TR724.com’da yayınlanan Ajans programında Mehmet Şahin’e konuşan Nefes yazarı Memduh Bayraktaroğlu, Türkiye’de adalet sisteminden KHK mağduriyetlerine, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğundan CHP’nin tutumuna kadar geniş bir yelpazede çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. “Sevgiyi hapsetmek dünyanın en tehlikeli işidir” diyen Bayraktaroğlu, hem iktidara hem muhalefete açık çağrı yaptı. KHK’lılar için destek isteyen, Demirtaş’ın AİHM ve AYM kararları gereği derhal serbest bırakılması gerektiğini vurgulayan Bayraktaroğlu, “Adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz” sözleriyle programın ana çerçevesini çizdi.
“SON GÜNLERDE TEBESSÜM BENDE DE KALMADI”
Sayın Bayraktaroğlu, hoş geldiniz.
Bayraktaroğlu: Hoş bulduk.
Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri hangi çerçevede okuyorsunuz? İçinde bulunduğumuz tabloyu nasıl tanımlarsınız?
Bayraktaroğlu: Son günlerde tebessüm bende de kalmadı. Hiç düşünemediğim, hiç aklımın köşesinden geçmeyen… 75 yıllık ömrümün hiçbir döneminde umutsuz olmadım. Çok güzel günler yaşadım, çok kötü günler de yaşadım. Ama hayatımın hiçbir döneminde, şu son günlerde olduğu kadar umutsuz ve moralsiz olmadım.
Bu umutsuzluğun sebebi nedir? Sağlıkla ilgili bir durum mu, yoksa doğrudan Türkiye gündemi mi sizi bu noktaya getirdi?
Bayraktaroğlu: Hayır, umutsuzluğum benim sağlığımla ilgili değil. Sağlığımı sorun eden birisi değilim. 32 senelik baypaslıyım zaten. Normal şartta tıp bilimine göre iki damarım 32 sene önce değiştirildi. Yani öyle o konuları ben sorun etmem. Benim derdim 86 milyon. 86 milyonun hepsi ama yani iktidara oy verenler dahil. Ne yazık ki geleceği, çocuklarının en azından geleceğini göremeyen milyonlarca yurttaşımız var. Çocuklarını, kendi geleceğini düşünmüyor. İnanın benim umurumda bile değil. Ama çocuklar, torunlarımızı düşünüyorum. Bu ülkede yaşamaya hemen hemen hepsi de mahkûm.
Gelecekte eğitimli ülkeler, eğitimsiz ülkeler olacak. Hukukun üstünlüğü ilkesiyle hareket eden demokratik gelişmiş ülkeler olacak. Hukuku ayaklar altına alan, yargı bir tek kişi tarafından yönlendirilmiş ya da yönetilen bir tablo ortaya çıkacak. 10 sene önce biz yapay zekâyı Türkiye’de konuşmuyorduk. Dünya konuşuyordu, tartışıyordu ama biz konuşmuyorduk. Şu anda yapay zekâ neler yapıyor neler… Çin savaşacak robotlar ürettiğini bütün dünyaya ilan etti.
KUTUPLAŞMA VE LAİKLİK
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’le ilgili değerlendirmeleriniz nasıl? Sizce toplum nereye gidiyor? Türkiye’deki kutuplaşma hangi noktaya evriliyor?
Bayraktaroğlu: Ülkemiz o hâle geldi ki bir tarafta inançlı insanlara saygısız davranan, onların inançları üzerinden yoz yobaz olduklarını iddia edecek kadar kendinden geçmiş bir kökten laik kesim var. Diğer tarafta laik sistemi savunanlara “güruh” diyen, yani serseri, geri zekâlı, aptal, pis diyen bir başka güruh var…
Mutlu olanlar, rejimi sevenler, rejimden memnun olanlar karşı tarafı aşağılamayacaklar. Nihayet sonunda bunlar sandıkla değişecek şeyler. Algoritmalar değiştirmeyecek onları. Ya da demokrasi dışı, hukuk dışı güçler değiştirmeyecek. Yine biz değiştireceğiz sandıkla.
Mütedeyyin Müslümanları kesinlikle tenzih ederim. Onların kimseyle kavgaları yok. Onların laik devletle de kavgaları yok. Bütün dinlere, bütün kitaplara, bütün peygamberlere saygı istiyorlar. Laiklik de onu istiyor. Devlet başta olmak üzere bütün inançlara, inançsızlara da eşit mesafede duracak diyor. Ama bakıyorsunuz laikliği savunan bir kesime karşısındaki bir kesim “güruh” diye hakaret ediyor. Ötekiler ne oluyor? Onlar da kızıyor, “gerici, yoz, yobaz” demeye başlıyor. Milyonlarca temiz tertemiz, pırıl pırıl, samimi, inançlı Müslüman yaşıyor bu ülkede. Yazık ki olmuyor mu ya? Üzülüyorum. Onun için umudum gidiyor artık.
İzleyicilerden “Adaletin emini olalım” mesajları geliyor. Siz sürekli adalet vurgusu yapıyorsunuz. Bu süreçte adalet mekanizması sizce nasıl işliyor?
Bayraktaroğlu: Adaletin emini olalım. Adalet istiyoruz. Başka bir şey istediğimiz yok.
DEMİRTAŞ DERHAL SERBEST BIRAKILMALI
Devlet Bahçeli’nin “İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çıkış yeni bir sürecin işareti mi? Somut bir aşamaya mı geçiliyor?
Bayraktaroğlu: Türkiye’de terörsüz Türkiye’yi talep etmeyecek çok kötü niyetliler hariç kimse olamaz. Terörden nefret etmemesi mümkün mü bir insanın? 86 milyon yurttaşımızın asgari 85,5 milyonu terörsüz bir Türkiye istiyor.
Ama “terörsüz Türkiye” bir sonuçtur. Sonuca ulaşmak için gerekli olan şeyleri yapmak gerekiyor. Devlet Bahçeli olayı ne yazık ki bana göre yanlış bir şekilde sadece 50 bin kişinin katlinden sorumlu bir kişiye, Öcalan’a indirgedi. Oysa bu çözüm sürecini gerçekten yürütebilecek siyasi Kürt hareketinin demokratik bir lideri Selahattin Demirtaş var. Nerede? Cezaevinde. Zaten demokratik bir lider olduğu için cezaevinde.
Demirtaş’ı cezaevinden çıkartın. O liderin cezaevinden çıkması gerekiyor. Bunu ben söylemiyorum. Uluslararası mahkemeler söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi söylüyor. Anayasa Mahkemesi söylüyor. “Tahliye edin” diyor. Devlet Bey de sözü ona söylüyor ama sadece söylüyor. Ne MHP parmaklarını kımıldatıyor, ne ana muhalefet CHP.
UMUT HAKKI” TARTIŞMASI
Öcalan özelinde “umut hakkı” tartışılıyor. Bir yasal düzenlemeye gerek var mı? Neden umut hakkının üzerine gidilmiyor?
Bayraktaroğlu: Orada galiba atlıyoruz. Benim bile bildiğim kadarıyla “müebbet hapis alanlara…” diye bir cümle var. Öcalan’a müebbet verilmedi. Öcalan’a ağırlaştırılmış müebbet verildi. Ağırlaştırılmış müebbet verilen birisine umut hakkını kullandıramıyorsunuz. Müebbet olsaydı ve umut hakkı kullandırılsaydı hiçbir şey demezdik. Meclis Öcalan’ın adına çıkarmak yerine “ağırlaştırılmış müebbete de umut hakkı tanınır” gibi bir kanun değişikliği yapar. Demokrat bir insanım. Meclis kanun çıkarır, cumhurbaşkanı onaylar, Resmi Gazete’de yayınlanır ve yürürlüğe girer. Ama kanuna rağmen zorlayarak kişiye özel yapmaya çalışırlarsa karşı çıkarım.
“DEMİRTAŞ’I ÖNE ÇIKARIYORSUNUZ” TARTIŞMASI
Siz Demirtaş’ı özellikle öne çıkarıyorsunuz. Bunun gerekçesi nedir?
Bayraktaroğlu: Selahattin Demirtaş’ı çıkarın cezaevinden. Kanun emrediyor çıkarın diye. Tutmanız kanuna aykırı. Adamı çıkarın. Şu eskiden eş genel başkanlığını yaptığı parti bir kez daha seçime gitsin. Demirtaş’a sadece Kürt siyasi hareketine oy verenler değil, vermeyen milyonlarca insan da destek veriyor. Ben Öcalan’a internet üzerinden konuşma imkânı sağlansın; müzakerelere uzaktan katılsın, itirazım yok diyorum. Demirtaş’ın kimsenin kanında parmağı yok. Devleti soymadı. Silah çekmedi. Darbeye kalkışmadı. Terör yapmadı. Ne yaptı? Demokratik siyaset yaptı. Partisine %13 oy aldırdı. Olağanüstü bir rakamdır bu. Ama adamı içeri attınız.
“DEMİRTAŞ ADAY OLABİLİR Mİ?” TARTIŞMASI
Demirtaş’ın aday gösterilebileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Bu mümkün mü?
Bayraktaroğlu: Şu anki durumu öyle değil. Terörden ceza yiyen birisinin cumhurbaşkanı adayı olması mümkün değil. 2018’de katıldı. Çünkü kesinleşmiş hüküm yoktu, yargılama safhasındaydı. Yeniden yargılama yapılırsa beraat edecektir. Beraat ederse aday olabilir. Yeniden yargılama 10 günlük iş, 10 gün sürmez.
DEVLET YERİNİ HÜKÜMET, HÜKÜMETİN YERİNE DEVLET ALDI
Devletin işleyişi konusunda sert eleştirileriniz var. Bunu biraz açar mısınız?
Bayraktaroğlu: Biz devleti çürüttük. Devlet kavramı harika bir kavramdır; devletsiz olmaz. Ama devlet şu anda tamamen siyasallaştı. Çocukluğumdan itibaren “devletim” dediğim zaman siyasetçiye bile dik durabilen bürokrat demekti. Yok şimdi. Devletin yerini hükümet aldı, hükümetin yerini de tek kişi aldı.
ALGORİTMALAR VE TOPLUM
Umutlu olmak istiyoruz ama siz “algoritmalar” diyorsunuz. Ne demek istiyorsunuz?
Bayraktaroğlu: Algoritmalar seni beni çıkarmıyor. Algoritma kavgaları ön plana çıkarıyor. Şiddeti, öfkeyi, kavgayı özendiren başlık at, 300 bin izleyici gelir. Barış, dostluk, kardeşlik dersiniz dinlemez kimse.
“SOMUT ADIM” TARTIŞMASI
DEM Parti “somut adım” diyor, Ahmet Türk “somut adım” diyor. Ne olacak bu somut adım?
Bayraktaroğlu: Düzenlemeye gerek yok. Ahmet Türk, Ahmet Özer yarın sabah makamlarına oturup çalışmaya başlayacaklar. Bu kadar basit. Bunun için meclis işgaline gerek yok. Kayyumlar diyecekler ki “ben burada hukuki değilim; fuzuli işgalim; gerçek sahibi halkın seçtiği kişi gelip oturmalı.” Bunu diyebilecek ahlakta kayyum lazım. Var mı? Göremiyorum.
ÇOCUKLARA SORULAN SORULAR
Yusuf Tekin’in açıklamaları çok konuşuldu. Çocuklara sorulan sorular meselesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bayraktaroğlu: 4-5 yaşındaki çocuğa “oruç tutuyor musun, annen oruç tutuyor mu, cumhurbaşkanına hakaret var mı” diye soramazsın. Hakkın yok. Bu alenen fişleme. Anayasa bunu yasaklıyor. Devlet olman, bakan olman bu yetkiyi vermez. Mustafa Kemal Atatürk “kışlaya, camiye, mektebe, adliyeye siyaseti sokmayın; dini de sokmayın” diyor.
KHK VE “SEVGİYİ HAPSETMEK”
KHK’lılar konusunda neden bu kadar net konuşuyorsunuz?
Bayraktaroğlu: Kanun Hükmünde Kararname ile ülke yönetilmemeli. On binlerce kişi hâlâ hapiste ama hiçbir günahları yok, hiçbir suçları yok. Ben bir din adamına inandım; başka bir şeyim yok. Suç işlemişse her koyun kendi bacağından asılır. Ondan gidip hesap soracaktın. Sen şimdi sevgiyi hapsedersen, sevgiyi hapsedenlerin sonu daima hüsran olmuştur. Tekrarlıyorum: sevgiyi hapsetmek dünyanın en tehlikeli işidir. 7-8 defa yargılandım bu meseleden. Hepsinden beraat verdiler. Adalet peşinde olduğumu anladılar.
Özgür Özel’e diyorum ki: KHK’lılar konusunda destek ver. 17-25’in belgelerini gösteriyorsun ama 17-25’i yaptıkları için hapiste yatanlardan bir tanesini gidip ziyaret etmiyorsun. Cevap yok. İmamoğlu masum olarak hapiste yatıyorsa, diğerleri zaten masum oldukları için hapiste yatıyorlar. Kimseyi öldürmemişler. Hırsızlık, yolsuzluk, namussuzluk yok. Banka açıksa ben para yatırırım. Devletsin sen. Açılışına gitmişsin, para yatırmışsın. Sonra “sen niye yatırdın” diyemezsin. Dünyanın hiçbir hukuk sisteminde böyle olmaz.
CHP KUŞATMA ALTINDA
CHP üzerindeki davalar ve fezlekeler gündemde. Bu şartlarda CHP ne yapmalı?
Bayraktaroğlu: Ben Ocak’ın 5’i ya da 8’inde video çektim. Özgür Özel’e dedim ki: derhal olağanüstü kurultay topla. Ekrem İmamoğlu’nu genel başkanlığa aday göster. Kesin seçilecektir. Bu ülkede CHP liderini ve İstanbul belediye başkanını haksız şekilde cezaevine tıkacak bir yargıç bulamazsın dedim. Denedi mi? Denemedi. Hâlâ İmamoğlu’nun diplomasızlığı genel başkanlığa engel değil. Kurultay yapın. Cezaevindeki İmamoğlu’nu genel başkan adayı gösterin. İmamoğlu aday olsun, delege fire vermeden seçilsin, genel başkan hapiste olsun. Yapmıyorlar. Neden yapmıyorlar bilmiyorum.
ERKEN SEÇİM VE EKONOMİ
Erken seçim olur mu? İktidar 2027’ye mi hazırlanıyor?
Bayraktaroğlu: Hayır. İktidar 2028’i bekleyecek. Beklemezlerse ne halleri varsa görür.Bakın bir şey söylüyorum: Türkiye’de ekonomik kriz yok. Durgunluk derinleşir. Her derinleşen durgunluk Türkiye’yi sıkı yönetime götürür. Kriz bankalar batmadan olmaz. Bugünkü dijital teknolojide, Merkez Bankası olan devlette kriz çıkmaz. Basarlar parayı, Merkez Bankası pasifine yazarlar, işi götürürler.
İSTİSNASIZ GENEL AF
Bu süreç genel affa dönüşür mü? KHK’lılar ne olur?
Bayraktaroğlu: Genel af şart. Genel af yapmayacaksanız sakın ola uğraşmayın. Halkı bir daha bölersiniz. Halkı birbirine düşman edersiniz. Öcalan çıkacaksa, çıkıp dışarıda yaşamayı göze alabiliyorsa, koruma falan göndermek yok. Öcalan çıksın gitsin otursun bir yerde. İtiraz etmem. Mustafa Kemal Atatürk, 65 bin Mehmetçiğimi savaş meydanlarında şehit ettiren Venizelos’la kucaklaştı. Venizelos katil değil miydi? O da katildi. Ama Mustafa Kemal onu İstanbul’a getirtti, konağına gitti. Apo affolmuş… umurumda bile değil. Bu ülkeye huzur gelmesi için.Ama istisnasız genel af. İstisna yok. Başka türlü buyursunlar kendi bildikleri gibi yapsınlar.
Son cümlelerinizi alalım.
Bayraktaroğlu: Adalet, adalet, adalet. Fatih Sultan Mehmet ne güzel söylemiş: “Eğer adaleti çürütürseniz devleti de yok etmiş olursunuz.” Satın alınamayan kadılar istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Tahir bin Hüseyin’den bahsetti. Onun adaletini anlatacağım. O adaleti anlatan Recep Bey, onu kendi uygulasın.













