• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Kaç mahkeme kaç!

Ekim 26, 2019
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Bu bir sinema filmi olsaydı, ‘Kaç İsmail kaç!’ sahnesiyle başlardı. 28 Temmuz 2014’te gözaltındaki 49 polisin sorgusunu yapan sulh ceza yargıcı (şimdi Yargıtay üyesi) İslam Çiçek’in ağzından dökülmüştü bu ifade.

Gözaltı süreleri dolduğu için hem usul açısından salıvermek dışında yapılabilecek bir şey yoktu; hem de dosya içeriklerinde suç unsuru bulamıyordu. 17-25 Aralık büyük yolsuzluk soruşturmasında görev almaktı suçları, yani işlerini yapmışlardı. Çiçek, beş dakika ara vermişti ama iki saat geçtiği halde kararını açıklayamıyordu. Avukatlar ve milletvekili Mahmut Tanal durumu sormak için odasına girdiklerinden yargıcı, 5 kişiyle görüşürken buldular. Bunlar kim sorusuna çoğunluk ‘biz polisiz’ cevabı vermişti. Ancak biri tedirgin bir sessizlik içindeydi. Yargıç Çiçek ona döndü ve ‘Kaç İsmail kaç!’ deyiverdi. İsmail’in, kararı getiren MİT mensubu olduğu öne sürüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğünün ‘bizde çalışan bir memur’ açıklaması ikna edici değildi; zira odada kimlik gösterebilen polisler kaçma lüzumu hissetmemişti.

Suriye ve İran’daki benzerlerinin yolunda giden istihbarat örgütünün yakın tarihi kaçma ve kaçırmalarla şekillendi. Forest Gump’in koşusu gibi İsmaille başlayan koşu büyüyerek devam ediyor. MİT artık kararları tebliğ etmek için ulak kullanmıyor. İnsanları kaçırıp Ankara’nın göbeğinde aylarca işkence ediyor. Yetmezmiş gibi onları yargılayan mahkemeyi bile kaçırıyor.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tanrı Dağları’ndaki Küheylan: Öğretmen Süleyman

2026 FİFA Dünya Kupası!

Mavi Otobüs, Beştepe ve Tanık

Tıpkı doksanlı yılların ‘Beyaz Toros’ları gibi insanları kaçıran ‘Siyah Transporter’lerin marifetleri gündemde. Ailelerinin aylar boyunca her kapıyı çalıp her yetkiliye sorduğu kişiler birden bire emniyette ortaya çıkıyor. Maddi manevi işkence gördükleri her hallerinden belli ama avukat istemiyorlar. Neler yaşadıklarını ailelerine bile anlatamıyorlar. Bağımsız gözlemcilerin takibine imkan tanınmıyor ve ikna edici bir sağlık kontrolüne izin verilmiyor. Tam bir tecrit altında tutulmaya devam ediliyorlar. En azından mahkemeye çıktıklarında bazı şeyleri öğrenebiliriz beklentisi de boşa çıktı; çünkü MİT bu defa mahkemeyi kaçırdı.

Farklı zamanlarda kaybolup aynı anda aynı şubede ortaya çıkan dört kişi Salim Zeybek, Yasin Ugan, Özgür Kaya ve Erkan Irmak’ın ilk duruşmaları yapıldı. Aynı dosyadan yargılanan insanlar mahkemede bile iletişime geçer diye ayrı günlerde duruşmaya çıkarıldı. Ücretini kimin ödediği bilinmeyen avukatlar salonda hazır bulunuyor ama savundukları söylenemez. İlk gün aileler ve İnsan Hakları Savunucusu CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu mahkemeyi bulamadı. Tanrıkulu, “mahkeme gizli görülecekse bile ilk duruşma açık yapılıp karar alınması lazım’ dediği için ikinci gün bu usul hatasını düzelttiler. Aç kapa yaptılar. Böylece gözlemci olmak isteyen İnsan Hakları Derneği Ankara şubesini dışarı çıkardılar.

DOĞAL YARGIÇ İLKESİ NEREDE KALDI?

Adamların sanki ellerinde bir liste var ve ihlal edilmedik bir hukuk normu kalmasın istiyorlar. Savunma hakkının dokunulmazlığı ulusal hukukun yanısıra Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6. Maddesinin güvenceye aldığı bir hak. Ancak bu insanlara kullandırılmıyor. Duruşmaların aleni yapılması hakeza hukuk güvencesi açısından vazgeçilmezdir. Mahkeme önce usul hatasıyla ardından şekli prosedürü tamamlasada esasta hak ihlali yapıyor; gizli kapaklı yargılıyor. Doğal yargıç ilkesi ise belki en önemli temel prensiplerden. Oysa Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi 10 Temmuz 2019’da MİT davalarına bakmak üzere kurularak bu ilkeyi yerle bir etti. Suçun işlendiği mahaldeki ve suçtan bağımsız biçimde doğal süreçlerde kurulmuş mahkemeler yetkilidir. İşin tuhaf yanı MİT mensuplarını yargılasın diye özel kurulan mahkeme, istihbarat örgütünün işkence yaptığı iddia edilen kişileri de yargılıyor.

Eskiden işi kılıfına uydurmak kaygıları vardı, artık ona bile gerek görmüyorlar. Fakat bir yandan da işkencelerin kayda geçmesinin korkusu onları daha büyük ihlallere zorluyor. Ayten Öztürk vakasında suç üstü yakalandıkları için şimdi hayalet mahkemelerle iş bitirmeye çalışıyorlar.

Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’dan özel uçakla kaçırılarak işkence merkezine getirilen, kendi ifadesiyle hiç bir örgütle ilişkisi olmayan anti-emperyalist, enternasyonel bir kadın. 15 Haziran 2019’da çıktığı mahkemede gördüğü işkenceleri en ince ayrıntısıyla anlattı. Yakalanışından, göstermelik gözaltı işlemine ve altı aylık tam tecritten bulunduğu andaki sağlık problemlerine varana kadar her şey aynı.

“Bana seninle ilgili sonsuz yetki verildi. Bu devlet senin için özel uçak kaldırdı. Burası başka yere benzemez. Buradaki herkes işini profesyonelce yapar. Konuşmazsan buradan çıkamazsın. Aylarca, yıllarca yaşatırız. Vücut bütünlüğüne bir zarar vermeyiz. Konuşacak mısın?” Sorusuyla başlayan altı aylık zorlu bir süreç. Öztürk konuşmayınca doz artıyor; cinsel işkence dahil her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. “Tutuklanıp hapishaneye geldiğimde arkadaşlarım vücudumdaki yara bere izini saydı. 898 yara-bere vardı” diyor. Dile kolay tam 898 yara… Ayrı bir işkenceye dönüşen 25 günlük bir tedavi sürecinden sonra “Seni adalete teslim edeceğiz. Aklına başka bir şey gelmesin. Hapislerde çürüyeceksin” sözleriyle işkencehaneden çıkarılıyor. Diğer kayıpların yaşadığına benzeyen bir tiyatroyla yakalanıp gözaltına alınmış gibi tutanak tutuluyor.

Öztürk uyduruk yakalanma senaryosuna şu sözlerle isyan ediyor:

“Yüzlerce yara bereli, yaklaşık 40 kilogramlık, ayakta duramayan o halimle hiç bilmediğim açık bir arazide benim ne işim olabilir ki? Hem de gece vakti, Ankara’yı hiç bilmediğim halde, üstümde Türk parası bile yokken tek başıma orada ne yapabilirdim? TEM polisi, hâlâ bir ihbar sonucu beni aldığını iddia edebilir mi? Savcılık ve Sulh ceza hakimliğinde işkenceleri anlatmak istedim. Yara berelerimle, incecik bedenimle ayakta duramayacak halde olamama rağmen kafalarını kaldırıp bakmadılar. “Dava konumuz değil” deyip sözümü kestiler. Merak edip tek bir soru bile sormadılar. “Suç duyurusunda bulun” dediler. Hapishanede iken suç duyurusunda bulundum. Savcı kısa süre içinde “takipsizlik” verdi.”

Öztürk aynı durumda olan diğer insanları şöyle anlattı mahkemede: Bazen gün içinde, bazen de gece işkence sesleri geliyordu. Çığlık, ağlama sesleri yakından geliyordu. Hep erkek sesleriydi. Genellikle “Konuşacak mısın, abilerini çağırayım mı? Hacı Abin gelsin mi? Buradan çıkmak istiyorsan konuş” sesleri geliyordu. Orada kaç kişi gözaltındaydı bilmiyorum. Ama kapıların açılıp kapanma seslerinden 7 hücre olduğunu tahmin ediyordum.” Bahsettiği kişiler büyük ihtimalle beşi ortaya çıkan yedi kayıp.

“Sonuç olarak ömür boyu kullanmak zorunda olduğum bazı ilaçlara rağmen bedenimdeki yaralar kapandı; ancak içimdeki yaralar asla kapanmayacak.” Sözleriyle tahliyesini talep eden Öztürk hâlâ tutuklu. 3 Kasım’da tekrar duruşması var. Gördüğü işkenceyi ispatlamasına rağmen onu tutuklu yargılayan mahkeme bile tatmin etmemiş olacak ki yeni mağdurları hayalet mahkemeye havale ettiler.

Toplum olarak İsmail’i elimizden kaçırmasaydık, kör topal da olsa hukuku muhafaza edebilirdik belki. Şimdi saklambaç oynayan mahkemelerin eline kaldık.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

CHP’li Erdal Aksünger: Türkiye barışın tarafında olsaydı bu kadar cinayet işlenmezdi

SONRAKİ HABER

TC. Büyükelçiliği komplo kurmuştu: MİT’in Kamboçya’dan Türkiye’ye kaçırdığı Osman Karaca tutuklandı

BENZER HABERLER

O bir Hakas kızı
Manşet

Tanrı Dağları’ndaki Küheylan: Öğretmen Süleyman

Temmuz 26, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

2026 FİFA Dünya Kupası!

Temmuz 22, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Mavi Otobüs, Beştepe ve Tanık

Temmuz 19, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

3652 günlük masal: Beşikten mezara 10 yıllık “Milli birlik” enkazı!

Temmuz 16, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Rüküş hayat!

Temmuz 13, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

Temmuz 13, 2026
  • All
  • Manşet
Eski Bakan Ertuğrul Günay: AKP uzatmaları oynuyor, bu yapı ile demokrasi gelmez
Gündem

Çerçeve yasaya tepkiler sürüyor:”İnfazda ayrım kabul edilemez “

by adminzaman
Temmuz 29, 2026
0

TBMM'de hazırlıkları süren çerçeve yasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, düzenlemenin ayrım gözetmeden ele...

CHP’de istifa depremi sürüyor: Denizli Büyükşehir ile 14 ilçe Belediye Başkanı istifa etti

CHP’de istifa depremi sürüyor: Denizli Büyükşehir ile 14 ilçe Belediye Başkanı istifa etti

Temmuz 29, 2026
Hollanda’da vefat eden sürgündeki Yapımcı ve Yönetmen Hakan Şahinli son yolculuğuna uğurluyor

Hollanda’da vefat eden sürgündeki Yapımcı ve Yönetmen Hakan Şahinli son yolculuğuna uğurluyor

Temmuz 29, 2026
Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti

Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti

Temmuz 29, 2026
Avustralya’da milyonlarca telefon aynı anda alarm verdi: Ulusal acil uyarı sistemine ilk test

Avustralya’da milyonlarca telefon aynı anda alarm verdi: Ulusal acil uyarı sistemine ilk test

Temmuz 28, 2026
Victoria’da yeni dönem: Ben Carroll Eyalet’in 50. Başbakanı olarak göreve başladı

Victoria’da yeni dönem: Ben Carroll Eyalet’in 50. Başbakanı olarak göreve başladı

Temmuz 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM