Üniversite puanlarını para karşılığında yükseltenler…

Tüm bunlar bir romanın kurgusu değil.

Hergün ortaya çıkan tablolar.

Bunlar, kurulan Saray rejiminin daha ortaya çıkan gerçekler.

İşte bu yüzden bugün yalnızca sahtekârlarla yaşamıyoruz.

Bu sahtekârları besleyen, büyüten, koruyan, kollayan bir sistem ve iktidar inşa edildi.

Onuruyla çalışan insanları “terörist” diye sokağa atan hak, hukuk tanımazlar.

Alın terinin değil, arkasında ayı veya dayısının referansıyla yer kapanlar…

Bebeğin, çocuğun, gencin, yaşlının, kadının, hayvanın, ağacın bile huzur bulamadığı; her gün başka bir çetenin, başka bir skandalın, başka bir rezaletin konuşulduğu bir ülke inşa etti iki düzenbaz ortak ve iktidarı.

En acısı da ne biliyor musunuz?

Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz.

Çünkü rezaletler sıradanlaştı.

Kepazelikler gündelik hayatın parçası oldu.

Ahlaksızlık haber değeri taşımamaya başladı.

İşte gerçek çürüme budur.

Çünkü ülkeyi yıkan şey dış düşmanlar değildir.

Devleti içeriden çürüten; liyakatsizlik, ahlaksızlık, torpil ve adaletsizliktir.

“İnfaz Yasası” düzenlemesine bakar mısınız.

İnfaz Yasası mı, Adalet ve Hukukun infazı mı? bilinmiyor.

Eli silahlı insanlar “terör kapsamından çıkarılıyor” buna karşılık, eli kalemli insanlar ise “terörist” veya terör kapsamına sokuluyor.

Bu yasayla masum insanlar, çocuklu anneler ve yaşlılar adeta göz göre göre infaz ediliyor.

Elbette bu ülkenin barışa ihtiyacı var. Silahlar susmalı, akan gözyaşı dinmeli. Gerçek anlamda toplumsal barışı güçlendirecek adımlardan geri dönülmemeli.

Kürt halkı da bu ülkenin diğer tüm kesimleri gibi uzun yıllardır ağır acılar ve büyük bedeller ödedi. Kalıcı huzur ve adalet herkesin ortak hakkıdır.

Ancak Saray rejiminin derdi demokrasi, hak, hukuk, adalet ya da ahlaklı bir toplum inşa etmek değil ki, İnfaz Yasası’nı da bu ilkelere göre düzenlesin. Yasalar, evrensel hukuk ilkelerine göre değil; siyasi hesaplara ve rejimin çıkarlarına göre şekillendiriliyor.

Toplumsal barışı kim istemez? Kim huzura karşı çıkabilir?

Ancak bu milletin canını, kanını ve acılarını yıllardır siyasetin malzemesi yapan; her dönemde yeni bir düşman üreterek korku üzerinden iktidar devşiren, dün söylediklerini bugün inkâr eden ikiyüzlü siyasetçilere de artık “dur” demek gerekiyor.

Saray rejiminin derdi demokrasi de değil, hukuk da değil, adalet de değil; temiz ve ahlaklı bir toplum hiç değil. Hâl böyle olunca, İnfaz Yasası’nın da hukuku değil, siyasi çıkarı gözetmesi şaşırtıcı olmuyor.    e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: Ahbap derneğiAvukatBürokrasiDevlet ValisidiplomatDiyanetdoktorEmniyet Müdürüenes canseverGülistan DokuhakimİmamKHK’lıMilletvekiliparlamentosavcıSiyasi partilerValiYapay Zekâ Cemaatiyargı
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim

BENZER HABERLER

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim
Manşet

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim

Temmuz 30, 2026
Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: Başkan Erdal Beşikçioğlu gözaltında
Gündem

Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: Başkan Erdal Beşikçioğlu gözaltında

Temmuz 30, 2026
Hakan Şahinli dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Manşet

Hakan Şahinli dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Temmuz 30, 2026
Öcalan onaylamıştı: Çerçeve yasa teklifi Erdoğan’a sunulması bekleniyor
Gündem

Öcalan onaylamıştı: Çerçeve yasa teklifi Erdoğan’a sunulması bekleniyor

Temmuz 30, 2026
Gülistan Doku soruşturması: Emniyet müdürü, amiri, polisler ifade veriyor
Gündem

Gülistan Doku soruşturması: Emniyet müdürü, amiri, polisler ifade veriyor

Temmuz 29, 2026
Kanser tedavisi gören KHK’lı komiser Bülent Kemik, 51 yaşında vefat etti
Manşet

Kanser tedavisi gören KHK’lı komiser Bülent Kemik, 51 yaşında vefat etti

Temmuz 29, 2026
  • All
  • Manşet
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

‘İnfaz Yasası’ mı, Adalet ve Hukukun infazı mı?

by Enes Cansever
Temmuz 30, 2026
0

Ülkenin geldiği hâle bakın... Vali...Milletvekili...Diplomat...Doktor...Emniyet müdürü...Hâkim...Savcı...Avukat...İmam... Neredeyse devleti ayakta tutması gereken hangi meslek grubuna baksanız, güven duygusunu sarsan bir skandalla...

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim

Sema Silkin Ün’den Gelecek Partisi’ne veda: Yeni Yol’da devam edeceğim

Temmuz 30, 2026
Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: Başkan Erdal Beşikçioğlu gözaltında

Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: Başkan Erdal Beşikçioğlu gözaltında

Temmuz 30, 2026
Hakan Şahinli dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Hakan Şahinli dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Temmuz 30, 2026
Öcalan onaylamıştı: Çerçeve yasa teklifi Erdoğan’a sunulması bekleniyor

Öcalan onaylamıştı: Çerçeve yasa teklifi Erdoğan’a sunulması bekleniyor

Temmuz 30, 2026
Gülistan Doku soruşturması: Emniyet müdürü, amiri, polisler ifade veriyor

Gülistan Doku soruşturması: Emniyet müdürü, amiri, polisler ifade veriyor

Temmuz 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM