• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Sanal protesto

Bir satırlık ilan şöyleydi: “Nüfus kağıdımı kaybettim, hükümsüzdür.” Bu yazıyı yazmak için bilgisayarın karşısına oturduğumda aklıma bu geldi. Vicdanım sızlasa da şöyle demek geliyor içimden: “İnsanlığımızı kaybettik, hükümsüzdür.”

Mart 19, 2021
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Benim yaşımda olanlar bilir; eski tabirle nüfus kağıdınızı veya cüzdanınızı kaybettiğiniz zaman “zayiinden” kaydıyla yeniden çıkartmak için gazeteye ilan vermek zorundaydınız. Bir satırlık ilan şöyleydi: “Nüfus kağıdımı kaybettim, hükümsüzdür.” Bu yazıyı yazmak için bilgisayarın karşısına oturduğumda aklıma bu geldi. Vicdanım sızlasa da şöyle demek geliyor içimden: “İnsanlığımızı kaybettik, hükümsüzdür.” Ben insan olarak hepimizi birleştiren üst kimlik üzerinden bu ilanı yazdım. Siz alt kimliklerimizi nazara alarak, “Müslümanlığımızı kaybettik, hükümsüzdür. Ahlakımızı kaybettik, hükümsüzdür. Türklüğümüzü kaybettik, hükümsüzdür. Erkekliğimizi, yiğitliğimizi, mertliğimizi kaybettik hükümsüzdür. Kadınlığımızı, analığımızı, şefkatimizi kaybettik hükümsüzdür,” diyebilirsiniz.

Yeni bir dine inandığı, hayat tarzını o dinin gereklerine göre sil baştan düzenlemek istedikleri için, Mekke müşrikleri ana-baba, oğul, akraba dinlememiş eski inanç ve hayat tarzları üzerinde sabit kalmayan insanlara Mekke’yi dar etmişti. Onlar da işkencelerin artık tahammül edilemediği bir zeminde Efendimizin, “Şüphesiz ki Habeşistan topraklarında, yanında hiçbir kimsenin zulme uğramadığı bir kral vardır,” cümlesiyle anlattığı Ashame’nin yanına sığınmışlardı. Zulümden kaçıyorlardı. İstedikleri tek şey temel insan hak ve özgürlüklerine sahip olarak insan gibi yaşamaktı. Allah vermişti o hak ve özgürlükleri yarattığı andan itibaren. Hukuki dilde “negatif statü hakları” denen şey. Devletin, kralın, yönetim erkinin bu haklar üzerinde yapacağı tek bir şey vardır; gölge etmemek. Hani denir ya: “Gölge etme, başka ihsan istemem.” İşte buraya tam anlamıyla oturuyor bu deyim. Devlet, insanın yaratılıştan getirdiği bu haklara karışamaz, aksine karışmak isteyen zorbalar olursa onlara engel olur, korur, muhafaza eder.

Birbirinden ayrı iki konuyu ele alıyor gibi gözüken iki paragrafı birleştireyim şimdi; ders alınamamış olacak ki tarih tekerrür ediyor. Dün Mekke müşriklerinin Müslümanlara yaptığını bugün zalim sistemler, idareler, idareciler, siyaset bilimlerinin diliyle ifade edecek olursak “haydut devletler” vatandaşlarına yapıyor. Hatta bu zulümlerinde o kadar ileri gidiyorlar ki “haydut devlet” sınırlarını da aşıyor “terör devleti” nitelemesine hak kazanacak bir seviyesizliğe alçalıyor. Güzelim ülkemiz Türkiye de maalesef yıllardan beri bu çizgide ilerliyor ve gün geçtikçe seviye kaybedip alçaldıkça alçalıyor; düştükçe düşüyor. Bunun karşısında aidiyetleri ne olursa olsun sırf Erdoğan’ın adıyla anılan bu yeni rejimin destekçisi olmayan herkes o zulümlerden nasibini alıyor ve insan gibi yaşayabilecekleri zeminin arayışı içine giriyor. 14 asır öncesinin Habeşistan’ı sayılabilecek hak ve adaleti gözeten, mazlum insanlara kimlik sormadan sahip çıkan ülkelere hicret etmeye duruyor.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Darbeci Erdoğan!

REŞHA

Herkes mi? Elbette hayır. Çok az bir kesim. İmkânı olanlar. Yeni bir hayata başlangıç yapmayı göze alabilenler. Gençler. Sağlık durumu itibariyle böylesi zorlu bir geleceği kaldırabilecekler. Geriye kalan büyük çoğunluk ise maalesef devletin bu zulmü karşısında sesini çıkarmayan insanlığını, Müslümanlığını, ahlakîliğini, erkekliğini, kadınlığını kaybetmiş insanların hâkim olduğu coğrafyada hayatlarını sürdürmeye devam ediyor. Kimisi bebek ve çocukları ile hapishanelerde, kimisi elektronik kelepçelerle evlerde, kimisi karakola imza vermek şartıyla dışarıda, kimisi de bavulunu hazırlayıp koridora koymuş ha bugün ha yarın diyerek her gün kapısını çalacak polis beklentileri ile evlerinde.

Sadece bir örnek vereyim. 8 Mart kadınlar gününde yapılan protestoların etkisi ile olsa gerek ondan hemen bir gün sonra 9 Mart 2021 tarihinde Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada diyor ki, “Şu an 0-6 yaş arası hapishanede olan çocuk sayısı 345.” Ne yazık ki bu açıklamayı sözde “Adalet” bakanlığı “Kamuoyunda 3 bin çocuk deniyor, hayır 3 bin değil 345,” diyerek yapıyor. Bir tek bebek ve çocuğun bile olmaması gerektiği o zeminde “Niye bunlar hapishanede, ne suç işlemişler, delilleri ne, masumiyet karinesini ihlal değil mi, 6 yaşındaki çocuk, kundaktaki bebek nasıl terörist olur?” sorularının cevabı vereceği yerde 345 rakamı ile güya övünüyor. Adaletiniz batsın.

Sözü uzatmanın bir manası yok. Türkiye’yi yakından takip edenler özellikle “Allah’ın lütfu” sahte askeri darbe kalkışmasından bu yana neler olup bittiğini yakından biliyor. İşte Türkiye’deki bu gidişatın karşısında sessiz yığınların sesi olmayı kendine misyon edinen insanlığı ölmemiş insanların kurduğu Advocates of Silenced Turkey (AST) kurumu, 8 Mart kadınlar günü dolayısıyla büyük bir aktiviteye imza attı. Dünyanın 5 ülkesinde 42 ayrı şehirde özellikle kadın ve çocukların durumunu, farkındalık uyarma amacıyla, pandemiye rağmen yaptığı protestolarla anlatmaya çalıştı.

Bu hafta 21 Mart Pazar günü ise daha büyük ve belki de dünyada ilk defa gerçekleşecek bir başka protestoya imza atacak. YouTube üzerinden 50 bin insanın katılmasını ümit ettikleri sanal bir protesto olacak bu. New York saati ile öğleden sonra 2, Londra’da 6, Atina’da akşam 9, Orta Avrupa’da 7, İstanbul’da 9, Kenya’da 7, Nijerya’da 7, Brazilya’da 3’te gerçekleşecek bu protesto ile AST ismiyle özdeş biçimde inşallah “Sessiz Türkiye’nin Sesi” olacak ve yanlarında yer alacak insani, ahlaki değerlerini kaybetmemiş başka din, dil, ırk mensupları ile birlikte Türkiye’de yaşayan haydut devletin zulmüne maruz kalan mazlum ve mağdurların sesini duyurmaya çalışacak.

Siz de bu sanal protestoya elinizin altında bulunan, sizi dünyaya bağlayan telefonlarınız, tabletleriniz veya bilgisayarlarınız ile katılın demeyeceğim. Katılıp katılmama, mazlumun sesi olup olmama, bir hadisin ifadesiyle imanın derecesine belirleyen el, dil ve kalp noktasında alacağınız yeri belirleyip belirlememe, en büyük cihat sayılan zulmü zalim sultanın yüzüne haykırıp haykırmama herkesin kendisinin vereceği bir karar. Sadece şunu söyleyeceğim, zamanın ruhuna uygun olarak dünya çapında bir sanal protesto yapılacak, haberiniz olsun. Gelişmeleri Twitter’da @silencedturkey hesabından takip edebilirsiniz.

Bu programı düzenleyen AST yetkililerine ve dünyanın her yerinde buna destek veren insan oğlu insanlara teşekkür ediyorum. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”

Tags: sanal protesto
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Demokrasi yerle bir!

SONRAKİ HABER

Almanya’dan Gergerioğlu’na mesaj: Halkın iradesini gasp edemeyeceksiniz!

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Ağustos 18, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Darbeci Erdoğan!

Ağustos 16, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

REŞHA

Ağustos 16, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Süleymanlılar’ operasyonu: Ben bu filmi gördüm!

Ağustos 14, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Gönüllerin şifresi: Selam

Ağustos 9, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Şafak Süvarileri

Ağustos 9, 2026
  • All
  • Manşet
Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit
Manşet

Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit

by adminzaman
Ağustos 18, 2026
0

Saray Rejimi'nin Danışmanı Oktay Saral yaptığı paylaşımda Alihan Kuriş ve geçmişteki dini yapılanmalarla ilgili göndermelerde bulunarak;" Senin de suyun yeterince...

Ünlü şef  Türkiye’den çekiliyor: Somer Sivrioğlu Sydney’e geri geliyor

Ünlü şef Türkiye’den çekiliyor: Somer Sivrioğlu Sydney’e geri geliyor

Ağustos 18, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Ağustos 18, 2026
AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

Ağustos 18, 2026
Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Ağustos 18, 2026
Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Ağustos 18, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM