DEVA Partisi lideri Ali Babacan, KHK’lı vatandaşların yaşadığı sorunları TBMM gündemine taşıdı: İktidarın “toplu cezalandırma” yöntemine başvurduğunu savundu.
KHK MAĞDURİYETLERİ İÇİN KAPSAMLI EYLEM PLANI
Toplantıya katılan KHK mağdurlarını selamlayan Babacan, sürecin başından itibaren “Kurunun yanında yaşı da yakın” anlayışıyla yanlış yönetildiğini savundu.Milyonlarca kişinin terör örgütü üyeliği iddiasıyla savcılık süreçlerinden geçmesini eleştiren Babacan, “Hangi ülkede milyonlarca üyesi olan bir terör örgütü olabilir?” diye sordu.DEVA Partisi’nin 8 numaralı eylem planını bu mağduriyetlerin giderilmesine ayırdıklarını hatırlatan Babacan, hukuksuzlukların yine hukuk devleti ilkeleriyle çözülmesi gerektiğini vurguladı.
EKONOMİDE YIKIM TABLOSU VE ASGARİ ÜCRET
Ekonomi yönetimini de sert dille eleştiren Babacan, hükümetin fiyat artışlarını yalnızca izlediğini belirtti.Pandemiden bu yana dünyada gıda enflasyonu toplamda yüzde kırklar seviyesindeyken, Türkiye’de kümülatif enflasyonun yüzde sekiz yüzü geçtiğini söyledi.Yüksek enflasyona rağmen asgari ücrete ara zam yapılmamasını “kul hakkı” olarak nitelendiren Babacan, “Enflasyonun patlaması ülkeyi kötü yönetenlerin suçudur, faturası çalışana ve emekliye çıkarılamaz” dedi.Babacan, Türkiye’nin lokomotif ihracat sektörlerinin çöktüğünü iddia etti.
ULTRA ZENGİNLERİN SAYISI YÜZDE DOKSAN ÜÇ ARTTI
Türkiye’de serveti otuz milyon doların üzerinde olan “ultra zenginlerin” sayısının son beş yılda yüzde doksan üç artarak dört bin iki yüz sekiz kişiye çıktığını belirten Babacan, bu artışın üretimden değil, yüksek faizden kaynaklandığını söyledi. İktidarın ekonomi politikasının “fakirden alıp zengine verdiğini” savundu. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “aile on yılı” açıklamasını ve doğum oranlarındaki düşüşe ilişkin endişelerini de değerlendiren Babacan, doğurganlık hızının iki bin on yediden bu yana sürekli düştüğünü ve iki bin yirmi dört itibarıyla bir tam yüzde kırk sekiz seviyesine indiğini belirtti.Nüfusun sabit kalması için gereken iki tam yüzde bir oranının altına inilmesinin temel nedeninin ekonomik güvensizlik olduğunu vurguladı.












