• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Ömer Dinçer: AKP’nin tutumu geçmişin mağdur ve mazlumunu hiç yansıtmıyor

Temmuz 3, 2017
in Genel Gündem, POLİTİKA, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti

Kılıçdaroğlu’nun katıldığı törene giden figüran konuştu:1000 TL ödenecek dediler

İki Barış Akademisyeni görevine iade edildi


Erdoğan’ın başbakanlık görevini üstlendiği dönemdeki ilk Başbakanlık Müsteşarı olan ve daha sonra Milli Eğitim ile Çalışma bakanlıkları görevlerini üstlenen Ömer Dinçer, AKP yöneticilerinin “adalet yürüyüşü”ne karşı takındıkları tavrı eleştirdi. 

Ömer Dinçer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminden beri yanında olan bir isim.. AKP iktidarının ilk döneminde devletin en kritik görevlerden biri olan  Başbakanlık Müsteşarlığı yapan Dinçer  ardından Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı yaptı… Son dönemde siyasetten uzak dursa da akademisyen ve köşe yazarı olarak AKP’ye uyarılarda bulunuyor. 
Ömer Dinçer Habertürk’teki köşesinde kurucusu olduğu partiye ağır eleştirelerde bulunmuş.. Ve 28 Şubat hatırlatması yapmış… 
AK Parti’nin ‘Adalet Yürüyüşü’ ile imtihanı
 
28 Şubat’ı en çok yıpratan eylem ne idi, hatırlayan var mı? Üniversite kapısı önünde dökülen gözyaşları mı, hükümeti eleştiren köşe yazıları mı, Meclis’te yapılan siyasi konuşmalar mı, ordu ile iktidar mensuplarına yapılan baskılar mı?
Hiç şüphesiz, bunların bir etkisi oldu, ama 28 Şubat’ı en çok yıpratan olay “Başörtüsüne özgürlük için el ele eylemi” olmuştu. Bunu biliyorum, çünkü Başbakanlık Müsteşarlığı görevi yaptığım sırada, göreve getirilmek istenen kamu görevlileri için yapılan güvenlik soruşturmalarında, olumsuz raporların önemli bir kısmında “Başörtüsü için el ele eylemine katılmıştır” gerekçesi kayıtlıydı. Ayrıca eylemi düzenleyen 30 öğrenci 90 yıl hapis istemiyle DGM’de yargılandı.
Basit bir eylemdi, 11 Ekim 1998’de başörtüsüne destek veren insanlar evlerinin önüne çıkıp el ele tutuşarak Edirne’den Ardahan’a uzanan bir zincir oluşturmuştu. Zincire katılanlar sadece üniversiteden uzaklaştırılan başörtülü kızlar veya irticacı damgası ile kamu görevinden uzaklaştırılanlar değildi. Adalet, demokrasi ve eğitim hakkı isteyen herkesin katılımıyla büyük bir sivil itaatsizlik örneği ortaya konulmuştu.
Askeri ve sivil bürokrasi içindeki darbe taraftarlarının uygulamaya koyduğu 28 Şubat’a sivil iktidar sahip çıkmış ve bu tür eylemleri de “irticacıların devlete karşı başkaldırısı” olarak yorumlamıştı.
Resmi kayıtlara göre, 28 Şubat’ın psikolojik harp taktiğini uygulayan kurmayları, bazı bölgelerde polis zoruyla zincir oluşturulması engellendiği için, kendilerini başarılı ve mutlu saymıştı. Acaba bu basit eylem niçin bu kadar etkili oldu? Devletin ve toplumun hafızasında niçin güçlü bir yer edindi?
Bu sorunun cevabını size bırakıyorum, çünkü bugünkü konum Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ
Tuhaf bir şekilde bugün roller ters dönmüş durumda: O gün darbe yanında durarak “insan hak ve özgürlüklerini” ihlal eden parti “Adalet” diye yürüyor; o günün “Demokrasi” diyerek yürüyen mağdurları ise devletten ve “güvenlikten” yana duruyor.
CHP Anayasa referandumu ve yürüyüş eylemi süreçlerinde olumlu bir muhalefet tarzı izledi. Ancak bu yeni duruma bakarak CHP’nin değiştiğine karar vermek zor. Çünkü CHP’nin genetik kodları ve bugünkü kadroların yetişme tarzı özgürlükçü ve demokratik değil. Bir iki tutumla da yıllara sari müzmin hastalığını kolayca atacağı düşünülmemeli.
Başka bir ifadeyle, CHP’nin adalet, demokrasi ve insan hakları yanında duruyor olması “yerleşik bir davranış mı?”; bunu zaman gösterecek.
Ancak yine de CHP’nin, bir milletvekilinin ve yakın gördüğü bazı gazetecilerin tutuklanması nedeniyle kendini mağdur hissetmesi ve muhalefet partisi olarak kamudan haksız ihraçlar, uzun süren gözaltılar ve iddianamelerin gecikmesi gibi nedenlerle “adalet” istemesi anlaşılabilir.
SORUNU DAHA FAZLA ADALET ÇÖZER
Son iki örnek, AK Parti’ye karşı iyi planlanmış hamleler yapıldığını gösteriyor. Ancak şaşılacak bir şekilde AK Parti muhalefetin bu hamlelerini okumakta zorlanıyor ve eski başarılarını borçlu olduğu alışkanlıkla rakibini hafife alan bir strateji uyguluyor.
Ayrıca bu olay karşısında AK Parti’nin tutumu geçmişin mağdur ve mazlumunu hiç yansıtmıyor.AK Parti kadrolarının bütün tecrübesi, niyet okuma karşısında söylemin, devlet gücü karşısında insan hak ve özgürlüklerinin kazandığıdır. Bu tecrübeye rağmen niyet okumak, “Adalet” diyen herkesi teröristlerle ve darbecilerle aynı cepheye itmek, eylemi küçümsemek ve itibarsızlaştırmaya çalışmak nasıl yorumlanmalı?
Üstelik özellikle kendi kadrosunun neredeyse hepsinin yargıyla olumsuz hatırası, bürokrasi karşısında uğradığı haksızlık varken, F…  davalarında masumların korunmasına hiç özen göstermeyen bürokratik muamelelerin hepsinin sorumluluğuna sahip çıkıyor.
“Bu yolları teröristler yürüsün diye yapmadık” demek veya Kılıçdaroğlu’nun kalacağı yere tezek dökmek gibi densizlikleri AK Parti adına genelleştirmeyi hiç düşünmesem bile Cumhurbaşkanı’nın, hükümet üyelerinin ve parti sözcülerinin demeçleri, rakibin stratejisine uygun seviyede davranmak yerine, genel bir hafife alma ve suçlama tavrı içinde olunduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Anlaşılan, AK Parti yöneticileri olayı “kişi” ve “parti” eylemi olarak görüyor ve sadece onlarla sınırlandırıyor. Halbuki, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen ve “adalet” i yönetimin en önemli değeri kabul eden bir partinin takılı kalacağı yer, kişi ve parti seviyesi olamaz. İşlenen “konu” ve işlenme “biçimi” fark edilmelidir.
Maalesef Türkiye’de öteden beri adalet ve bürokraside haksızlık ve çıkar hesapları sorunu var. Vesayet yargısının 28 Şubat’taki tutumu hafızalarda hâlâ canlı, cemaat yargısının yaptıklarının sızısı hâlâ hissediliyorken, iktidar yargısı algısını yok etmenin yolu daha fazla adaletten, daha özenli yargılamadan geçer.
Unutulmamalı, adalet bütün erdemlerin başıdır. Kınalızade’nin deyişiyle, “Bütün erdemler itidaldir, hepsinin ifratı ve tefriti rezilettir. Sadece adaletin ifratı ve tefriti olmaz, tersi vardır ve o da zulümdür”.
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Hatıralar Kuşağında İBADET hassasiyeti ve Avustralyalı yaşlı profesör

SONRAKİ HABER

15 TEMMUZ ZULMÜNÜN ANA-BABASIZ BIRAKTIĞI ÇOCUKLAR

BENZER HABERLER

Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti
Manşet

Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti

Temmuz 29, 2026
Kılıçdaroğlu: Cumhurbaşkanlığının 16 uçağını satıp, yerlerine yangın söndürme uçağı alacağım
Manşet

Kılıçdaroğlu’nun katıldığı törene giden figüran konuştu:1000 TL ödenecek dediler

Temmuz 26, 2026
İki Barış Akademisyeni görevine iade edildi
Manşet

İki Barış Akademisyeni görevine iade edildi

Temmuz 26, 2026
Yeni Parti yönetimi belli oldu: Ekrem İmamoğlu’ndan YENİ Parti için ilk açıklama
Manşet

Yeni Parti yönetimi belli oldu: Ekrem İmamoğlu’ndan YENİ Parti için ilk açıklama

Temmuz 25, 2026
Yeni Parti kurulduğu gün ana muhalefet oldu
Manşet

Yeni Parti kurulduğu gün ana muhalefet oldu

Temmuz 24, 2026
KHK’lı Öğretmen önce mesleğini, şimdi de 16 yaşındaki evladını kazada kaybetti
Manşet

KHK’lı Öğretmen önce mesleğini, şimdi de 16 yaşındaki evladını kazada kaybetti

Temmuz 24, 2026
  • All
  • Manşet
Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti
Manşet

Felç geçiren KHK’lı Mustafa öğretmen vefat etti

by adminzaman
Temmuz 29, 2026
0

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen matematik öğretmeni Mustafa Demirhan (56), tedavi gördüğü Samsun’daki hastanede yaşamını yitirdi. İhraç edildikten...

Avustralya’da milyonlarca telefon aynı anda alarm verdi: Ulusal acil uyarı sistemine ilk test

Avustralya’da milyonlarca telefon aynı anda alarm verdi: Ulusal acil uyarı sistemine ilk test

Temmuz 28, 2026
Victoria’da yeni dönem: Ben Carroll Eyalet’in 50. Başbakanı olarak göreve başladı

Victoria’da yeni dönem: Ben Carroll Eyalet’in 50. Başbakanı olarak göreve başladı

Temmuz 28, 2026
PKK, silah bırakma ve fesih kararını açıkladı: Işte detaylar

AKP’li isim açıkladı: Öcalan onayladı, İmralı ile tam mutabakat var

Temmuz 28, 2026
MIAA için tarihi güven: 26 Milyon dolarlık İslam Sanatları Müzesi projesi ISRA’ya emanet

MIAA için tarihi güven: 26 Milyon dolarlık İslam Sanatları Müzesi projesi ISRA’ya emanet

Temmuz 29, 2026
Sanatçı Zülfü Livaneli’den Vicdan Vakfı’nda tarihi sözler:“KHK’lıların yaşadığı sıkıntıyı biz de çekiyoruz”

Sanatçı Zülfü Livaneli’den Vicdan Vakfı’nda tarihi sözler:“KHK’lıların yaşadığı sıkıntıyı biz de çekiyoruz”

Temmuz 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM