• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Mektep imtihansız olmaz -1

Aralık 19, 2018
in YAZARLAR
1
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

NATO zirvesindeki en büyük skandal

Nefretin mucitleri Avustralya seferinde!

M.Ali Şengül
Dünya bir mekteptir. İnsanlar da seviyelerine göre o mektebin talebeleridirler. Huzur ve saâdet,  imtihanı başarmakla elde edilir. İnsana düşen vazîfe ise, rehberine kulak verip îtimat ederek, kitabının muhtevâsını iyi anlamaya çalışmalı ve kendisine verilen imkanları iyi değerlendirmelidir.
Allah (cc) Peygamberleri, kullarıyla Allah arasındaki engelleri kaldırmak, mutlak saâdet ve huzura kavuşmalarını sağlamak için birer rehber olarak göndermiştir. Onun için gerçek ‘Saâdet Asrı’; Efendimiz’in îmanla mücehhez yetiştirmiş olduğu  Ashâb-ı Kiram döneminde gerçekleşmiştir.
Allah’a ve Resûlullah’a  gönülden inanmış ve bağlanmış olan Ashab-ı Resûlullah’ın, îmanlarından dolayı, mallarına ve canlarına el konulduğu, yuvalarının parçalandığı, boykotlarla her şeyden mahrum edildikleri günlerdi gerçek saâdet asrı..
Hz. Zübeyir’in, Hz. Habbab’ın kızdırılmış demirlerle yakıldığı, Hz.Bilal-i Habeşi’nin taşlar altında ‘Ehad’ diye inlediği, îmanlarından dolayı kendilerine yaşamaları çok görülen Yâsir âilesinin, mahlukâta bile yapılmayacak işkencelerle  hayatlarına son verildiği günlerdi.
Bedir ve Uhud şehitlerinin, kanlarıyla ruhlarının ufkuna yürüdüğü günlerdi. Hz.Hamza ile Hz.Mus’ab bin Umeyr’in (r.anhümâ), ‘Bu mezar ikimize de yeter deyip’, iki şehitin kardeş gibi bir kabre kondukları günlerdi.
Devlet oldukları, vâli tayin edildikleri, paralara boğuldukları, rahata  ve dünya nimetlerine kavuştukları, makâmın, servetin, şan ve şöhretin öne çıktığı, içtihat farkıyla birbirleriyle vuruştuğu günler değildi gerçek saâdet asrı.
Bugün de yaşananlar, o günlerde yaşananlardan farklı değil… Buna rağmen bugün de olanlar ve yaşananlar, gerçek mânâda musîbet değildir.  Çünkü, gerçek musîbet dine gelen musîbettir. Bu hususu, dine ve ona hizmet edenlere engel olanlar düşünsün.
Böyle günlerde mü’minler, sıkıntılar ne kadar büyük olursa olsun sabredip şükürle şahlanmalı, ‘sıkıntıdan patlıyorum’ dememeli, şikâyet etmeden, sıkıntı ve musîbetlerin daha büyüklerine bakıp hâline hamdetmeli ve ellerini açıp Allah’a hâllerini arzetmelidirler..  Bugünler, dik durup, geriye adım atmadan, şartların elverdiği ölçüde herkesin üzerine düşen vazîfeyi yapması gereken günlerdir..
Allah (cc) Bakara sûresi 214.âyette; “Yoksa siz, daha önce geçmiş ümmetlerin başlarına gelen durumlara mâruz kalmadan cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlar öyle ezici mihnetlere, öyle zorluklara dûçar oldular, öyle şiddetle sarsıldılar ki,
Peygamber ile yanındaki mü’minler bile, “Allah’ın vaad ettiği yardım ne zaman yetişecek?” diyecek duruma geldiler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır” buyurmaktadır.
Hz.Üstad veciz ifâdeleriyle; ‘Din bir imtihandır, teklif-i İlâhi bir tecrübedir. Tâ ervâh-ı âliye ile ervâh-ı sâfile müsâbaka meydanında birbirinden ayrılsın. Nasıl ki, bir mâdene ateş veriliyor, tâ elmasla kömür, altınla toprak birbirinden ayrılsın. Öyle de, bu dâr-ı imtihanda olan teklifât-ı İlâhiye, bir ibtilâdır ve bir müsâbakaya sevktir ki, istidâd-ı beşer mâdeninde olan cevâhir-i âliye ile mevadd-ı süfliye birbirinden tefrik edilsin’ demiştir. (Sözler, 20.Söz)
İnsanların başına biraz sıkıntı gelse, Allah (cc) bol bol verdiği nimetlerini biraz kesiverse, zâlimleri musallat edip azıcık canlarını yakıverse; bazı insanlar, daha önce Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ihsan ettiği sayısız nimetleri unutur ve nankörlük ederler.
Dün büyük salonlarda on binlerce insanların takdir ettiği, alkış tuttuğu günler mi, Medrese-i Yusûfiye’de kuru ekmek yeme, abdest almaya su bulamama, îman ve Kur’an hizmetinden dolayı işkenceler altında kıvranarak, Allah’a teveccüh edip aczini itiraf ederek, Cennet ırmakları kadar kıymetli dökülen göz yaşları mı? Hangisi Allah indinde daha kıymetli?
Buna rağmen Allah’dan her zaman âfiyet ve huzur istenmeli, Cenâb-ı Hak’tan imkan ve ihlasla hizmet etme talep edilmelidir. Ama, irâde dışı vukû bulan hâdiseler karşısında da, sabredip katlanılmalıdır.
Bugüne kadar neler oldu, neler gelip geçti gitti? Olan hâdiseler olacakların referansıdır. Bu günlerde geçecek.. Ne zaman? Onu sadece Allah bilir. Mü’mine düşen, nefsi ve nesli için Allah’dan, ihlas ve samimiyetle hizmet edeceği huzurlu ve güvenli, güzel günler dilemektir.
Bu dünya imtihan yeri.. Bâzen rahat ve rehâvet, dünyânın  câzibedar güzellikleri, makam ve mansıpları şımartıyor insanları.. Dünyânın bir misâfirhâne, insanın da misâfir olduğu unutuluyor.. Dünya rahat yeri değil, hizmet yeridir. Mükâfat yeri âhirettir. Dünya rahat yeri olsaydı; Allah (cc), peygamberlerine Cennet gibi bir hayat yaşatırdı.
Her an İlâhi dâvetin geleceği, öldükten sonra tekrar dirilmenin olacağı, hâkimler Hâkimi Allah huzurunda zerre kadar hayır ve şerrin hesâbının sorulacağı gün unutulmamalıdır.
Bugün ve yarın, insanımızın zorlanacağı noktalarda yanlışlarını tashih edecek, hissî hareketlerden uzak, Kitap ve Sünnet çizgisinde marziyyât-ı İlâhiyi esas alıp, muhtaç gönüllere hakkı duyuracak hayırhah nesillerin yetiştirilmesi esas olmalıdır.
Mekke’nin fethinden sonra Ensâr’ın (r.anhüm) ; ‘Efendimiz (sav)  Mekke’de doğdu, Kâbe-i Muazzama orada,  bir ömür boyu yaşadığı hatırâlar; bunlardan dolayı acaba Mekke’de kalır mı?’ endişelerine karşı Allah Resûlü (sav); “Ben sizin söylediğiniz şeylerden Allah’a sığınırım. Bilin ki, benim hayâtım sizin hayâtınızla, ölümüm de sizin ölümünüzledir”  buyurarak cevap vermiş ve Medine-i Münevvere’ye geri dönmüştür. (Müslim)
Zâten Efendimiz (sav) de; canlarını, mallarını ortaya koyan, Kendisine (sav) sâhip çıkan mahzun ve mükedder Muhâcir ve Ensar (r.anhüm) hazerâtını, boynu bükük bırakamazdı, bırakmadı da.. Çünkü onlar, Akabe’de ve hicrette Allah Resûlü’nü yalnız bırakmadılar. Canları dahil herşeylerini vermeye söz vermişlerdi ve elhak verdiler de..
“Müminlerden öyle yiğitler vardır ki Allah’a verdikleri sözü yerine getirip sadâkatlarını ispat ettiler. Onlardan kimi adağını ödedi, canını verdi, kimi de şehitliği gözlemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.” (Ahzab sûresi, 23)
Ne olur Yâ Resûlallah! Âhir zamanda mahzun, mükedder, mahkum, dâvâ adına çile ve ızdıraba katlanan gedâlarına (dilencilerine); küfr-ü mutlaka, zâlim, fâsık, fâcir ve münâfıklara karşı sarsılmadan dimdik duran ümmetine de sâhip çık!
Allah’a ve Resûlullah’a yakın olmayı düşünenler, Kitap ve Sünnet-i Seniyyeye müteveccih olmaları gerekir ki, yapmış oldukları işlerinde ve hizmetlerinde yanılma payı çok olmasın. Bizlere emânet edilen dâvây-ı İslâm’ı, din emânetini, gelecek nesillere sağlam bir şekilde sağlıklı götürebilme ve ulaştırabilme, Kitap ve Sünnet’e ittibâya bağlıdır.
Âl-i İmran suresi 154.âyette; “… Allah sizin içinizde olanı sınamak ve kalplerinizi her türlü vesvese ve kirden arındırıp pırıl pırıl yapmak içindir ki, bunu (imtihanı) başınıza getirdi. Allah sinelerin özünü dahi bilir.”
Tâha sûresi 135.âyette; “De ki, herkes beklemede! Siz de gözleyin bakalım! Doğru yolu tutanları, hidâyete erenlerin kim olduğunu yakında anlayacaksınız.”
Enbiya sûresi 35.âyette de; “Her can ölümü tadacaktır. Biz, sizi sınamak için gâh şerle, gâh hayırla imtihan ederiz. Sonunda bizim huzurumuza getirileceksiniz.”
Ve Hac suresi 38.âyette de; “Muhakkak ki Allah îman edenleri koruyup müdâfa eder. Çünkü Allah, hâin ve nankör olan hiçbir kimseyi sevmez.” Buyrulmaktadır.
Bu yüce ve kutsî dâvâyı omuzunda taşıyan adanmış ruhlar, acından ölseler, darağacına çekilseler bile, inkâr-ı ulûhiyet içinde olanlara, bilerek veya oyuna gelerek de olsa onlara destek veren zâlimlere asla teslim olmayacaklar ve Allah’a teslimiyet içinde ve üzerlerine düşen vazifeyi îfâ ederek, o yolda emanetleri vereceklerdir.
Tags: mehmet ali sengul
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Taylasanlı AKkunduzlar ve  İndra Gandi  haftası

SONRAKİ HABER

Hüzün üzerine inen Sure

BENZER HABERLER

Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!
Avustralya

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Temmuz 10, 2026
Oval Ofis’in mesajı: Atlantik’ten Ortadoğu’ya, demokrasiden otokrasiye
Manşet

NATO zirvesindeki en büyük skandal

Temmuz 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Nefretin mucitleri Avustralya seferinde!

Temmuz 9, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

İlk defa duydum ve çok şaşırdım

Temmuz 8, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Strazburg’dan dönenler ne anlattı?

Temmuz 1, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Kerbela: Bir Çöl Yangını

Haziran 29, 2026
  • All
  • Manşet
KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler
Manşet

15 Temmuz vicdansızlığının belgesi: Hasan öğretmen, ailesinin nasıl yok edildiğini anlattı

by adminzaman
Temmuz 11, 2026
0

15 Temmuz, on binlerce sıradan vatandaşın üzerinden silindir gibi geçti. Edebiyat öğretmeni Hasan Aksoy, bu süreçte işini, eşini, evladını, özgürlüğünü,...

Kübra Üsteğmen işkenceyi anlattı: Zekai Aksakallı, İrfan Özsert ve Ömer Ertuğrul Erbakan

Kübra Üsteğmen işkenceyi anlattı: Zekai Aksakallı, İrfan Özsert ve Ömer Ertuğrul Erbakan

Temmuz 11, 2026
İspanya son dakikada gülen taraf oldu:Yarı finalde Fransa ile karşılaşacak

İspanya son dakikada gülen taraf oldu:Yarı finalde Fransa ile karşılaşacak

Temmuz 11, 2026
Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Temmuz 10, 2026
İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

Temmuz 10, 2026
Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Temmuz 10, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM